Onun acısı çok kanatır



ID:57275
Yayınlanma:
19 May 20

Nekbe gününden (Filistinlilerin vatanlarından çıkarıldıkları gün) bu yana 72 yıl geçti. İlk 32 yıl Siyo-Emperyalizm açısından tolare edilebilir tarzda geçmekteydi. O vakte kadar dünyanın bir çok başkentinde meşrutiyetini sağlama alıyor, cinayetlerini Haber ajanslarından gizliyor ve özellikle İslam dünyasını rüşvet-korku bağlamında sindiriyor; Uluslararası hukuk kurumlarını ise lobi faliyetiyle muhasaraya alınıyordu.

Film, İnkılapla koptu! 1979 İran'da İnkılabın ilk işi onun Tahran'daki Büyükelçisini kovup aynı yeri Filistin Büyükelçiliği olarak açması oldu. Devrim Muhafızları Ordusu bünyesi içinde "Kudüs Ordusu" kuruldu.

Dünya Devletlerinin askeri yapılanmasında ordunun ön isminde o ülkenin adı olur ama -Allah ruhunu şad etsin- İmam Humeyni Kudüs Ordusu yapılanmasında ülke adı kullanmadı. Yani "İran Devrim Muhafızları" ama "İran Kudüs Ordusu" değil. Sadece Kudüs Ordusu...

Bunun anlam değeri nâdan dost tarafından anlaşılmadı ama düşman neyin ne manaya geldiğinin farkındaydı. 40 yıldır bu Ordu tarafından İsrail'in etrafı, menfaatleri, meşruiyet alanları çevrelendi. Batı Asya'da Direniş öbekleri oluşturuldu.

En önemlisi de şimdi olduğu gibi halklarda Mütecaviz Devletin gayrimeşruluğu bilinci diri tutuldu.

İsrail, maddi güç olarak büyük maliyetler üzere ayakta durmaya çalışıyor şimdi. Dünyanın dört bir yanından topladığı Yahudileri artık getiremiyor. Getirdiklerine içeriden dönüş izni vermiyor. Şimdi bir Yahudi aile İsrail'i terketmek istesin, gidemiyor; yasak! 1967'de 6 gün savaşında onca devleti püskürten ordusu 2006'da 33 gün savaşında yenilgiyle kışlasına döndü.

Bu yaşanmışlıklar bir emek, istikrarlı süreç, direnç üzere gerçekleşti. Büyük fedakarlıklarla geçti bu 40 yıl. İsmini bildiklerimizin hiç biri (ki, Hacı Kasım bunun en sembolüdür) "sen git ben gelirim" demedi. "Gidiyorum sen gelirsin" anlayışıyla yaşadılar.

Ve bir de isimsizleri var tabi. Onlar ümmet coğrafyasının dört bir yanında Batı Asya halkları ve hususen Filistin için savaşın tüm cephelerinde...

Şimdi karar senin gözüm...

Kudüs'ü anmak adına, Filistinlileri yâd etmek adına, Mustaz'af'lar'dan yana olmak adına ne yapman gerektiğini kendin seç.

İster balkonuna bayrak as.
İster sosyal medyada ses ver.
İstersen bulunduğun ortamlarda gündemleştir.
Ve istersen kalbinle buğzet zalime...

Ama suskun ve duyarsız kalma!
Onun acısı çok kanatır.