Politika Karamollaoğlu: Sistem tıkandı revize edilmeli



ID:59254
Yayınlanma:
09 Tem 20

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, haftalık basın toplantısında gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, ekonomiden, barolarla ilgili düzenlemeye, Hendek’teki havai fişek patlamasından Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne gündemi geniş bir perspektiften değerlendirdi. Türkiye’nin, hayatın ve siyasetin her sahasında tıkandığını belirterek, bunun en büyük sebebinin Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi olduğunu ifade eden Karamollaoğlu, “Bu sistemin bir an önce revize edilmesi, TBMM’nin güçlendirilmesi, güçler ayrılığının sağlanması ve sistemin denetime açık hale getirilmesi gerek” diye konuştu.

“CUMHURBAŞKANI, ÇOKLU BARO TEKLİFİNİ MECLİS’E İADE ETSİN”

Barolarla ilgili kanun teklifiyle ilgili değerlendirmesinde Karamollaoğlu, “Çoklu baro, bu iktidarın gerçekleştirmeye çalıştığı en tehlikeli neticeleri doğuracak, kutuplaşmayı adalet mekanizmasına taşıyacak bir adımdır. Adalet, kutuplaşmaya dayanamaz. Kutuplaşma ile adalet sağlanmaz. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu kanunu tekrar Meclis’e göndermesi halinde ortamı yumuşatmasına fayda sağlayacağını düşünüyorum. İnşallah böyle bir adım atılır. Hep gerginlik içinde olmamalıyız” diye konuştu. 

“BUNUN MANASI; iFLAS ETMiŞiZ”

Ekonomiyi değerlendirmesinde, problemlerin bir felakete gidişi gösterdiğini vurgulayan Karamollaoğlu, “Rakamlarla oynayabilirsiniz. Gazetelerde ve televizyonlarda her gün ümit pompalayabilirsiniz” dedi.

Merkez Bankası’nın Ocak ve Mayıs ayı rezervlerini hatırlatan Karamollaoğlu, “Ocak ayında Merkez Bankası uluslararası rezervleri 37,2 milyar dolar. Bunun 19 milyar doları swap ile yani borç olarak alınmış. Mayıs ayına gelindiğinde ise bazı anlaşmalar neticesinde swap ile alınan borç ise birdenbire fırladı, 51,9 milyar dolara çıkmış. Uluslararası rezervlerden elde bulunan ise 32,3 milyar dolar. Aradaki fark geçmişte 18 milyar dolar fazlalık varken bugün eksi 19,6 milyar dolar var. 51 milyar dolar swap alınan Türkiye’nin geleceği ipotek edilerek alınan bu paralar karşısında geriye kalan eksi 19,6 milyar dolar. Bunun manası; iflas etmişiz” değerlendirmesinde bulundu.

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, haftalık basın toplantısında gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Saadet Partisi’nin Balgat Eğitim Merkezi’nde gerçekleşen basın toplantısında yeniden TBMM Başkanı seçilmesinden dolayı tebrik ettiği Mustafa Şentop için hayırlı hizmetler yapması temennisinde bulundu. Karamollaoğlu, Şentop’a Meclis’teki bütün siyasi partilere eşit mesafede durmaya özen göstermesi tavsiyesinde bulundu.

İNSANLARLA İLGİLİ TEDBİRLER İHMAL EDİLEMEZ

Sakarya Hendek ilçesinde havai fişek fabrikasında çıkan patlamaya değinen Karamollaoğlu, patlamayla birlikte fabrikada gerekli önlemlerin alınmadığının da ortaya çıktığını belirterek, “Geçmişte de patlamalar olmuş. Bu patlamalar bizi üzdü. Anlaşılan o ki, tedbir alınmamış. Bu sefer gelen patlamanın ardından 6 kişi hayatını kaybetti.  Bu tamamen gafletin, tedbirsizliğin ve kontrolsüzlüğün bir işaretidir. Türkiye maden fabrikalarında bunun daha ağırını yaşadı. İşin komik tarafı, hatayı yapanlara orayı tekrardan denetlettiriyorlar. O zaman bizim bu gidişatı düzeltme imkânı olmaz.  Kimsenin ceza almasını istemeyiz. Ama insanlarla ilgili tedbirler ihmal edilemez.  Eğer ihmal edilirse cezasını çekmek zorundalar ki başkaları aynı hatayı işlemesinler. Bu noktada çok atıl kalıyoruz.  Umuyoruz, iktidar buradaki tetkikleri titizlikle yapar” dedi.

