Yazarlar "Ebü’l-Hasen Alî b. Muhammed b. el-Mutahhar el-Adevî eş-Şimşâtî ÖRNEKLİĞİNDE PALU YÖRESİNDE ŞİİLİĞİN İZLERİ"



ID:58433
Yayınlanma:
16 Haz 20

Ebü’l-Hasen Alî b. Muhammed b. el-Mutahhar el-Adevî eş-Şimşâtî, Fırat’ın doğusunda Harput yakınında eski bir şehir olan Şimşât (şimdiki ismi Palu)’da doğdu. Muhaddis İbnü’l-Bâgandî’den (ö. 312/925) hadis rivayet ettiğine ve Hamdani hanedanından Seyfüddevleye hocalık yaptığına göre III. (IX.) yüzyılın sonlarında dünyaya gelmiş olmalıdır. Nerede tahsil gördüğü tam olarak bilinmemekle memleketinde tahsilini tamamladığı tahmin edilmektedir. İmâmiyye mezhebine mensup tarihçi Ahmed b. Ali en-Necâşî, er-Ricâl adlı eserinde kendisinden “üstadımız” diye sözetmekte, onun zamanın fazilet sahibi edibi ve üstadı olduğunu zkrettikten sonra, Ebü’l-Hayr Selâme b. Zekâ’  el-Mevsılî’nin de onu fazilet ve diyanet sahibi, hakikat ehli bir âlim diye nitelediğini kaydetmektedir. Tahsilini tamamladıktan sonra  Musul’a giden Şimşâtî, Hamdânî hânedanının yakın ilgisine mazhar oldu.

IV. (X.) yüzyılın en zengin İslâm hânedanları arasında yer alan Hamdânîler arap edebiyatının hâmileri olarak şöhret kazandılar. Özellikle Seyfüddevle ve Nâsırüddevle; âlim, edip ve şairleri korur ve ilgi gösterirdi. Seyfüddevlenin sarayı büyük şairlerle dolup taşardı. Hamdânîler imâmiyye Şîası’na mensup olmakla beraber sünnîlere karşı hoşgörülü davranmışlardır. Şimşati de Hamdanilerin özel önem atfettiği şia alimlerinden biriydi. Şimşati, Hamdani hânedanından Nâsırüddevle’nin oğlu Uddetüddevle Gazanfer ile amcası Seyfüddevle’ye ve yeğeni Ebu Tağleb'e hocalık yaptı ve onların nedimleri arasına girdi. Bilhassa Seyfüddevle ile yakın bir dostluk kurdu. Musuldaki ikametinin ardından Bağdat’a geçen Şimşati uzunca bir süre burada ikamet etti. 394 (1004) yılında Bağdat’tan Vâsıt’a geçti ve hayatının son demlerini burada geçirdi ve bu tarihten sonra vefat etti. Ebü’l-Feth Hasan adında bir oğlunun olduğu kaynaklarda zikredilmiştir. (Seâlibî, I, 109).

Şimşâtî aralarında İbn Düreyd, Ahfeş el-Asgar, Niftaveyh, Ebû Bekir es-Sûlî, Şerîf el-Murtazâ gibi önemli ediplerin şiirlerinin kritiğini yapmıştır. İyi bir şiir eleştirmeni ve aynı zamanda şair olan Şimşâtî, Kitâbü’l-Envâr’ında av tasvirlerine dair özgün şiirlere yer vermiştir. Müellifin  önemli eserleri arasında bulunan Kitâbu'l-envâr, diğer eserlerde bulunmayan ahbâra dâir bazı rivâyet ve şiirleri ihtiva etmesi açısından özel bir önem taşımaktadır. Eserin el yazması, Türkiye'de III. Ahmet Kütüphanesi'nde bulunmakta olup 205 sayfadır.

Şimşati, Nâmî ile Ebû Nadle Mühelhil b. Yemût’un şiirlerini mukayese etmiş, Ebü’l-Abbas el-A‘mâ Sâib b. Ferrûh’un hatalarını, Saîd b. Sadaka el-Hâşimî’nin intihallerini ortaya koyan eserler kaleme almış, Dîkülcinn’in şiirlerini bir divan halinde toplamıştır. Ne yazik ki bu eser günümüze kadar ulaşmamıştır. Simşati ayrıca el-Envâr’ında Dikülcinn'in başka kaynaklarda yer almayan bazı şiirlerini zikretmiştir.

