Kitap Evveli aşk ahiri aşk



ID:60799
Yayınlanma:
12 Ağu 20

Modern hayata direnmeye devam eden meddahlık kültürünün son temsilcilerinden olan Mehmet Beyazıt, meddah kıssalarını “Avcı Kekliği” adlı kitabında bir araya getirdi. Kitapta tasavvuf konularına farklı bir bakış getirilirken nefis terbiyesini ve seyr u sülûk meddah diliyle anlatılıyor.

SALİH ZEKİ MERİÇ

Mehmet Beyazıt, yaşayan son meddahlardan birisi. Meddah geleneği modern hayata direnmeye devam eden, kökleri derin ve çok anlamlı bir anlatı geleneği. Hayatımızı modern alışkanlıklar işgal etse de, küçük büyük herkes teknolojinin efsunlu dünyasına müptela olsa da zaman zaman durup bizi bu güne getiren bazı değerleri aramak, bulmak ve izinden gitmek gerekiyor.

Başta Türk tiyatro geleneğinin temel taşlarını oluşturan yapıtlar olmak üzere, sözün ve hislerin aktarılmasında önemli bir araç olarak kullanılan meddah geleneği de türü azalmış sanatlar sınıfına girmek zorunda bırakıldı.

İslam ve sanatın bir türlü sağlam bir zemine oturtulamadığı coğrafyamızda son yüz yılda da ideolojik kavgalar ve Doğu- Batı çatışmasının sesleri arasında sanat hep akim kaldı ve İslam mensubu olan insanlar bir nevi sanat muktedirliğine sahip olamadı. Muktedir oldukları alanlar ise baskın müstevli akıl tarafından ötekileştirildi ve tahkir edildi. Oysa bize ait olan gösteri sanatları diyebileceğimiz Hacivat-Karagöz, Meddahlık, Ortaoyunu gibi sanatların çıkış felsefesinde insan ve insanın yüceliği düşüncesi yatmaktadır.

ASIRLIK EĞLENCE

Belki içinde insanları eğlendirmek ve güldürmek unsurları barındırsa da yıllar içinde olgunlaşan bu söz sanatlarının vermek istediği mesaj insanın kemale ermesi, varlığının gayesinin farkında olması ve kendini tanımasıdır. Zaten Avrupa menşe’li sanatlarla Doğu ve İslam kaynaklı sanatların en temel ayırıcı noktası da burasıdır. Avrupa menşe’li sanatların temelinde kilise vardır. Opera, başlı başına bir kilise ayini ritüelidir. Bale, insanın bedenini kutsallaştıran ve hatta beden istismarı yapan bir sanat anlayışının ürünüdür. Dolayısı ile biri gönle ve ruha hitap ederken diğeri ruhu yok sayan, fiziki güzellikte derinlik arayan bir anlayışın ürünüdür.

Ülkemiz topraklarından neş’et etmiş ve tamamen bize ait olan Meddahlık geleneği ise bir konuyu oynayarak anlatma sanatıdır ve İslam ülkelerinde oldukça yaygın bir gelişme alanı bulmuştur. Öbür gösteri türlerinde güldürüye ağırlık verilmesine karşılık meddahlıkta acıklı, duygusal, dinsel ve kahramanlıkla ilgili konulara rahatlıkla yer verilebiliyor. Aynı zamanda kıssahan diye anılan meddahlar, sarayda olduğu gibi halk arasında da büyük ilgi görmüş, özellikle kahvehanelerde İstanbullular’ın eğlence gereksinimini yüzyıllar boyunca karşılamıştır.

Meddah Kıssaları üst başlığı ile yayınlanan “Avcı Kekliği”nde yazar Mehmet Beyazıt, hayatını verdiği bu sanatı bir manada tecrübelerinin özü olarak okuyuculara sunmuş. 65 yaşındaki Beyazıt, 1972’den 79’a kadar bine yakın yer dolaşmış ve Anadolu insanından “kendini ve haddini bilme” dersleri almış. Deneyimli sanatçı, tasavvuf konularına farklı bir bakış açısı getirirken insanın nefis terbiyesini, seyr u sülûkunu ve kemâle ermesini bir meddah diliyle anlatmış. Herkesin kendince dersler çıkartabileceği zengin bir muhteva sunan kitap, dinlemek ve dinlenmek için okunması gereken müstesna eserlerden biri.