ÜLKEYİ BETONA MAHKÛM ETTİLER

Anadolu Ajansı’nın Hasankeyf ile ilgili paylaştığı tartışmalı fotoğrafı değerlendiren Karamollaoğlu, şunları söyledi: “O fotoğraf bizi hayretler içerisinde bıraktı. Tarihi bir doku bilindiği gibi, sular altında kaldı. İhtiyaç olduğu için sular altında kaldı. Bazı durumlarda tarihi eserlerin bulunduğu yerler su altında kalabiliyor.  Ama alınan tedbirlerle tarihi eserler korunsun ve çevre de bu hususlar dikkate alınarak tanzim edilsin.  Ama hayretler içerisinde kaldık fotoğrafı görünce, ‘Bu neyin fotoğrafı’ dedik.  Su var etrafında ise beton yapılar var. Allah’tan korkun, betonun hiç kullanılmadığı bir döneme atıfta bulunuyorsunuz.  AK Parti’ye bu noktada bir madalya vermek doğru olur. Çünkü betonlaşmada her halde zirve yaptılar.  Bir ülke ve çevre nasıl betona mahkûm edilir diye bir destan yazdılar.  Ama bu arkadaşlarımız lütfen bu zihniyetten vazgeçsinler.”

“MİLLET NEREYE GİDECEK, DERDİNE NASIL ÇÖZÜM ARAYACAK?”

Barolarla ilgili kanun teklifine değinen Karamollaoğlu, “Çoklu baro, bu iktidarın gerçekleştirmeye çalıştığı en tehlikeli neticeleri doğuracak, kutuplaşmayı adalet mekanizmasına taşıyacak bir adımdır. Adalet kutuplaşmaya dayanamaz. Kutuplaşma ile adalet sağlanmaz. Kutuplaşma öç alma yeridir. Adalet böyle bir şeyi kaldıramaz. Çünkü bundan sonra iktidar yanlısı barolarla, iktidar karşıtı barolar varmış gibi bir hava doğacak. Çoklu baro demek adaletin içerisine tamamen partizanlığın sokulması demektir. Millet nereye gidecek, derdine nasıl çözüm arayacak? Artık iktidar yanlısı barolara gün doğacak.” 

CUMHURBAŞKANI ÇOKLU BARO TEKLİFİNİ MELİS’E GERİ İADE ETSİN

* Karamollaoğlu, çoklu baroyla ilgili kanunun mecliste kabul edilmesi halinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bunun tekrar görüşülmek üzere Melis’e iade etmesinin en doğru adım olacağını söyledi. Karamollaoğlu, “Yanlış adımlar yarın o adımı atanları da mahkûm hale getirir. Bunu kimse unutmasın. Söz gelimi, baro başkanı seçilecek ise başka yöntemle de seçilebilir. Ya da farklı görüşlerin aynı baro içinde temsil edilebilmesi için bir sistem geliştirilebilir. Bunların hepsi mümkün. Ama şu anda, gözler kapanmış, kulaklar tıkanmış durumda. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu kanunu tekrar Meclis’e göndermesi halinde ortamı yumuşatmasına fayda sağlayacağını düşünüyorum. İnşallah böyle bir adım atılır. Hep gerginlik içinde olmamalıyız” diye konuştu.

HAKEM VASFINI TAŞIYAN KURUMLAR MAHKEME GİBİDİR

RTÜK tarafından Halk TV ve Tele 1 televizyon kanallarına verilen cezayı eleştiren Karamollaoğlu, “Anayasamıza göre düşünce ve fikir özgürlüğü var. Basın yayın organlarının hürriyeti var. Güya bunlar, Anayasa tarafından teminat altına alınmış vaziyette. Özellikle televizyon kanallarını tek taraflı hareket etmemeleri, yanlış yayın yapmamaları, belli kesimlerin ilzam edilmesine fırsat vermemesi için RTÜK diye bir kurul oluşturulmuş. Bu kurulda her partinin gücüne göre temsilcisi var. Bu kurul adaleti ve hakkaniyeti temsil etmek için var. Bu kurul herhangi bir şekilde iktidar ve muhalefetin etkisi altında kalarak bir karar vermeye kalkarsa adaletli karar veremez. Hakem vasfını taşıyan kurumlar aynen mahkeme gibidirler” şeklinde konuştu.

RTÜK değil, AKP tanıtma başkanı olabilir

RTÜK ile ilgili eleştirilerine devam eden Karamollaoğlu, “Son zamanlarda iktidarın hoşuna gitmeyen bazı televizyon kanallarına 5 gün ekran karartma cezası verildi. Ben bunların yayınlarını tasvip ettiğim için söylemiyorum. Türkiye’de farklı görüşleri benimseyen birçok TV kanalları var. Bunların hepsi aynı sıkı denetime tabi tutulsa iktidar yanlısı olsa da iktidara muhalefet edenler de muhakkak çıkacaktır. Ama ulusal yayın yapan TV kanalarına RTÜK başkanının bir ifadesi üzerine cezalandırılması akla mantığa ters. Cumhurbaşkanı’nın prensiplerini benimsesek de benimsemesek de hepimizin cumhurbaşkanı. Bunda kimsenin farklı bir şey söylemesi mümkün değil. RTÜK’ün başkanı çıkıp Cumhurbaşkanı’nın kararları ve telkinleri bizi bağlar. Biz ona göre karar veririz derse, bu arkadaş RTÜK başkanlığı yapamaz. AK Parti tanıtım başkanı, bakanı olabilir” diye konuştu.

