Fikir ve Analiz Seyyid Nasrallah'ın tarım ve sanayi cihadının etkinliği



ID:59402
Yayınlanma:
13 Tem 20

"Savaş meydanında olduğu gibi tarım ve üretim savaşında da olmamız gereken yerde olacağız" diyen Hasan Nasrallah, ister köyde ister şehirde olsun tarıma elverişli olan her karış toprağın değerlendirileceğini söyledi. Nasrallah, "Tüm Hizbullah elindeki tüm imkanlarla, yeteneklerle ve ilişkileriyle bu açlık savaşıyla mücadelenin kalbinde olacaktır" ifadesini kullandı.

Lübnan, hala krizden çıkış yollarını seçme karmaşası içinde sıkışıp kalmış durumda. Şu ana kadar, Lübnanlı gruplar ülkeyi ekonomik ve sosyal düzeylerde dar boğaza sürükleyen krizden çıkış için bir formül üzerinde anlaşamadı. Tuhaf olan, bu boğucu krizden çıkış için umut veren açık ve net çözümler olsa da, bazı Lübnanlı taraflar kişisel çıkarları ya da bağlantılarından dolayı ülkede çözüme ulaşılmasına engel oluyor. Bu taraflar, bağlantılı oldukları ülkelerin çıkarlarını Lübnan'ın çıkarlarından üstün tutuyor. İşte asıl sorun buradan başlıyor ve gittikçe daha karmaşıklaşıyor.

Lübnan Hizbullahı Genel Sekreteri Seyyid Hasan Nasrallah, iki gün önce yaptığı konuşmada, Lübnan kriziyle ilgili bütün iddiaları çürüttü ve mantık dairesinde hepsine birer çözüm sundu. Tek endişesi Lübnan'ın maslahatı olan dürüst bir ulusal vizyonla ekranlara çıkan Nasrallah, tarafgir bir konuşma yapmadı. Tek hedefi ülkesini bu boğucu krizden çıkarmaktı. Bu uğurda Lübnan'ın krizden çıkışına yardım etmesi için Amerika ve Batı ülkeleriyle işbirliği yapmayı hiçbir şekilde reddetmedi. Ancak burada sorulması gereken soru, Batı gerçekten Lübnan'a yardım etmek istiyor mu? Lübnan'daki ABD Büyükelçiliğinin hareketleri bunun en açık delilidir.

Hizbullah Genel Sekreteri Seyyid Hasan Nasrallah, ekonomik duruma yaklaşımın tüm Lübnanlıları kapsayan ulusal bir yaklaşım olması gerektiğine işaret ederek, Lübnanlıların devlet ve halk olarak tehditleri fırsata çevirecek ve hatalı politikalardan geri dönecek güce sahip olduğunu vurguladı.

Seyyid Hasan Nasrallah, Lübnan'daki mevcut durumun ve Lübnanlıların ekonomik düzeyde yaşadıklarının herkesin samimiyeti ve çabalarına ihtiyacı olduğunu söyledi.

Çözüm, ulusal birliktir. Çünkü Lübnan'da bölünmenin bugün olduğu şeklinde devam etmesi problemi derinleştirecek ve Lübnan'ı bilinmeyen bir yöne götürecektir. Bu kaosun devam etmesi ise, ABD ve müttefikleri dışında kimsenin çıkarına olmayacaktır. Zira Washington şurada veya burada kaos yaratmaya ve huzursuzluk çıkmasına bayılır. Lübnan'ın iç savaşa doğru gitmesinde ABD için hiçbir sorun yoktur, aksine Lübnan'daki tarafların bu yöne doğru gitmesi için kışkırtıyor ve tüm bu çabalar sonunda İsrail'e hizmet ediyor. Düşmanlarının zayıflaması ve sorunlarla uğraşması İsrail'in çıkarınadır.

