Venezuela'daki 5 İran Gemisi...



ID:57405
Yayınlanma:
23 May 20

"Direniş Hattı" tabiri artık uluslararası karşılığı olan yeni bir antiemperyalist konumlanma... Sünni siyasi düşüncenin kendi kalıbını kıramaması, antiemperyalist örgütlenmelere eklemlenmede yeterli hareketliliğinin olmaması, üstüne üstlük "yeşil kuşak projesi" olarak bilinen ABD kapsama alanındaki İslamcılık realitesi, İran'ı yaklaşık 20 yıldan beridir sair emperyalizm karşıtı oluşumlarla diyaloğa itti.

Ramazan Bayramını Venezuela'da geçirecek olan 5 İran Gemisi menzile varmak üzere... Çok değerli ve cesaret güreşlerinin yaşandığı günlerden sonra hem.

Önce kısa bir bilgi vereyim...

ABD, enerji yataklarının olduğu, kendince değer üreten her yerde kendine bir pay biçen uluslararası siyonist sermayenin başkentidir. Ülk'enin refahı sadece kendi sınırları içerisinde ürettiği değerle kaim değil. Silah üretimine dayalı bir ekonomi modeli var. Ki, dünyadaki savaşların %90'nın da bu yüzden eli vardır. Savaş, ABD için kâr demektir! Savaş yoksa zarardadır.

Gelelim meseleye...

Dünyanın en büyük petrol rezervlerine sahip ülkelerinden Venezuela, ABD öncülüğündeki yaptırımlar ve ekonomik kriz nedeniyle petrol rafinerilerini etkin çalıştıramıyor. ABD'nin ağır yaptırımlar uyguladığı İran ise ürettiği petrolü satmakta zorlanıyor.

Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun, rafinerilerin çalışamaması nedeniyle ülkedeki benzin sıkıntısını önlemek için İran'dan yardım istemesi üzerine akaryakıt taşıyan 5 tanker Venezeula'ya gönderilmişti. ABD, tehdit üstüne tehdid yağdırırken, İsrail uydu görütülerini günlük yayınlarken, İran "konum" haritasını açık tutarak gönderdi gemileri.

Bunun anlamı şuydu: Uluslararası sularda adresi ve rotası açık bir biçimde menzile ilerliyorum. Müdahale, Fars körfezinde anında karşılık bulacak!

Tankerlerden ilkinin Venezuela karasularına girmesine saatler kala bu ülkenin gençleri, ülkenin başkentinde belli noktalarda göndere İran bayrağı çekiyorlar. Kaç gündür ABD'nin tehdidine rağmen İran'ın maddi değeriyle beraber anlam yükü bunun ötesinde olan bu girişimine dair sevgi gösterisinde bulunmaya hazırlanıyorlar.

Bununla beraber şunu da ifade etmemiz gerekir ki; bu ilişki biçimi artık ABD karşıtı ittifak düzeyinin kıt'a'lararası rengini de ortaya koymakta.

1- İki antiemperyalist ülke büyük askeri, siyasi baskılardan sonra şimdi de ekonomik ambargo altında iken farklı kıt'a'larda olmalarına rağmen somut karşılığı olan ciddi ittifaklar geliştiriyorlar. Tam bir ekmeği bölme ya da düşmana karşı güçbirliği oluşturma kültürü de diyebiliriz.

2- Biri Müslüman diğer Hristiyan... Yani din üzerinden değil ortaklık; zaten ambargo uygulayanlar da din konusuyla ilgili değiller. ABD, önümüzdeki 25 yıl içinde Çin'e geçeceği öngörülen "süper devlet" ünvanını kaybetmemek için sömürü ağını genişletmek için uğraşırken İran, ilmek ilmek kendi yolunda ilerliyor. Güney Amerika'da ittifaklar geliştirmesi siyasi düşünce sistemiyle birebir uyumlu. ABD'yi çevreliyor. ABD'nin çöküşünde İran'ın hatırı sayılır bir payı olacak!

3- "Direniş Hattı" tabiri artık uluslararası karşılığı olan yeni bir antiemperyalist konumlanma... Sünni siyasi düşüncenin kendi kalıbını kıramaması, antiemperyalist örgütlenmelere eklemlenmede yeterli hareketliliğinin olmaması, üstüne üstlük "yeşil kuşak projesi" olarak bilinen ABD kapsama alanındaki İslamcılık realitesi, İran'ı yaklaşık 20 yıldan beridir sair emperyalizm karşıtı oluşumlarla diyaloğa itti.

4- Güney Amerika Ülkeleri'nin her birinde gerek İran ve de gerekse Hizbullah'ın ilişkileri ciddi uluslararası strateji enstitülerinin malumu... İlişki, siyasi düşünce biçiminden ekonomik model oluşturmaya, tarım'dan petrol enerjisinin kullanımına dair yeni yaratıcılıkların geliştirilmesine kadar geniş bir yelpazede seyrediyor...