Fikir ve Analiz Amerika ve ortaklarının hedefindeki İran - Suriye ortaklığı ve Direniş Ekseni



ID:59340
Yayınlanma:
11 Tem 20

Suriye'ye dönük egemen güçlerin gerçekleştirdiği operasyonun başladığı 2011 yılından beri birçok komplo teorileri gündeme taşındı. Operasyonun sebebi Suriye'nin bölgede ifa ettiği fonksiyonun ortadan kaldırılmasıydı. Suriye'nin ifa ettiği fonksiyon ise Direniş Ekseni bünyesinde altın halkayı teşkil etmekti. İslam coğrafyasının kalbine saplanmış olan İsrail'in ortadan kaldırılmasına ve Filistin'in özgürleştirilmesine dönük iradenin somutlaşmış ifadesi olan Direniş Ekseni İslami İran'ın lokomotifliğinde yol alırken Suriye en önemli ve stratejik unsur olarak yapı içerisinde varlığını koruma iradesini ortaya koydu. Suriye bu çerçevede İslami İran ile ortaklığını büyük bir titizlikle korudu.
 
Amerika ve bölgedeki ortaklığı işte bu iradeyi ortadan kaldırabilmek için Suriye'ye büyük bir komplo kurdular. Amerika bölgedeki biricik varlığı olan İsrail'i korumayı ve böylece bölgedeki hegemonyasının geleceğini temin etmeyi hesaplarken, bölgedeki ortakları da kendi çıkarlarını Amerika'nın bu emelleri ile ortaklaştırarak kendi siyasi iktidarlarının geleceğini temin etmenin yolunu tuttular. Bu denklemde sürekli olarak Suriye ile İran arasındaki stratejik ortaklık ile alakalı olarak asılsız birçok haber çıkarıldı. Bu haberler daha çok Direniş Ekseni'nin olmazsa olmazı olan bu iki ülke yani İran ve Suriye'nin birlikteliğini hedef alan nitelikte haberler oldu. 
 
Görünen o ki İran ve Suriye arasındaki stratejik ortaklığı ortadan kaldırmaya dönük çabalar başarısız oldu. En son İran ve Suriye arasında gerçekleştirilen kapsamlı ortaklık anlaşması Amerika ve bölgedeki ortaklarının emellerinin akim kaldığının en açık ifadesi. Parstoday'da bu konu ile ilgili yayınlanan yorum da bu açıdan dikkat çekici bir içerik sunuyor... 
 
İran ve Suriye'nin kapsamlı anlaşması ve Direniş Ekseni'nin genel durumu
 
İran İslam Cumhuriyeti ve Suriye Batı Asya bölgesinde iki stratejik ortak olarak savunma, askeri ve güvenlik alanlarında kapsamlı işbirliği anlaşması imzaladılar.
 
İran İslam Cumhuriyeti ve Suriye'nin güvenlik ve askeri alanlarındaki işbirliklerinin temeli sayılan bu anlaşma Çarşamba günü İran İslam Cumhuriyeti silahlı kuvvetleri genel kurmay başkanı Tümgeneral Muhammed Bakırı'nin Suriye başkenti Şam'a yaptığı ziyarette Suriye savunma bakanı Ali Abdullah Eyyup ile görüşmenin ardından sağlandı. 
 
İran İslam Cumhuriyeti ve Suriye'nin vardığı kapsamlı askeri ve güvenlik anlaşmasının ana ekseni ise bu ülkede terörizm ile mücadele ve ortak komplolar ile mücadele etme olarak belirlendi. Bu çerçevede İran ve Suriye üst düzey askeri heyetleri ve uzmanları da bu kapsamlı anlaşmanın Şam'da imzalanmasının ardından bir bildiri yayımlayıp şöyle bir vurguda bulundular: "Kimi bölge rejimleri ve bölge dışı rejimleri tarafından desteklenen tekfirci terör örgütü ile mücadeleye devam etmek bu anlaşmanın önemli hedeflerinden biridir".
 
İran İslam Cumhuriyeti Suriye'nin yanı sıra Batı Asya bölgesinde Direniş Ekseni'nin asıl aktörlerinden ve farklı terörist gruplar ve çeteler, Amerika ve Siyonist Rejim İsrail gibi düşmanlara sahip ülkelerdir. Suriye'de kriz ve iç savaş yaratma ve ardından da 2011 yılında bu ülkeye farklı terör örgütleri ve çetelerini göndermek de Amerika'nın projeleri çerçevesinde gerçekleştirildi. Amerika Suriye yönetimi ve yasal hükümetini zayıflatmak ve nihayetinde de devirmek sureti ile "Büyük Ortadoğu Porojesi"ni hayata geçirmek istedi. Bugün itibarı ile Suriye savaşının ve krizinin başlamasının üzerinden 9 yıl geçmesine rağmen Amerika ve hamileri teröristler yardımı ve de askeri savaş kampanya başlatma siyaseti ile hala Esed hanedanını Batı Asya bölgesinde devirememiş ve zor günler yaşamıştır. 
 
İran ve Suriye'nin askeri ve güvenlik alanlarındaki stratejik işbirliği Amerikalıların rüyalarının gerçekleşmesinin önünü almış ve Amerika'nın sert kayaya çarpmasına neden olmuştur. Bu çerçevede Amerika Suriye'yi Sezar yasası çerçevesinde  yaptırımlara tabi tutmaya başlamıştır. Bu deneyimden yola çıkarak İran ve Suriye  arasında askeri, güvenlik ve savunma alanında kapsamlı işbirliği anlaşmasının imzalanması daha da önem kazanıyor ve bu işbirliğinin geleceğinin de sağlamlaşma doğrultusunda ilerleyeceği anlaşılıyor. 
 
Suriye'de yönetimin dağılması ve bu ülkenin İran'dan ayrı düşmesi Amerika'nın 2011 yılından beri peşinden koştuğu hedefler sayılır. Ancak Amerika askeri savaşta yenilgiye uğradığında Sezar yasasına baş vurdu. 
 
İran ve Suriye'nin derin ilişkileri bugün iki ülkeyi kapsamlı askeri ve güvenlik anlaşmaları imzalamalarına neden olmuştur. Böylece iki ülke de Amerika'nın komploları ile daha sağlam adımlar ile mücadele edebilir ve bu ülkenin yaptırımlarının Tahran ve Şam stratejik ilişkilerine zarar vermesini engeller.
 
Bu çerçevede İran İslami Şura Meclisi başkan yardımcısı Hüseyin Emir Abdullahiyan şöyle bir açıklamada bulundu: "Amerika Suriye karşısında çaresiz kaldığını görünce Sezar yasasına baş vurup Tahran ve Şam için hiçbir anlam taşımayan ekonomik yaptırımlarını uygulamıştır. Ancak iki taraf da ekonomik işbirliklerini daha motive bir şekilde devam ettiriyorlar".
 
İran ve Suriye stratejik işbirliklerinin askeri, savunma ve güvenlik kapsamlı anlaşması ile çeşitlendirilmesi Batı Asya'da iki ülkenin ve aktörün gücünü ve etkinliğini arttıracaktır. Bu güç artması ise Amerika'nın başarısızlıklarının devam etmesi ve de Suriye'de ve genel olarak bölgede barış, istikrar ve güvenliğin sağlanması demektir.

ParsToday