Seyyid Hasan Nasrallah Doğu'ya doğru yönelmekten bahsetti. Bu seçeneğin güçlü bir şekilde masaya yatırıldığı ve Başbakan Hasan Diyab'ın ciddi bir şekilde üzerinde çalıştığını ifade etti. Çünkü Çin ve İran, Lübnan'ın krizden çıkması için daha önce benzeri görülmemiş yardımlarda bulundular. Seyyid Nasrallah Doğu ülkeleriyle işbirliği yapmakta sorun olmadığını dile getirdi.

"Lübnan'ın bu zor aşamayı geçebilmesi için kimsenin oksijenini kesmek istemiyoruz ve tüm düşüncelerimizi bir kenara bırakıyoruz" diyen Nasrallah, Doğu'ya yönelme politikasının önemini vurguladı.

"İran bize ulusal parayla petrol ürünleri vermeyi kabul ettiğinde, bu onun tarafından yapılan bir fedakarlıktır" diyen Hasan Nasrallah, İran'ın ekonomik modelinin 40 yıldır kapsamlı ekonomik yaptırımlara dayandığı in kötü bir ekonomi modeli olmadığını ifade etti.

Seyyid Nasrallah Lübnan'ın İran modeli unsurlara ve şartlara sahip olmadığını ekleyerek bundan dolayı bu konuyu şüphe çekecek şekilde gündeme getirmeye gerek olmadığını belirtti. Dünya üzerine Lübnan'a yardım etmeye hazır olan herhangi bir ülkenin "kapıyı açması ve fırsatları Lübnan'a sunması gerektiğini vurguladı.

Hizbullah Genel Sekreteri, çöküşün ve açlığın nasıl engelleneceğinin şu anda düşünülmesi gereken hedef olduğunun altını çizerek, "Açlığın önlemesi hedefine ulaştıran olası tüm yolları açmalıyız" dedi.

Hasan Nasrallah, Lübnan'ın bugün yaşadığı açlık ve çöküş tehdidinin bir devletin karşısına çıkabilecek en tehlikeli tehdit olduğu uyarısında bulunarak "Lübnanlılar devlet ve halk olarak tehditleri fırsata çevirebilecek ve hatalı politikaların sonuçlarından kurtulabilecek kudrete sahiptir" dedi.

Nasrallah, kendilerine kapısını açan ülkelere yönelme metodunun, Amerikalılara ve diğer ülkelere Lübnanlıların başka seçenekleri olduğu ve düşmeyeceği mesajı gönderdiğini ifade etti.

Tarım ve sanayi cihadı

Seyyid Hasan Nasrallah Lübnan'ın uzun yıllar tüketici bir ülke olduktan sonra üretici bir ülke haline getirerek tehdidin fırsata çevrilmesi gerektiğini vurgulayarak, "Lübnan'ın üretici bir ülkeye dönüştürülmesi halk ve devletin boynunun borcudur" dedi.

Lübnanlıları açlık savaşına karşı koyabilmek için tarım ve sanayi sektörünü canlandırma mücadelesine çağıran Hasan Nasrallah, "Tüm Hizbullah elindeki tüm imkanlarla, yeteneklerle ve ilişkileriyle bu açlık savaşıyla mücadelenin kalbinde olacaktır" ifadesini kullandı.

Bu bağlamda "Savaş meydanında olduğu gibi tarım ve üretim savaşında da olmamız gereken yerde olacağız" diyen Hasan Nasrallah, ister köyde ister şehirde olsun tarıma elverişli olan her karış toprağın değerlendirileceğini söyledi.

Özetle, Seyyid Hasan Nasrallah'ın ulusal seçenekleri Lübnanlıları birleştirmek için gerçek bir fırsattır. Nasrallah bu konuda nokta vuruşları yaparak Lübnan'da kaos çıkarmak isteyen herkesin cevabını vermiştir.

Nasrallah'ın konuşmasında, tüm Lübnanlılar ve tüm seçenekler karşısında açık olduğunu ortaya koyarak, ilk ve son endişesinin sadece Lübnan'ın çıkarları olduğunu gösterdi.

Kaynak: Al-Waght
Çeviri: Merve Soydaş/İntizar