Görüş ve Düşünce Seyyid Nasrallah'ın Beyrut patlaması sonrasında yaptığı konuşmada öne çıkanlar



ID:60691
Yayınlanma:
10 Ağu 20

Lübnan siyasetinde en önemli olan Hizbullah'ın Genel Sekreteri Seyyid Hasan Nasrallah'ın konuşmaları büyük bir dikkatle takip edilir. Sadece Lübnan içinde değil dünyada da Seyyid Nasrallah'ın konuşmaları büyük bir dikkatle takip edilir. Hatta en çok da en büyük düşmanı olan Siyonist İsrail yetkilileri ve kamuoyu tarafından bu takip karşılık bulur.

Lübnan siyasinin en etkili unsuru olan Hizbullah'ın Genel Sekreteri Hasan Nasrallah'ın başkent Beyrut Limanı'nda gerçekleşen büyük patlamadan sonra gerçekleşen konuşması büyük bir ilgi ile takip edildi. Aslında Seyyid Nasrallah'ın bütün konuşmaları büyük bir dikkatle takip edilir. Özellikle de Siyonist İsrail rejiminin yetkilileri ve kamuoyu Seyyid'in konuşmalarını takipte herkesten öndedir. Hatta İsrail'deki kamuoyu kendi siyasi önderlerinden çok Hasan Nasrallah'ın ne dediğine kulak kesilir.

Beyrut Limanı'nda gerçekleşen büyük patlama sonrasında Seyyid'din konu hakkında nasıl değerlendirme yapacağı herkesin merak konusuydu. Tarihe not düşmek adına konuşmanın öne çıkan kısımlarını ilginize sunuyoruz...

Seyyid Nasrallah: “Direniş Hayfa limanını Beyrut limanından daha iyi biliyor”

Hizbullah Genel Sekreteri Seyyid Hasan Nasrallah, Beyrut limanını sarsan patlamayla ilgili ilk konuşmasında İsrail, Uluslararası Mahkeme ve korona krizi konularına değinmeye niyetlenmişti, ancak sadece Lübnanlıları acıya boğan büyük patlama felaketi hakkında konuştu. Lübnanlı politikacıları eleştiren Seyyid Nasrallah, aralarındaki anlaşmazlıkları aşmaları çağrısında bulundu.

Ayrıca Hizbullah'ın Beyrut limanı ile herhangi bir alakası olduğuna yönelik iddiaları da kesin bir dille yalanlayan Hasan Nasrallah, şu sözleri kullandı: “Hizbullah, bu limanı ne yönetiyor, ne kontrol ediyor ne müdahale ediyor ne de orada neler olup bittiğini biliyor. Evet, Direniş Hayfa limanında neler olup bittiğini Beyrut limanından çok daha iyi biliyor. Çünkü Beyrut limanından sorumlu değil.”

Seyyid Nasrallah konuşmasında, gerçeklerin çok hızlı açığa çıkacağını vurgulayarak, çünkü bu konunun karmaşık olmadığı ve cezai soruşturmanın olanları hızlıca ortaya koyabileceğini belirterek Lübnanlıları sahtekârlık yaparak patlama konusunda kışkırtmalar yapan medya organlarını ifşa etmeye çağırdı.

Seyyid Nasrallah konuşmasında “Bizler hem insani, hem ulusal anlamda ve tüm standartlara göre büyük bir felaket yaşıyoruz. İnsani sonuçları olan ve toplumsal, ekonomik alanlarda da büyük yansımaları olan bir olay ile karşı karşıyayız” sözlerini kullandı.

Patlamadan dolayı hayatını kaybeden tüm şehitlerin ailelerine baş sağlığı dileyen Seyyid Nasrallah, patlamanın bölgeler ve mezhepler ötesi olduğu ve tüm bölgeye zarar verdiğini ifade ederek şu sözleri ekledi: “Lübnan'ın modern tarihinde görülmemiş olağanüstü bir olay ile karşı karşıyayız. Bu durum, olayın büyüklüğü ve istisnai olması nedeniyle her seviyede istisnai bir şekilde ele alınmayı gerektiriyor.”

