Politika Bahçeli: Atatürk'e hakaret ve hıyanet, vatan hainliğidir



ID:60056
Yayınlanma:
27 Tem 20

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli," Diyanet İşleri Başkanı'nın sözlerini 'Atatürk'e lanet' şeklinde tavzih edenler, bu ülkeye en büyük kötülüğü yapan sorumsuzlardır" dedi.

Bahçeli, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş'ın Ayasofya'da okuduğu hutbede kullandığı ifadeler ile başlayan 'Atatürk'e hakaret tartışmaları hakkında açıklama yaptı. 

Erbaş'ın açıklamalarını 'Atatürk'e lanet' şeklinde yorumlayanların sorumsuz olduğunu belirten Bahçeli, şu ifadeleri kullandı: 

Diyanet İşleri Başkanı’nın Cuma Hutbesi esnasında Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerif’in minberinde yaptığı değerlendirmeleri bağlamından koparıp Atatürk’e lanet şeklinde tavzih ve tevil edenler bu ülkeye en büyük kötülük yapan sorumsuzlardır.

Yeniden hilafet demek yeni bir cepheleşme önü arkası kestirilemeyen iç kargaşa demektir. 

Türkiye Cumhuriyeti’nin banisi, ilk Cumhurbaşkanımız, istiklal mücadelemizin Lideri ve Başkomutanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e, bu topraklarda lanet okuyacak bir hayasız ve hamiyetsiz henüz anasından doğmamıştır. Atatürk'e hakaret ve hıyanet, vatan hainliğidir.

 Herkes susup seyretse bile böylesi bir rezilliğe Milliyetçi Hareket Partisi'nin sessiz kalması, seyirci olması varlığını inkârdır. Aziz Atatürk'e lanet değil, rahmet okunur, dua edilir, minnet, şükran hisleriyle muhterem hatırası yad edilip emanetlerine sahip çıkılır. Atatürk'e lanet okunduğu yalanıyla imal ve inşa edilen kutuplaşma zalim bir bölücülüktür, Türkiye'yi uçuruma çekmenin zehirli hazırlığıdır.
'Yunanistan’ın bu tutumu ne istikrara, ne huzura, ne de barışa hizmettir'

Bahçeli, Yunanistan'da Türk bayrağı yakılmasına ise şu sözlerle tepki gösterdi: 

Selanik’te Türk bayrağını alçakça ateşe verecek kadar gözlerini kan ve nefret bürümüş olan Yunan Faşistlerinin sıradan Bizans artıklarından başka bir özellikleri olmadığı da bizim nazarımızda açık bir gerçektir.

Yunanistan’ın bu tutumu ne istikrara, ne huzura, ne de barışa hizmettir. Atina'nın egemen ve meşru sınırlarımızdaki camimiz üzerinde hak iddiası tarihsel akışın 567 yıl öncesinde donup kaldığını delillendirecektir. Bu ülkede (Yunanistan) bayrakların yarıya indirilmesi, kiliselerde çan çalınması kendi meseleleridir ve Türkiye'yi ilgilendirmeyecektir.