Fikir ve Analiz Amerika'nın İran Aleyhindeki Yeni Yaptırımları



ID:60292
Yayınlanma:
01 Ağu 20

Trump hükümeti İran'ı kendi yasa dışı ve gayrı meşru taleplerine karşı teslim almak için, BERCAM nükleer anlaşmasından çıkmasının ardından Mayıs 2018'den itibaren Tahran'a karşı maksimum baskı siyasetini izleyerek yaptırımlar uygulamıştır. Yaptırımların sonuçsuz olmasına rağmen Washington hala aynı süreci devam ettirmekte ısrarcıdır.

Amerika dışişleri bakanı Mike Pompeo 30 Temmuz Perşembe günü Tweet paylaşımında İran'ın metal sektörüne yönelik  yaptırımları arttıracaklarını bildirerek, "Bugün İran'ın balistik füze, askeri ve nükleer programlarını hedef almak için bu ülkenin metal sektörüne yönelik yaptırımları  arttırdık.  İran'a 22 çeşit metal türünün bilinçli olarak  gönderilmesi yaptırımlara tabi tutulacaktır.  İran normal bir ülke gibi davranana kadar baskılarımız devam edecektir." Yazdı.

Amerika dışişleri bakanlığı ise Pompeo'nun Tweet'inin ardından yayımladığı bildiride yaptırımın detaylarını bildirdi.  Bildiride 22 çeşit metalin İran'ın füze, nükleer ve askeri alanları ve hedefleri ile ilgili olduğu öne sürülerek İran'a aktarılmasını yasakladı. 

Bundan önce Amerika başkanı Trump 8 Mayıs 2019'da, 13871 sayılı başkanlık kararını imzalayarak İran'ın  demir, çelik, alüminyum ve bakır sanayisini yaptırımlara tabi tutmuştu. 

Washington, İran aleyhinde tarihin en ağır yaptırımlarını uygulayarak maksimum baskı kampanyası çerçevesinde kendince Tahran'ı Pompeo'nun 12 maddelik şartnamesindeki talepleri karşısında teslim almak istiyor. 

Buna rağmen İran halkının örnek teşkil eden direnişi,  Trump hükümetinin acziyetine yol açmıştır. Bu çerçevede Trump hükümeti, İslam İnkılabı Muhafızlar Ordusunu terörist organlar listesine almak, Devrim Muhafızları Ordusu Kudüs Kuvvetleri Komutanı şehit Korgeneral Kasım Süleymani'ye terör saldırısı düzenlemesi gibi kışkırtıcı girişimlere yönelmeye ilaveten bazı kişiler ve şirketleri de farklı bahanelerden dolayı özellikle de İran'a ekonomik yardımda bulunma bahaneleri ile yeni yaptırımlara tabi tutmuştur. 

Şimdi de Washington haddini aşarak İran'la 22 çeşit metalin ticaretini de yaptırımlara tabi tutmuştur. Bu adım bir yandan Trump hükümetinin İran'a yönelik yaptırımlarda sınır tanımadığını ve bir diğer yandan da maksimum baskının Tahran'ın yaklaşımı ve tavırlarını değiştirmediğini sergiliyor. 

Bu gerçekler ise Trump hükümetinin üst düzey makamları tarafından da itiraf ediliyor. 

Amerika dışişleri bakanı Mike Pompeo Senato meclisi dış ilişkileri komitesi oturumunda Amerika siyasetlerinin İran'ı etkileme hususundaki soruya, "Maksimum baskı kampanyası, etkili olsa da  asıl hedefi sayılan İran devletinin   tavırlarının değişmesine yol açmamıştır." Cevabını verdi.

Amerika başkanı Trump BERCAM nükleer anlaşmasından çıkıp maksimum baskı siyasetini uygulayarak İran'ı sözde daha iyi bir anlaşma doğrultusunda müzakere masasına oturtacağını öne sürmüştü. Amerikalı yetkililer defalarca maksimum baskı siyasetinin özellikle de İran'ın ekonomisine darbe vurmakta etkili olduğunu iddia ettiler. Nitekim Pompeo da Perşembe günü  Amerika'nın tek yanlı yaptırımların  İran'ın petrol gelirlerinin yüzde 90 oranında azalmasına yol açtığını iddia etti. 

Amerika'nın İran aleyhindeki ağır baskılarına ve bu sürecin iki yıl kadardır sürmesine rağmen Trump hükümeti İran'a karşı hedeflerine ulaşamamıştır. Bu yüzden özellikle de Kasım 2020 başkanlık seçimleri arifesinde, Amerika'daki farklı siyasi gruplar tarafından eleştirilere maruz kalmıştır. Trump'ı eleştirenler İran'a karşı etkin ve belli stratejiye sahip olmamakla Tahran ile gerilimleri boşuna tırmandırmak ve Amerika'yı ortaklarından uzaklaştırmakla suçluyorlar. 

Senatör Chris Murphy ise şöyle diyor: Trump'ın siyasetleri İran'ın güçlenmesine ve Amerika'nın zayıflamasına neden olmuştur. "
Aynı zamanda koronavirüs salgını sırasında İran'a yönelik yaptırımların artması da Trump hükümetinin hiçbir insani hususa önem vermediğini gösterdi.

Nitekim uluslararası ilişkileri hocası Cemal Zehran da, "Koronavirüs sırasında Amerika'nın İran'a yaptırımları devam ettirmesinin insanlık karşıtı bir cinayet olduğunu" söyledi.

Gerçi Trump hükümeti İran'a karşı maksimum baskıları arttırmayı diretiyor, ancak bu alandaki girişimleri İran'ın ekonomisine olumsuz etkiler yapsa da seçim kampanyalarında İran'a karşı kazanımları hakkında konuşacak hiçbir şeyi olmayacaktır.