Yazarlar İYİLERİN DUASINDA YER ALMAK GÜZELDİR..!



ID:61883
Yayınlanma:
01 Eyl 20

 “Duanın kabulünün ertelenmesi seni ümitsizliğe düşürmesin, Şüphesiz ki İhsan niyet ölçüsündedir, Bazen isteyenin sevabı büyüsün ve veren kimsenin ihsanı çoğalsın diye icabet ertelenir.”(Hz.Ali as)

Bilge bir Arifi gördüler; bir elinde meşale, diğer elinde su testisi, bir yöne doğru gidiyor...

Dediler:

– Hayırdır hocam, nereye böyle?!

Dedi:

– Hiç, cennete, oradan da cehenneme gidiyorum.

– Niye peki?

– "Cenneti ateşle yakmaya, cehennemi de suyla söndürmeye... Ta ki insanlar cennette zevkü sefa sürme sevdasıyla ve cehennem ateşi korkusuyla değil de Allah'a sadece O'nun aşkıyla ibadet etsinler diye..."

Beşer için Zevk ve korku arasında bir anlamda fark yoktur ikisine de hakikatte köle ve tüccar mantığı hakim.!

Hz. Ali(as) "İnsanlar üç şekilde ibadet ederler, Birincisi tüccarların ibadeti, İkincisi kölelerin ibadeti, Üçüncüsü Hür'lerin ibadeti"

Hürl'erin ibadetine ihlas-ı Mahd hakimdir, Bu türden bir ihlas masumlarda söz konusu olsa da, Duamız ya Rabbi bize de bu ihlastan nasip et, Fatiha suresindeki sırat-el müstakim ehli olmayı bütün ruhumuzla dilemek, ve bu eksende hayatın tüm pratiklerinin müdavimi olabilmektir.

Gencin biri Hz. Musa’ya şöyle dedi:

Ey Musa! Allah’ın benim ibadetime ihtiyacı mı var,

O’na ne faydası var bu ibadetimin?

Niçin bu kadar ısrar ediyor ibadet etmem konusunda?

Hz. Musa şöyle cevap verdi:

Gençliğimde Hz. Şuayip peygamber için çobanlık yapıyordum.

Günlerin birinde oldukça zayıf bir keçi büyük bir kaya parçasının üzerine çıkmış ve oradan aşağı inemiyordu.

O yüksek yerden düşüp ölmesi an meselesiydi;

Bin bir zahmet ile o yüksek kayanın üzerine çıktım ve keçiyi kucağıma aldım ve ona şöyle hitap ettim:

“Ey keçi, benim senin peşinden bu kadar koşuşturmam, sana seslenmem seni satıp altın yada gümüş ile cebimi doldurmamdan dolayı değil.

Biliyorsun ki Musa’nın paraya pula ihtiyacı yok.

Benim senin peşinden koşup sana seslenmelerim hepsi senin içindir.

Kurdun biri gelir ki sen onu tanımıyorsun, görmüyorsun da geldiğini, benden uzak olman ona av olman demektir.

Bu yüzden peşinden koşuşturuyorum.

Ey Genç Adam! Şunu bil k;i senin ve benim ibadetimden dolayı Allah kar da etmez zarar da etmez.

İbadetimizi istiyor çünkü kendisinden uzak olmamamızı istiyor ki şeytana av olmayalım.

”Ve kim, rahmanı anmadan yüz çevirirse ona bir Şeytan musallat ederiz, artık o, arkadaş olur ona.”(Zuhruf Suresi/36)

Hakikatte Dua ve ibadet toplumun Psiko sosyal karantinası olmakla beraber, aynı zamanda Ekonomik teminatıdır.

Bilim adamı Prof.Allex Carrel'idinleyelim.

"Eğer Allah'a İbadet ve Dua'yı toplumdan alırsak toplumun ölüm tezkeresini imzalamış oluruz..!!"

Cahil ve Hain olmayan herkes bilir ki, İslam, Siyasetiyle, İbadetiyle, Dünya düzeni ve sosyal yaşamıyla bir bütünlük içindedir.!!

Allah-u Teâlâ buyuruyor ki, Şüphesiz ben beş şeyi beş şeyde karar kıldım İnsanlar bunları beş farklı şeyde ararlar ancak hiçbir zaman bulamayacaklar:

Bir; İzzet ve şerefi kendi itaatimde karar kıldım. Lakin İnsanlar hâkimlerin ve sultanların kapısında arıyor fakat asla bulamayacaklar.

İki; Rahatlık ve Huzuru cennette karar kıldım. Lakin İnsanlar dünyada rahatlık arıyor fakat hiçbir zaman bulamayacaklar.

Üç; İlmi ve bilgiyi açlıkta karar kıldım. Lakin İnsanlar onu toklukta arıyor, fakat hiçbir zaman bulamayacaklar.

Dört, Rızamı ve hoşnutluğumu, insanların kendi nefislerine muhalefet etmede karar kıldım. Lakin İnsanlar benim rızamı bana muhalefet etmekte arıyorlar. Hiçbir zaman bulamayacaklar.

Beş, İhtiyaçsızlığı kanaatte karar kıldım. Lakin İnsanlar dünya malında arıyorlar fakat hiçbir zaman bulamayacaklar.

