Koronavirüs Prof. Dr. Mehmet Ceyhan'dan Sağlık Bakanlığı'na çağrı: Kademeli mesai olsun, kalabalıklar sınırlandırılsın, okullar yarım gün olsun



ID:59343
Yayınlanma:
11 Tem 20

Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, vaka sayılarındaki artış yaşandığını hatırlatarak süper bulaştırıcıların olduğuna dikkati çekti ve Sağlık Bakanlığı’na ekstra önlem alma çağrısında bulundu. Ceyhan, "Kademeli mesai olsun. Kalabalıklar sınırlandırılsın. Okullar da yarım gün eğitime dönsün" önerilerinde bulundu.

1 Haziran'da başlayan normalleşme süreciyle birlikte vaka sayıları arttı. Bugünlerde rakamların ağustos sonu gibi azalacağını öngören uzmanlar var ancak şu anda artan vaka sayıları endişe verici. Sözcü'den Nazan Doğaner Halıcı'nın sorularını yanıtlayan Ceyhan'ın açıklamaları şöyle:

"hatalı öngörülerinin etkisiyle hızlı bir normalleşmeye gidildi"

En kötü düşünen bile yazın ortalarından itibaren bu salgının biteceğini ileri sürüyordu. Bizde de özellikle Bilim Kurulu üyeleri mayıs sonu ya da haziran başı bu işin biteceğini söylüyordu. Bu hem vatandaşları hem de devletleri yanılttı. Başlangıçta yavaş yavaş tedbirleri kaldıralım düşüncesi vardı. Bu hatalı öngörülerinin etkisiyle hızlı bir normalleşmeye gidildi.

"Şu anda aktif tanı konulmuş 20 bin vaka var, virüsü bulaştırma potansiyeline sahip"

Şu anda aktif tanı konulmuş 20 bin vaka var, virüsü bulaştırma potansiyeline sahip… Bakan'ın açıkladığı binde 24 oranında PCR pozitifliğini Türkiye nüfusuyla çarptığınızda tam 200 bin ediyor. Yani 20 binin 10 katı. Bunları bulmadıkça rakamları daha aşağıya çekemiyorsunuz. İşte her ülke tarama sayılarıyla ilgili olarak bir yerde takılıyor. Biz binde takıldık. Sıfıra falan inmiyor yani ekstra bir şeyler yapmadığımız sürece.

"İkinci büyük yanılgı virüsün yazın bulaşamayacağı öngörüsü"

İkinci büyük yanılgı, bu virüsün kış virüsü olduğu ve yazın bulaşamayacağı öngörüsü oldu. Ben, ‘Pandeminin mevsimi olmaz' diyordum ve maalesef haklı çıktım, pandemiye sıcaklığın hiçbir etkisinin olmadığı görüldü. Üçüncü yanlış öngörü de açıkçası normalleşmenin etkisini tahmin edemedik. Hızlı ve bütün tedbirlerin neredeyse birden kaldırıldığı bir normalleşme modeli oldu. Böyle olunca sanılanın çok fazlasında bir etki ortaya çıktı.

"Yüzleri görsek de tekrar binlere çıkabilir"

Kendi kendine düşmez bu rakam… Sıfırı gören ülke yok… Yeni Zelanda kutlamalar yaptı, başa döndü… Garantisi yok… Yani yüzleri görsek de tekrar binlere çıkabilir. ‘Biz bu işi hallettik' dediğiniz anda herkes bittiğini sanır. Sıfırlar ancak virüs mutasyona uğrarsa olur.

"Eylül sonunda daha iyi olacağımızın garantisi yok; okulların açılacak olması riskli"

Okulların açılacak olması riskli… Biz bu virüs yüküyle gidersek bunların bir kısmı da okul çağındaki çocuklar içerisinde olacak. ‘Ağustos erken' diyenler de var. Ben katılmıyorum. Eylül sonunda daha iyi olacağımızın garantisi yok. Şunu önerdim: Tam gün eğitim veren okullar yarım güne dönsün, aynı anda bir arada bulunan kişi sayısı azalsın. Eğitimin bazı kısımlarının online bazı kısımlarının okulda olmak üzere pandemi gerçekleri de göz önüne alınarak program şekillendirmek lazım.

"En büyük risk toplu taşıma: İşe başlama ve bitiş saatleri farklı olsun"

En büyük risk taşıyan yerlerden biri toplu taşımadır… İnsanlara, ‘yarın aynı saatte işe başlıyorsunuz' derseniz ancak tıklım tıklım gidebilir. Ben kademeli mesai öneriyorum. Mesela iş yerlerinde bir grup 7'de, bir grup 8'de, bir grup 9'da başlayacak. Dönüş saatleri de farklı olacak. Bu sayede toplu taşımalardaki kalabalığın önüne geçilebilir.

Şehirler arası virüs transferine dikkat

Bir başka şey özellikle şehirler arası virüs transferi… Yani İstanbul'dan. Ankara'dan, Bursa'dan, virüsün çok olduğu yerlerden kalkıp, artık virüsün iyice azaldığı, kontrol altına alındığı yerlere giden insanlar buralarda odak oluşturdular. Bu şehirlerde yeniden patlamalar yaşandı. Bunu önlemek için şunu önerdim, özellikle bu illerden o tip illere giden insanlara, yolculuktan 3-4 gün önce bir zaman belirleyip, test yapılıp sonuç negatifse seyahate izin verilebilir. Bu da virüs pozitif vakaların gidip bir yerde odak başlatmasını engelleyebilir.

"65 yaş grubuna güvenli alan sağlanmalı"

65 yaş grubunu, maskeye, mesafeye dikkat etmeyen gruptan korumak lazım. O insanlar kendileri dikkat ediyor ama onlara yanaşanlar dikkatsiz. Bu insanlara güvenli alanlar sağlanmalı. Ben demiyorum ki şu parklara gidin onun dışındakilere gidemezsiniz… Ama o insanlara, ‘Buraları kontrol ediyoruz' denilebilir. Bu insanların gitmek zorunda olduğu bankalar, kuaförler var. Buralara da denir ki haftada 1 gün sadece bu gruptaki insanlara hizmet vereceksiniz. Yoğun bakımlarda yeniden hasta yükü artmaya başladı. Bunun nedeni 65 yaş üstünü koruyamamak.

"Kalabalıklaşmaların sınırlandırılması lazım"

Kalabalıklaşmaların sınırlandırılması lazım. Diyeceksiniz ki herhangi bir neden olmadan toplanmalarda, buluşmalarda, bu arkadaş ya da akraba buluşması falan olabilir, en fazla 10 kişi bir araya gelebilir. Bir taziye evinden 200'e yakın vaka çıkıyor. Bunu önlemek için taziye evinde en fazla 15 kişi bulunabilir. Bunlar çıktıktan sonra temas edilen yerler dezenfekte edilir. Sonra 10-15 kişi daha alınır. Askere uğurlama törenlerinde en fazla 25-30 kişi bulunabilir. Çünkü birdenbire ortama bir süper bulaştırıcı giriyor ve yüzlerce vaka çıkıyor ortaya.