Dikülcinn, Humus'a bağlı Selemye'de (777-78) yılında doğdu. Göz renginin koyu yeşil olması sebebiyle "cin horozu" mânasına "Dîkü'l-cinn" lakabı ile meşhur olmuştur. Dîkülcinn'in şiirleri genel olarak mersiye ve gazel türündedir. Özellikle mersiye alanında büyük bir başarı göstermiştir. Bunlar arasında Hz. Hüseyin hakkında söylediği mersiyeler, birçok kimsenin duygularına tercüman olduğu için sık sık terennüm edilmiştir. Bazı şiir tenkitçileri Dîkülcinn'in mersiye türünde, kendisinden faydalanarak şiir kabiliyetini geliştiren çağdaşı meşhur Ebû Temmâm'dan daha üstün olduğunu kabul etmişlerdir. (İbn Reşîḳ, II, 149). Merzübânî, Dîkülcin ile Muhammed b. Selâme b. Ebû Zür'a ed-Dımaşkī'yi Suriye bölgesinin en önemli iki şairi saymıştır. (Muʿcemü'ş-şuʿarâʾ, s. 428)

İbnü'l-Ezrak'ın Târîhu Meyyâfâriḳīn ve Âmid (Târîhu'l-Fârikī) adlı eserinin birçok yerinde kaynak olarak Ali b. Muhammed eş-Şimşâtî'nin Kitâbü'l-Mevsıl'ını kullanmıştır.

Şimşâtî’nin Kitâbü’l-Envâr’ında zikrettikleri dışında şiirlerinden günümüze ancak parçalar halinde bazı beyit ve kıtalar gelmiştir. (meselâ bk. Seâlibî, II, 149; Yâkūt, Muʿcemü’l-üdebâʾ, XIV, 243). Şairliği yanında doğurgan bir müellif olan Şimşâtî edebiyat, lugat, nahiv, fıkıh, nesep, tarih ve coğrafyaya dair eserler kaleme almıştır. Kaynaklarda zikredilen eserlerinin sayısı kırkı bulmaktadır. Ne yazık ki bu eserlerin büyük bir kısmı günümüze ulaşmamıştır.

Şimşâtî'nin Kitabu'l-Envâr isimli eserinin muhakkiki Muhammed Yûsuf, onun gerek bu eserdeki uslûbu ve gerekse diğer bazı kitaplarının isimlerinin onun Şiiliğe aşırı bağlılığına dair bazı ipuçları içerdiğini ifade etmiştir.

(Ebu'l-Hasen 'Ali b. Muhammed b. el-Mutahhar el-'Adevî eş-Şimşâtî, Kitabu'l-Envâr ve

mehâsinu'l-eş'âr, thk. Muhammed Yûsuf-Kuveyt: Matba'atu hukûmeti'l-Kuveyt, 1397/1977), 1: 3, 4.)

Yâkūt da, Şimşâtî’nin şii olduğunu ifade etmiştir. Nitekim onun bazı eserlerine verdiği adlar onun imamiye şiasına bağlı olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Bu kitaplardan birincisi Kitâbü Muhtasarı fıkhi Ehli’l-beyt isimli eser; ikincisi ise Kitâbü’l-Burhân fi’n-nassı’l-celî âlâ Emîri’l-müʾminîn Âlî isimli eserdir.

Fırat Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim üyelerinden Doç. Dr. Ayşe Meydanoğlu, Şimşati'nin Kitabu'l-Envar ve Mehasinu'l- Eş'âr isimli eserinin tanıtımı ile alakalı olarak kaleme aldığı makalede, onun Harput yakınlarında bulunan eski bir şehir olarak tanımlanan Şimşat'ta (bugünkü Palu ilçe sınırları dâhilindedir) doğduğunu ifade etmektedir.

Geçmişten Günümüze Palu isimli eserin yazarı Süleyman Yapıcı, Harput Havzası Manevi Kültürel Mirasımız başlıklı makalesinde, Şimşati'nin Palu'lu olduğunu dile getirmiştir. 

Şimşat, kadim eserlerde Ermeniye bölgesi olarak nitelenmekte olup, günümüzde Palu ilçe sınırları içerisinde yer almaktadır.

(Ebu'l-'Abbâs Ahmed b. 'Ali b. Ahmed b. 'Abbâs en-Necâşî, Ricâlu'n-Necâşî, thk. Musa eş-Şebîrî ez-Zincânî (Kum: Müessesetü'n-neşri'l-İslâmî, 1418), s. 266.)

Palu, 930-980 yılları arasında şii Hamdanilerin;   980-984 yılları arasında ise şii Büveyhilerin egemenliğinde kalmıştır. Büyük bir ihtimalle, şia isnaaşeriye mezhebi bu dönemlerde Palu yöresinde yayılmıştır. Bir zaza coğrafyası olan Palu yöresinde Şimşati gibi şii isnaaşeriye mezhebine bağlı bir âlimin varlığı bu yörede, 9. yüzyıllarda Şia isnaaşeriye mezhebinin de etkin olduğuna işaret etmektedir.

Palu yöresi 984-1084 yılları arasında Şafii mezhebine bağlı Mervanilerin idaresine geçmiştir. Mervânîler devrinde Abbâsî halifelerinin desteğiyle Şâfiîliğin yerleşmeye başladığı görülmektedir. Nasrüddevle zamanında Şâfiî fakihi Ebû Abdullah Muhammed b. Beyân el-Kâzerûnî Diyarbekir’e giderek mezhebini yaymaya başlamıştı. İbnü’l-Esîr, Şâfiî mezhebinin bölgede onun döneminde yerleştiğini söyler. (el-Kâmil, IX, 67)

Palu yöresindeki Şii nüfus, Mervaniler döneminde Kâzeruni'nin Şafiileştirme çalışmaları karşısında erimiş ve zamanla Şafiileşmiştir.

