5 İran gemisi demek, "Direniş ABD'nin kapılarına dayandı" demektir...



ID:57478
Yayınlanma:
26 May 20

İki antiemperyalist ülke büyük askeri, siyasi baskılardan sonra şimdi de ekonomik ambargo altında iken farklı kıt'a'larda olmalarına rağmen somut karşılığı olan ciddi ittifaklar geliştiriyorlar. Tam bir ekmeği bölme ya da düşmana karşı güçbirliği oluşturma kültürü de diyebiliriz.

Özellikle son yüzyıldır hep ezik, hep horlanan, hep sömürülen bir dönem yaşadı coğrafyamız.
Karşı çıkma iradesi çökertildi. Kendine güveni örselendi. "Düşman güçlü ben zayıf"a teslim edildi düşünce yapısı.

Direniş, onun için öncelikle düşünce yapısı üzerinden imar etmeye başladı halklarımızı. "ABD hiçbir halt edemez!" veya "İsrail örümcek ağından zayıftı!" sloganları bir hamasetin veya duygu tatminin değil, ayağa kalkması, irade geliştirmesi gereken halkların içselleştirip cesaret geliştirmesi gereken parolasıydı...

"Kendine güven ve düşman gözlerindeki kararlılıktan korksun! Korkma! Onlar senin korkunun verdiği cesaretle buradalar, al ellerinden bunu!"

Hatta Direnişin bir çok önderi bu konuda kendi canlarından geçerek, kanlarıyla bu cesaret ağacına can verdi...

Artık saldırıdan savunmaya geçiyorlar. Ahmaklar, Siyo-tekfirci güçler, Amerikancı İslamcılar onlar adına vekalet savaşına girmeseydi eğer, son on yılda denklem daha bir erken değişecekti.

Şimdiki bu günlerde Venezuela kıyılarına yanaşan 5 petrol yüklü İran tankeri normal petrol sevkiyatını fersah fersah aşan bir anlam taşıyorsa geride bırakılan 40 yılın emeğidir.

Siyo-emperyal medyanın kaçırdığı, gözlerden uzak tutmaya çalıştığı bu hadise ABD ile Venezuela-İran arasında söz düellosuyla başladı. ABD, kendisine baş eğmeyenleri tehdit, sabotaj ve son olarak da açlıkla terbiye ediyor. Burada da bunu yaptı. Yedeğindeki ülkeler ve baskısı altındaki uluslararası kurumlar vasıtasıyla acımasızca uyguluyor. Ki en son Covid 19'da bile İran'a yönelik ambargoların hafifletilmesi çağrısına uymadı.

Bu son hadisede Venezuela'nın İran'dan yakıt talebine ABD sözcüsü "asla izin vermeyiz" diye tepki gösterdi. İran "bu meşru bir ticarettir ve uluslararası sular ne zamandan beri ABD iznine bağlıdır ki?" diyerek BM temsilcisiyle cevap verdi. Ayrıca "ticaretimiz altın karşılığı olacak!" diye de ekledi. Altın meselesi, son yıllardır ABD'nin dolar imparatorluğuna vurulan bir darbe! İlk Hindistan-İran ticaretiyle başladı sonra dalga dalga Rusya, G. Afrika, G. Amerika, Pakistan vs... üzerinden devam ediyor.

ABD'nin son petrol tankerlerine açıklaması "müdahale ederiz" oldu. İran, saatler içinde "karşılığını Fars Körfezinden alırsın" oldu.

Bunları niye anlatıyorum?

Artık Direniş Kültürü ABD'nin uzağında, sinen, korkan, titreyen bir yaşam biçimini gömdü. Cesaret, başı dik, düşmanın gözünün içine bakan bir kültüre evrildik.

"Venezuela'ya Petrol" bu anlamda değerli bir örnektir!

Dün Venezuela donanması ve helikopterleri İran’ın Venezuela'ya münhasır ekonomik deniz sınırına yaklaşan ilk tankerine eşlik etmeye başladı.

Savaş uçakları da İran'a teşekkür için tankerlere eşlik edecekler!

İran’nin ilk iki tankeri Venezuela kıyılarına ulaşmış oldu, sırayla diğer 4 tanker ise birkaç gün arayla Venezuela'ya ulaşacaklar.

Bu tankerlerin önemi İran’ın ABD tehdidine rağmen tankerlere İran bayrağı çekilmiş ve GPS açik şekilde tüm dunyanin gözü önünde ilerlemesi...

İran, ABD'nin tehditlerine cesaretle karşılık verirken dünyanın Mustaz'af'larına da cesaret aşılıyor. Dik durma dersi veriyor.

Venezuela ve İran'ın bu değerli pratiğini mümkün mertebe gündemleştirmek ve halkların bilincine sunmak da Antiemperyalist kişilerin, kurumların, gurupların görevi...