Fikir ve Analiz İran, neden Donald Trump için tutuklama emri çıkardı? / Negar Mortazavi



ID:59185
Yayınlanma:
06 Tem 20

ABD işine gelince kuralları delerken Interpol gibi uluslararası kurumları da kendi yararına kullanıyor

Tahran savcısı Ali Elkasımer, İran yargısının üst düzey İranlı General Kasım Süleymani suikastı nedeniyle bugün (30 Haziran) Donald Trump için tutuklama emri çıkardığını ve Interpol'den yardım istediğini söyledi. Arama emrinin cinayet ve terör suçlamalarıyla çıkarıldığını da sözlerine ekledi.

 
Uluslararası Kriminal Polis Teşkilatı, yani Interpol, daha sonra "siyasi, askeri, dini ya da ırksal nitelikteki" faaliyetleri üstlenmediğini söyleyerek suç duyurusunu reddetti.
 
İran'ın Donald Trump için çıkardığı tutuklama emri nispeten cesur bir siyasi hamle olarak görülse bile ABD Başkanı için herhangi bir yasal sonuca yol açması pek mümkün değil. Ama yine de uluslararası organların rolüne dair sorulara dikkat çekerek bunları gündeme taşıyor. İran, uluslararası sistemi tam da ABD'nin kullandığı gibi kullanıyor. Ulusal İran-Amerikan Konseyi'nin Kıdemli Araştırma Üyesi Assal Rad, uygun gördüğü zaman ABD'nin uluslararası yükümlülükleri ve kanunları açıkça görmezden geldiğini fakat "düşman" gördükleri aleyhinde olay yaratmak istediğinde meşruluk sağlamak için bu küresel sistemleri kullandığını ifade etti.
 
Rad, bu açıdan bakıldığında İran'ın hamlesinin, bunu yaparken kendi ikiyüzlülüğünü de ortaya koysa bile, daha çok ABD ikiyüzlülüğüne karşı tepki uyandırmayı ve kafa yormaya zorlamayı amaçlıyor gibi göründüğünü sözlerine ekledi.
 
Ocak ayında Bağdat Uluslararası Havaalanı yakınında General Süleymani'nin ve diğerlerinin öldürülmesini Başkan Trump emretmişti. Bu, İran ve ABD'yi savaşın eşiğine getiren büyük bir gerginlik olarak görüldü.
 
Daha sonra Trump yönetimi, Süleymani'nin yakın zamanda yaşanması olası saldırılarını önlemek için suikast emrinin verildiğini öne sürdü ama askeri çatışmaya yaklaştıran gereksiz bir adım olduğu gerekçesiyle cinayeti Kongre'de eleştiren çok sayıda Demokrat parlamenterin birden fazla kez talep etmesine rağmen bu iddiayı desteklemedi.
 
Washington'daki Atlantic Council'de geçici üye olan Sina Azodi, bana "Yasal açıdan bakıldığında, eğer tehdidin yakın zamanda gerçekleşmesi olasıysa ve harekete geçmekten başka seçenek yoksa, ülkeler aslında hedef gözeterek öldürmeyi kullanabilir" dedi.
 
Bununla birlikte Trump yönetimi, şimdiye kadar Süleymani'nin gerçekten de "yakın zamanda yaşanacak" bir tehdit için hazırlandığına ve onu öldürmenin tek seçenek olduğuna dair güvenilir bir kanıt sunamadı.
 
İran, Süleymani'nin öldürülmesinin ardından intikam yemini etmiş ve Irak'ta ABD kuvvetlerine ev sahipliği yapan askeri üsse füzeyle saldırarak misilleme yapmıştı. İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani de Mart'ta, "Amerika büyük generalimize suikast düzenledi ve bunun peşini bırakmayacağız" demişti. Bugün Trump için çıkartılan bu tutuklama emri siyasi dahi olsa unutmak istenmediğine vurgu yapıyor.
 
Geçmişte İranlı yetkililer, yabancı ülkelere yaptıkları seyahatlerde suçluların iadesiyle ilgili kararlarla baş etmek zorunda kalmıştı. Arjantin, eski İran Dışişleri Bakanı Ali Ekber Velayati seyahat ederken 1994 AMIA saldırısındaki rolü için emirler çıkarmıştı ve yine Arjantin'in çıkardığı bir emir yüzünden eski Savunma Bakanı Ahmed Vahidi de Bolivya'ya yaptığı geziye ara vermek zorunda kalmıştı. Nükleer İran'a Karşı Birleşim'in (UANI) Politika Direktörü Jason Brodsky, bana İran'ın şu anda bu tür taktikleri ABD'ye karşı kullanmaya çalıştığının açık olduğunu söyledi.
 
İran ve ABD arasındaki 40 yıllık husumette çoğu zaman olduğu gibi, bu tutuklama emri de iç siyaset boyutuna sahip. Tutucuların kontrolündeki İran yargı sistemi tutuklama emirlerine öncülük ederken ılımlı Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani yönetimindeki Dışişleri Bakanlığı bu konuda sessiz kaldı. Olayın bu iki hükümet grubu arasında nasıl gelişeceği ise hala bir muamma.
 
 Negar Mortazavi/Independent
 
Bu makale kaynağından aslına sadık kalınarak çevrilmiştir. İfade edilen görüşler 7Sabah'ın editöryal politikasını yansıtmayabilir.