Fikir ve Analiz ABD, Afganistan'da kalmak istiyor



ID:57752
Yayınlanma:
01 Haz 20

ABD'nin NATO Daimi Temsilcisi, Amerikan askerlerinin Afganistan'daki varlığının sürmesine vurgu yaptı.

ABD'nin NATO Daimi Temsilcisi Ki Billi Hutcheson, bazı haber kaynaklarının ekim ayında ABD'de yapılacak başkanlık seçimlerinden önce Donald Trump'ın Amerikan askerlerini Afganistan'dan çekeceğine dair haberlerini reddederek, böyle bir planın gündemde olmadığını kaydetti.

ABD'nin NATO Temsilcisi Hutcheson'nun Amerikan askerlerinin Afganistan'dan çekilme gibi bir planının olmadığına dair sözleri, Beyaz Saray'ın Afganistan'da şiddet, savaş ve çatışmaların son bulması amacıyla bu ülkeden çekilmek için bulunduğu taahhüt ve yükümlülüklerini açık şekilde yerine getirmemesi anlamına geliyor.
ABD yönetimi 29 Şubat 2020 tarihinde Katar'ın başkenti Doha'da Taliban ile imzaladığı barış anlaşması sırasında askeri güçlerini tamamen Afganistan'dan çekeceği sözünü vermişti.

Bu anlaşmanın imzalanması üzerinden aylarca geçmesine rağmen ABD yönetimi, kendi askerlerini Afganistan'dan çekmek için bir takvim belirlemiş değil.

ABD'nin NATO Daimi Temsilcisi, Amerikan askerlerinin Afganistan'daki varlığının süreceğine dair sözleri, Beyaz Saray'ın askerlerini tamamen Afganistan'dan çekme sözünü yerine getirmesine ters düşmektedir. 
Bilindiği gibi Afganistan'da barışın tesisinde Amerikan işgal güçlerinin bu ülkeden çekilmesi büyük rolü var.
Beyaz Saray, Doha anlaşması uyarınca Afganistan'daki askeri varlığına son vermemesi halinde Taliban tarafından bu ülkede şiddet eylemleri yeniden tırmanmış olacak, çünkü Taliban, Afganistan'da daimi ateşkes sağlanması ve silah bırakması için esas şart olarak Amerikan askerlerinin tamamen bu ülkeden çekilmesi belirlemiştir.

ABD, askerlerini Afganistan'dan çekme taahhüdünü ihlal etmesi halinde bu ülkede başlayan barış süreci Doha anlaşması öncesi duruma geri dönecek ve Afganistan bir kez daha şiddet ve istikrarsızlık pençesine düşmüş olacak.

Bu koşullarda, Afganistan'da Afgan taraflar arasında müzakere gerçekleşmesi için ümitler, suya düşmüş olur ve bu ülke halkının barış ve huzurun tesisi için talebinin tahakkuk bulma süreci, ABD'nin tek taraflı ve aldatıcı politikalarının sürmesi yüzünden durmuş olacak.

Son haftalarda Taliban'ın mübarek Ramazan Bayramı dolaysıyla 3 günlük ateşkesi kabul etmesi gibi gösterdiği esnekliklere göre, Afganistan'da savaşın son bulması için harcadığı çabaların sonuç vermemesinden hiç kuşkusuz Amerika sorumlu olacak. Zira, Doha anlaşması uyarınca askerlerini tamamen Afganistan'dan çekmek için henüz bir takvim sunmuş değil ve ABD'nin NATO Temsilcisi'nin sözlerine göre, Washington'un askerlerini Afganistan'dan çekme gibi bir planı ve önceliği de yok.

Bir görüşe göre, ABD, terör örgütü IŞİD ile mücadele bahanesi altında Doha barış anlaşmasından sonra da bu ülkedeki askeri varlığını haklı göstermeye çalışıyor.

Afgan askeri uzman Cavid Kuhestani bu bağlamda şöyle diyor:

"Washington, IŞİD'i Afganistan'daki varlığı için gerekçe olarak gösterme peşindedir. ABD, IŞİD'in Afganistan'da kendi çıkarlarını tehdit ettiğini göstermeye çalışıyor, oysa şimdiye kadar Afganistan'da IŞİD'in ABD'nin çıkarlarını tehdit ettiğine dair hiç bir şey görünmemiştir."

ABD, IŞİD ile mücadele bahanesiyle Afganistan'daki askeri varlığına devam etmesi halinde mutlaka Washington ile Taliban arasındaki barış anlaşması bozulacak ve Afganistan'da şiddet ve çatışmalar yeniden tırmanmış olacak.