Eserleri.

1. Kitâbü’l-Envâr ve meḥâsinü’l-eşʿâr. Başka kaynaklarda bulunmayan bazı şairlerin şiirleriyle ahbâra dair orijinal bilgiler içermesi bakımından önemli bir antoloji olup silâhlar, eyyâmü’l-Arab, at ve sıfatları, deve ve sıfatları, eski konak yerleri ve serap, evler ve saraylar, sınıflar olmak üzere yedi bölümden oluşur. Eser Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi’ndeki yegâne nüshasına (III. Ahmed, nr. 2392) dayanılarak yayımlanmıştır. (nşr. Sâlih Mehdî el-Azzâvî, Bağdat 1976; nşr. Seyyid Muhammed Yûsuf, I-II, Küveyt 1397/1977; nşr. Muhammed Ebü’l-Mecd Ali el-Besyûnî, eş-Şimşâṭî ve taḥḳīḳu Kitâbihi’l-Envâr ve meḥâsini’l-eşʿâr, doktora tezi, 1978, Kahire Ezher Üniversitesi)

2. Kitâbü’t-Tenezzüh (nüzeh) ve’l-ibtihâc. Ebû Ali el-Kālî’nin el-Emâlî’si tarzında muhâdarât, ahbâr, şiir ve edebe dair olan eserden Süyûtî el-Eşbâh ve’n-neẓâʾir’inde (VIII, 5-12), Yâkūt el-Hamevî Muʿcemü’l-üdebâʾ adlı eserinde (XIV, 242-244) nakiller yapmıştır.

3. Kitâbü’l-Edyire ve’l-aʿmâr fi’l-büldân ve’l-aktâr. Otuzdan fazla kilise ve manastırın anlatıldığı eserden İbnü’l-Adîm nakiller yapmıştır. (Bugyetü’t-taleb, VII, 3199)

4. Şerḥu’l-Ḥamâseti’l-ûlâ. Ebû Temmâm’ın el-Hamâsetü’l-Kübrâ’sının şerhidir.

5. Kitâbu Tafdîl-i Ebî Nuvâs âlâ Ebî Temâm ve diğerleri

6. Aḫbâru Ebî Temmâm ve’l-muhtâr min şiʿrih. 7. Resâʾil ilâ Seyfiddevle. 8. Amelü Kitâbi’l-Âyn li’l-Halîl b. Ahmed. İlk Arapça sözlük olan Kitâbü’l-ʿAyn’da mevcut kullanılmayan kelimelerle bazı şevâhid ve tekrarların atılıp gerekli ilâvelerin yapılmasıyla oluşturulmuş bir ihtisardır.

9. Muhtasaru Târîhi’t-Taberî. 3000 varak hacminde olduğu belirtilen eser isnat ve tekrarların çıkarılması ve 303 (915) yılından Şimşâtî’nin zamanına kadarki kısımların eklenmesiyle meydana getirilmiştir.

10. Tetimmetü Kitâbi’l-Mevsıl li-Ebî Zekeriyyâ (Yezîd b. Muḥammed) el-Ezdî. Esere 322 (934) yılından Şimşâtî’nin zamanına kadarki olayların eklenmesiyle oluşturulan kitap İbnü’l-Ezrak el-Fâriki’nin Târîhu Meyyâfârikin ve Âmid’inin kaynaklarındandır.

11. Kitâbü Muhtasarı fıkhi Ehli’l-beyt.

12. Kitâbü’l-Burhân fi’n-nassı’l-celî âlâ Emîri’l-müʾminîn Âlî. Meclisî’nin Biḥârü’l-envâr’ında bundan nakiller yapıldığı kaydedilmektedir.

13-İrşâdu’l-Erîb ilâ Ma‘rifeti’l-Edîb

14-Tarihu'l-Musul

Kaynaklarda Şimşâtî’ye nisbet edilen diğer bazı eserler de şunlardır: el-Envâr ve’s-sîmâr, Âmelü şiʿri Dîkü’l-Cin ve ṣunʿuh, Risâle fi’ş-şiʿr, el-Kalem, Ebyâtü’l-meʿânî, Risâle fî Maksûreti Saʿîd b. Ṣadaka el-Hâşimî, el-Müsselless (es-sahih) fi’l-luga, el-Maksûr ve’l-memdûd, el-Müzekker ve’l-müʾenness, Garîbü’l-Ḳurʾân, el-Mücrâ (el-Munsarif) fi’n-nahv, er-Red âlâ men ḫattaʾe Ebî Saʿîd es-Sîrâfî, Risâle fî zimmiyyin kabele’l-cemîle bi’l-kabîh, el-Beyân ʿammâ mevvehe bihi’l-Hâlidiyyân, el-Vâzıh, el-Müvessaḳ, eş-Şihâb, Risâle fî ibtâli ahkâmi’n-nücûm, en-Nahv, el-Mugabene.