Seyyid Nasrallah bu felaketin devletin yanı sıra halk boyutu da olduğuna vurgu yaparak sivil toplum kuruluşlarının da hızlı bir şekilde işe koyulduklarına dikkat çekti. Hizbullah'ın tüm kuruluşları ve maddi manevi varlığının devlet ve halkın tasarrufunda olduğunu belirten Hasan Nasrallah şu sözlerle devam etti: “Lübnan'a yaptığımız tüm yardımlara, karşılıklı muhabbetimize ve özellikle Lübnanlılar arasında yeniden birleşmeye çağrı yapan ziyaretlere olumlu bakıyoruz” dedi.

“Küresel düzeyde büyük bir sempatiye tanık olduk. Başta Fransa Cumhurbaşkanının ziyareti olmak üzere Lübnan'a tüm yardımlar ve ziyaretleri olumlu buluyoruz” diyen Nasrallah şu ifadelerle devam etti: “Lübnan için yabancı sahne olumludur. Çünkü Lübnan'ın karşı karşıya olduğu kuşatma ve zorluk halinden çıkış için fırsat kapısı açmaktadır.”

Yaraların sarılması, yangının söndürülmesi ve enkazın kaldırılması için her olayın bir fırsat olarak değerlendirilmesi gerektiğine vurgu yapan Seyyid Nasrallah, “Felaketin ilk saatlerinden beri bir takım siyasi ve medya güçleri patlamanın Hizbullah depolarını hedef aldığını söylüyor. Bu sözler Hizbullah'ın sizleri helak ettiği anlamına geliyor. Bunlar sizin suçlamalarınızdır.”

Seyyid Nasrallah “Beyrut patlamasında Hizbullah ve halkın verdiği kurbanlar vardır. Hizbullah'ın silah deposu olduğu söylemlerinin ise haklı yanı yoktur” diyerek, geçmişte ve bugün bu limanda Hizbullah'a ait silah ya da herhangi bir şey olduğuna yönelik iddiaları kesin bir dille yalanladı, incelemelerin bunu kanıtlayacağını vurguladı.

Hizbullah'ın limanı ne yönettiği, ne kontrol ettiği ne de buradaki işlere müdahale ettiğini vurgulayan Seyyid Nasrallah, “Hizbullah bu limanda neler olup bittiğini bilmiyor. Evet, Direniş Hayfa limanında neler olduğunu, Beyrut limanından çok daha iyi biliyor. Çünkü Beyrut limanından sorumlu değil” sözlerini kullandı.

Gerçeklerin çok hızlı ortaya çıkacağını dile getiren Nasrallah, çünkü bu meselenin karmaşık olmadığı ve cezai soruşturmanın olan biteni hızlı bir şekilde ortaya çıkaracağını vurgulayarak, Lübnanlıları sahtekârlık yaparak patlama konusunda kışkırtmalar yapan medya organlarını ifşa etmeye çağırdı.

Nasrallah, bugünün ahlaki olarak siyasi hesapların çözüm günü değil yaraların sarılma günü olduğunu vurguladığı konuşmasında, “Bu felakete sebep olanlara karşı, kimseyi korumadan, hiçbir parti ya da mezhepçi hesap yapmadan şeffaf bir soruşturma yapılmalı ve adil bir ceza verilmelidir” dedi.

Eğer Lübnan Ordusu tüm Lübnanlıların güvendiği bir pozisyondaysa, soruşturmanın orduya devredilebileceğini belirterek, yetkililer ve siyasi sınıfın bu olayı ele almalarının Lübnan ve Lübnanlıların kaderini etkileyeceği, çünkü bir devlet kurmak için umut olup olmadığını bunun belirleyeceğini ifade etti. Eğer devlet ve hem iktidar hem de muhalefetten siyasi sınıf bu olayda bir sonuca ulaşamaz ve failleri yargılayamazsa, işte o zaman devlet kurma umudunun kalmadığının söylenebileceğini belirtti.

Bu felaketle ilgili gerçeğin açığa çıkması ve sorumluların hiçbir koruma olmaksızın yargılanması gerektiğini söyleyen Hizbullah lideri, aksi halde bir sistem ya da varlık krizi patlak vereceğini söyledi.

Seyyid Hasan Nasrallah sözlerinin sonunda bu faciadan Lübnan devletinin ve halkının dayanışma ve yardımlaşma için kullanması gereken bir fırsat doğduğuna dikkat çekti.

Kaynak: Raialyoum
Çeviri: Merve Soydaş/İntizar