Yazarlar GÜNE BAŞLARKEN GRAVAT



ID:59456
Yayınlanma:
15 Tem 20

Büyük reklam kampanyalarıyla iğneden arabaya kadar her şeyi sattığını iddia eden 7 katlı bir alışveriş merkezi açılmış. Adamın biride merak edip gezmeye gitmiş.1. katı gezmesi 1 saat sürmüş. Gelmişken de ihtiyacı varmış, bir gravat alayım diyerek tezgâhın birine yanaşmış.

- Bir gravat almak istiyorum

+ Hay hay beyefendi verelim. Desenli mi olsun, düz renk mi?

- Desenli olsun.

+ O zaman bir üst kata çıkın efendim. Desenli gravatlar bir üst kattadır,

Tamam demiş adam ve 2. kata çıkarak gezmeye başlamış.2. katta bitince yanaşmış bir tezgâha.

- Desenli bir gravat almak istiyorum.

+ Hay hay beyefendi verelim. Modern desenli mi, klasik desenli mi seversiniz?

- Modern desenli.

+Efendim modern desenli gravatlarımızı bir üst katta bulabilirsiniz, burada sadece klasik desenliler var.

Adam 3. katı gezdikten sonra yine yanaşmış bir tezgâha.

- Modern desenli bir gravat almak istiyorum.

+ Hay hay beyefendi verelim, verelimde siz pastel renkleri mi seversiniz, canlı renkleri mi?

- Lütfen canlı renkli olsun.

+Ahh maalesef canlı renkli gravatlarımız bir üst katta. Rica etsem oraya bakabilir misiniz?

Adam çıkmış 4. kata. Ama reyon gezmeyi falan bırakmış, bodoslama yanaşmış bir tezgâha. Biraz da sinirli:

- Kardeşim bana parlak renkli, modern desenli gravatlarınızı çıkarır mısınız? Bir gravat alacağım.

+Ne demek, hemen... Yalnız ipek mi olsun, keten mi?

- Bu kadar uğraştık İpek olsun bari.

+Burada sadece canlı renkli, modern desenli keten gravatlar var. İpek gravatlar bir üst katta efendim.

- Hay Allah belanızı versin, tamam ulan, bi üst kata da çıkarız.

Bir koşu çıkmış 5. kata ve ilk tezgâha yanaşmış.

- Bak güzel kardeşim, bana modern desenli,canlı renkli,ipek bir gravat lazım..Yok deme sakın cingar çıkartırım.

+Ne demek efendim,olmaz mı hiç..İnce gravat mı seversiniz geniş mi?

-İnce olsun.

+Ah ne yazık ki bu katta hep enli gravatlar var, bir üst kata rica etsem.

Adam ağzından köpükler çıkarak çıkmış 6. kata.

-Arkadaş bana dar, ipek, modern desenli, canlı renkli bir gravat ver, yoksa şuracıkta kesicem kendimi.

+Aman efendim, emriniz olur. Ama bu katta sadece yerli ürünler var, eğer ithal-marka bir gravat isterseniz, bir üst kata bakabilirsiniz.

-Tamam ulan, bu kadar uğraştık, artık bu da son kat, oraya da çıkarız deyip tırmanmış 7. kata.

- Bak güzel kardeşim, şimdi bana dar, ipek, canlı renkli, modern desenli, ithal ipek bir gravat veriyorsun.

+Hay hay beyefendi verelim. Verelimde siz bu gravatı hangi takım elbisenizle kullanacaksınız?

-Sana ne ulan, istediğimle kullanırım, hele sen bi göster şu gravatları.

+Özür dilerim beyefendi. Mağazamızın prensipleri var, siz hangi takım elbisenizle kullanacaksanız, o takım elbisenizi giyip geliyorsunuz. Bizim moda eksperlerimiz ona uyan gravatı seçip veriyor.

-Çıldırtmayın lan adamı.. Başlarım moda eksperlerinize, ben seçerim.

+Lütfen ısrar etmeyin efendim, şimdi siz alakasız bir gravat seçersiniz, o takım elbiseyle kullandığınızda kelebek konmuş danaya gibi olur. Sorarlar nereden aldın diye. Bizim mağazanın adını verirsiniz. Bizim karizmamız düşer. O yüzden lütfen ısrar etmeyin ve gidip o takım elbisenizi giyip gelin, size yakışan bir gravat verelim.

-Ve suphanallah.. Katil olmak işten değil.. Çattık belaya... Tamam, ulan iş inada bindi, eve gidip o takımı giyip geliyorum, yine alamazsam gravatı anam avradım olsun yakıcam bu mağazayı.

Deyip o hışımla 7 katı koşarak iniyor ve tam mağazanın kapısından sokağa çıkacakken çırçıplak bir adam iniyor taksiden. Adamın kucağında bir klozet taşı ve dalıyor mağazaya.

Bizimki şaşkınlık içinde... O kucağındaki koskoca klozet taşıyla çırçıplak adam başlıyor merdivenleri tırmanmaya. Bizim meraklıda peşinden...1.kat-2.kat-3.kat-4.kat-5.kat-6.kat ve geliyorlar 7. kata..

O çırçıplak adam kucağındaki o kocaman klozet taşını hışımla koyuyor tezgâha ve tezgâhtara arkasını dönüp aha g… aha klozet ver lan şu tuvalet kâğıdını der. KAPİTALİZM bu işte...

“Kapitalizm esarettir. Hareket etmeyen, zincirlerini fark edemez.”

Yoksulluk imkânsızlık ve kompleksi oluşturan esas unsur tüketim olayıdır. Kapitalist diyarlarda en iyi vatandaş en çok tüketen vatandaştır. İhtiyaçlarını bile sen belirleyemezsin senin görevin onların ürettiğini tüketmektir. Kısaca Her vatandaş onlar için tüketimin kölesidir, çalışan kölelere ise asla özgür olacakları kadar ödeme yapmazlar, Hayatta kalmalarına yetecek kadarını veriler ki, çalışmaya devam etsinler.vesselam.