18 YIL ÖNCE SÖYLEDİKLERİNİZİ DİNLEYİN

TV kanalarına verilen ceza ve sosyal medyanın kapatılmasına ilişkin tartışmaları değerlendiren Karamollaoğlu, şunları söyledi: “Cumhurbaşkanı’nı tefekküre davet ediyorum. Bizden ayrıldınız, Milli Görüş gömleğini çıkardınız anladık. Ancak 2002 yılında yeni gömleğini giydiğinizde söylediklerinizi hatırlayın. O zaman adaletten, haksızlıktan, zulümden bahsediyordunuz. Böyle bir memleket yönetilemez diyordunuz.  Muhalefetin de bir hakkı var onlara da imkân tanımalı diyordunuz. Onun için kurduğunuz partinin adına da Adalet ve Kalkınma Partisi dediniz.  Ne adalet kaldı ne de kalkınma sağlandı. Ben sadece Cumhurbaşkanı’nı 18 yıl önce söylediklerini bir defa daha dinlemeye davet ediyorum.”

BU ARKADAŞLARIN DERDİ ETİK, AHLAK DEĞİL

Karamollaoğlu, “Göreve geldiğimiz ilk günden beri gerek şahsım, gerekse muhalefetin diğer isimleri sürekli hakaret ve iftira yağmuruna tutuldu. Demediklerini bırakmadılar. Mahremiyetimize kadar dil uzattılar. Bunları bir kere bile görmemiş olan bu arkadaşların derdi etik, ahlak değil. Asıl mesele her şeye hükmetme duygusu ile hareket eden Sayın Cumhurbaşkanının sosyal medyayı da hükmü altına almak istemesidir” değerlendirmesini yaptı. Toplumlar ve özelinde insanın sürekli değişime ve dönüşüme açık olduğunu belirten Karamollaoğlu, sosyal medya üzerinde kurulmaya çalışılan tahakkümün nafile olduğunu ve her şeyi kontrol etme isteğinin sonunda boşa çıkacağını söyledi.

Pazara çıkamazlar

Ekonomik problemleri iktidarın tüm çabasına rağmen bir felakete gidişi gösterdiğini söyleyen Karamollaoğlu, “Rakamlarla oynayabilirsiniz. Gazetelerde ve televizyonlarda, her gün ümit pompalayabilirsiniz.  Ama sıkıntıyı yaşayan halkın derdine derman olmadığınız süreçte bunların hiç birinin etkisi kalmaz. İşi olmayan insan iş istiyor, laf değil. Çalışan insan geçimini sağlayacak bir ücret istiyor. Adaletten şikâyet eden insan adalet istiyor. Uzun bir eğitimden sonra üniversiteden mezun olan gençler, kendi hayatını idare edecek bir iş istiyor. 4 buçuk milyon işsiz. Açıklanan rakamlar gerçeği yansıtmıyor. Cumhurbaşkanı’nın pazara çıkıp patates alacağını sanmıyorum. Bırakın Cumhurbaşkanı’nı, bakanlar da, milletvekilleri de çıkmıyor. Herkes şikâyetçi. Türkiye belli bir zaman zarfında dünyadaki 10 büyük ekonomiden birincisi olacaktı. Şimdi biz, Afrikalı ülkelerle bile ekonomi yarışını kaybetme noktasına geldik. Halimiz perişan” diye konuştu.

BUNUN MANASI İFLAS ETMİŞİZ

Merkez Bankası’nın Ocak ve Mayıs ayı rezervlerini hatırlatan Karamollaoğlu, “Ocak ayında Merkez Bankası uluslararası rezervleri 37,2 milyar dolar. bunun 19 milyar doları swap ile yani borç olarak alınmış. 18 milyar dolar ise Merkez Bankası’nın kendi parası var.  Toplamda ise 37 milyar dolar. Mayıs ayına gelindiğinde ise bazı anlaşmalar neticesinde swap ile alınan borç ise birden bire fırladı, 51,9 milyar dolara çıkmış. Uluslararası rezervlerden elde bulunan ise 32,3 milyar dolar. Aradaki fark ise geçmişte 18 milyar dolar fazlalık varken bugün eksi 19,6 milyar dolar var. 51 milyar dolar swap alınan Türkiye’nin geleceği ipotek edilerek alınan bu paralar karşısında geriye kalan eksi 19,6 milyar dolar. Bunun manası iflas etmişiz. Orada (Merkez Bankası) para var ama swap ile alınan paralar” değerlendirmesinde bulundu.

TBMM GÜÇLENDİRİLMELİ

Türkiye’nin hayatın ve siyasetin her sahasında tıkandığını belirterek, bunun en büyük sebebinin Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi olduğunu ifade eden Karamollaoğlu, “Bu sistemin bir an önce revize edilmesi, TBMM’nin güçlendirilmesi, güçler ayrılığının sağlanması ve sistemin denetime açık hale getirilmesi gerek” diye konuştu.