Alıntı Yazılar Yasak Yoksulluk Yolsuzluk



ID:60266
Yayınlanma:
31 Tem 20

AK Parti başlangıçta Yasaklarla, Yoksullukla ve Yolsuzlukla mücadele vaadiyle iktidara gelmişti, buna “3 Y ile mücadele” diyorlardı. Bu üç alanda da Türkiye son beş altı yılda kötüye gitti.

Son olarak yine bir gece yarısı çıkarılan kanunla sosyal medyaya yeni yasaklar geldi.

Meclis tatile girmeden alelacele…

İktidarın hukuku ve adaleti önemsemeyip yasaklara bel bağladığının örneklerinden biridir bu.

HAKİM TEMİNATI NE OLDU?

Beştepe’de görkemli bir tören; yürütmenin başı Cumhurbaşkanı Erdoğan ve etrafında yargı başkanlarıyla yüksek bürokrasi… 5 Mayıs 2019 günü Cumhurbaşkanı “Yargı reform Stratejisi”ni açıklıyordu.

Şu satırlarının altını çizmiştim:

“Hakim ve savcılar için coğrafi teminat getiriyoruz. Mevcut tayin sistemi mesleki verimliliği olumsuz etkiliyor. Coğrafi teminat hakim ve savcıların isteği olmaksızın çalıştığı yerden başka bir yere tayin edilememesi anlamına geliyor.”

Nasıl sevinmiştim, bilemezsiniz.

Öyle ya, Adalet Bakanı Abdülhamit Gül ondan iki ay önce, 3 Mart’ta hakim teminatının getirileceğini söylemişti; demek ki Bakanlıkta hazırlığı yapılmıştı.

Ama hemen kendimi uyarmıştım; dur bakalım, iktidar söyledi ama yapacak mı?

Maalesef bir seneyi aşkın bir zaman geçti, “hakim teminatı” yok ortada!

Fakat iktidar çoğunluğu Meclis tatile girmeden alelacele çoklu baro yasasını ve sosyal medya yasaklarını Meclis’ten geçiriverdi.

YOK KANUN YAP KANUN

Enver Paşa’nın yüz on sene önceki deyişiyle “yok kanun, yap kanun!”

Uzun boylu müzakereye ne lüzum var!

Anayasa hukukumuzun öncü hocalarından merhum Babanzade İsmail Hakkı Bey de Tanin gazetesindeki “Kanun Makinesi” başlıklı yazısında, kanunların Meclis’te iyice müzakere edilmeden kabul edilmesini eleştirmişti. (Tanin, Mayıs 1909)

O zaman Avrupa’da da hukuk devleti oturmuş değildi. Bizde Meclis 1908’de açılmıştı, parlamento gelenekleri yeterince oturmamıştı denilebilir.

Ya aradan 110 yıl geçtikten sonra bugün?

Hatta torba yasalarla, müzakeresiz kabullerle, kendilerini “Züğürt Ağa gibi” hisseden milletvekilleriyle bugünkü Meclis’in, Meclis-i Mebusan’ın bile gerisine düştüğünü söylemek abartı olmaz sanırım.

O zamanki Meclis’te İttihatçı vekiller İttihatçı liderleri eleştirirdi. Bugün ağzını açan partisinden atılıyor yahut “ademe mahkum” ediliyor; âdem değil, adem yani yokluk.

Önceki gece kabul edilen sosyal medya yasası da böyle enine boyuna tartışılmadan Meclis’ten geçiriliverdi.

MEDYA YASAKLARI

Anayasa Mahkemesi iptaller yapmazsa, yeni yasakların uygulanmasında sorunlar yargıya intikal ettiğinde ya da idari karar yargı onayına sunulduğunda “coğrafi teminattan mahrum” yargıçlar karar verecek!

Birçok emsalini gördüğümüz gibi, istenmeyen kararlar veren yargıçlar HSK tarafından oraya buraya sürülebilirler.

Yeni yasada, sosyal medya şirketlerinin Türkiye’de hukuki temsilci bulundurması hükmünün getirilmesi isabetlidir.

Fakat sosyal medyayı kullanan kişi ve kurumlara ait özel verilerin Türkiye’de tutulacak olması siyasi baskıya çok açık, özgürlükler bakamından endişe verici bir düzenlemedir.

Prof. Dr. Yaman Akdeniz’in belirttiği gibi “düzenleyici içeriğin” yani arşivin silinmesi son derece vahimdir; belge imhası demektir bu.

Bir de bakmışsınız ki, hoşa gitmeyen falanca yıllardaki haberler yok olmuş!

Tarihe bile bırakılmamış!

Kimse “Almanya’da da böyle hükümler var” demesin; Almanya’daki sınırlı iktidar ve bağımsız yargı kurumları bizde de olmadan, bunun bir anlamı yok.

İşte tutuklama hükümleri bizde ve AB’de aynı, ama ayni şekilde mi uygulanıyor?

ÖNCE HUKUK

İktidar adım adım otoriterleşmeye başladığı 2011 seçimlerinden sonraki yıllarda gerek hukuk düzeninde gerek Merkez Bankası gibi kurumlarda, 2016’dan itibaren de yargıyı değiştiren kanunlarla kendi otoritesini güçlendirdiğini düşündü.

Doğrudur, öyle oldu.

Fakat hukuka güvenin sarsılması ekonomiyi nasıl etkiledi görüyorsunuz: Dünya ekonomisindeki payımız 2013’te yüzde 1.24 iken, 2019’de yüzde 0.86’ya düştü?

Yoksullukla mücadele için de hukuk ön şartmış, değil mi?

Yolsuzluklar mı?.. AB Birliği İlerleme Raporlarında Ankara’yı şeffaflık yasalarını çıkarmadınız diye eleştiriyor!

Artık görmeliyiz, her işin başı hukuk, hukukun üstünlüğü… O aşınırsa iktidarlar da aşınıyor işte.

TEBRİK: Değerli okurlarımın Kurban Bayramı’nı tebrik ediyor, mutlu sağlıklı nice bayramlar diliyorum.

Taha Akyol/Karar