(Esrar-ı Mirac kitabı, ismail Gulpeygani s.38)

İnsanda Nefs ve tercih imkânı olduğu sürece Hayatın mutlak hakimi Rab'ül Alemine Muhtaç olmadan salt kendi çaba ve tercihleri ile Sırat-el Müstakimi yakalaması da muhaldir. Her şey insanla güzelse insan da, Kusursuz olan Allah'la olduğu sürece güzeldir.

Herkes servet ve konforu artırtmanın belasına düşmüş bu da çağdaş insan için en büyük musibettir, Çünkü hayatın ve ihtiyaçların hızlı gelişmesi Rab’ıyla olan irtibatına ve beraberliğine kara bulutlar gibi çökmüş ve nefsani arzularına kurbanlıklar üretmeye devam ediyor. Hayatın çarkları arasına sıkıştığı zaman Rab’ıyla pazarlıklar üreten ve beyni felç edilmiş bu çağın insanı rahmete uygun bir duanın ferasetinden de yoksundur.

Büyük muhakkik Molla sadra(ra) dinleyelim;

"İnsan hayatın iniş çıkışları içinde bazen bir taşa çarpar ve herkesten umudunu kestiği zaman, içerden bir ses O'na gel der, İşte o Allah'tır."

Yüce Allah'ın gel dediğine Lebbeyk diyenlere selam olsun.

İbrahim Ethem Hazretleri, tâcı tahtı terk ediyor, Seneler sonra Kendi YAPTIRDIĞI camide yatsı Namazı kılıyor, Dışarıda kar var, hava çok soğuk, "Şurada kıvrılayım da sabah olunca giderim” diye düşünüyor, Caminin bekçisi geliyor...

Bekçi: “Ne yapıyorsun burada” diyor...

İbrahim Ethem: “Müsaade et şurada yatayım, Sabah Namazından sonra gideceğim” diyor,

Bekçi bacağından tutuyor onu ve “İBRAHİM ETHEM SENİN GİBİ ÇULSUZLAR İÇİN YAPTIRMADI BU CAMİYİ” diyor ve bacağından sürükleye, sürükleye, kafasını merdivenlere vura vura atıyor onu dışarıya atıyor..

İbrahim Ethem “Ben bu camiyi yaptırdım” diyemiyor KİBİR olur diye, Çaresiz şehre gidiyor, Her taraf kapalı, sadece bir yer açık, bir ekmek fırını.... Kapıyı çalıyor ve sabaha kadar oturma müsaadesi istiyor, Orada çalışan işçi “Geç otur” diyor, Aradan bir-iki saat geçiyor, Sabah ezanı okunmaya başlıyor, Okunduktan sonra işçi dönüyor...

“Hoş geldiniz nereden gelip nereye gidiyorsunuz isminiz ne?" diyor

İbrahim Ethem de; “Ben iki saattir burada oturuyorum şimdi mi geldi aklına sormak” diyor...

Fırıncı “Ben bu fırında işçiyim, İki çocuğum var, iki de yetime bakıyorum, Ben onlara şimdiye kadar HARAM LOKMA YEDİRMEDİM, Senin geldiğin vakit benim mesai saatim dâhilindeydi, Ezan okundu mesaim bitti, Seninle istediğin kadar konuşabiliriz, şimdi KAZANCIMA HARAM karışmaz” diyor...

İbrahim Ethem “Sen ne güzel adammışsın, Sen ALLAH’tan bir şey isteyip de olmadığı vaki oldu mu..?” diye soruyor,

“Ben Allah’tan ne istediysem verdi, Fakat ALLAH’tan bir şey istedim, Onu bana vermedi, ALLAH’a yalvardım, bana İbrahim Ethem Hazretlerini göster diye, bana onu göstermedi” diyor...

“O ALLAH ÖYLE BİR ALLAH Kİ" diyor İbrahim Ethem Hazretleri “İBRAHİM ETHEM'İN BACAĞINDAN SÜRÜKLEYE, SÜRÜKLEYE, KAFASINA VURA VURA GETİRİR SANA GÖSTERİR, SEN YETERKİ YÜREKTEN İSTE" diyor...

 

Sevenin sevdiğinden istediği tek şeydir DUA...

Ayrı bedenleri bir muhabbette birleştirendir DUA...

Çaresizken sığındığımız tek limandır DUA...

Kulun RABBİY'le hususi buluştuğu andır DUA...

"YOKSULUN EKMEK KAPISI, DERTLİNİN DERMAN KAPISIDIR DUA. MAZLUMUN TEK SIĞINAĞIDIR, ALLAH İLE ARASINDA PERDENİN OLMADIĞI İÇTEN YAKARIŞTIR."

Kötü duygular ömrü yıpratır,

Güzel duygular muhabbeti artırır,

Kötü insanlar kapı kapatır,

İyi insanlar kendini aratır...!

“Allah’ı bulmak kolaydır,Allah’ı bulan insanı bulmak oldukça zordur.”(Muhyedin-i Araba ra)

İbrahim Ethem'e(r.a) sormuşlar.

Ettiğimiz dualar neden kabul olmuyor.?

Oysa Yüce Allah Kur'an'da "Bana dua edin, Duanızı kabul edeyim" buyurmuş;

Cevaben; Duanızın kabul edilmemesi şu sekiz şeydendir..!

1-Hakkı bilirsiniz buyruğunu tutmazsınız,

2-Peygamberi bilirsiniz sünnetini yerine getirmezsiniz,

3-Kur'an okursunuz fakat Onunla amel etmezsiniz

4-Hak Teala'nın nimetlerini yersiniz 0'nun Şükrü’nü eda etmezsiniz,

5-Cenneti bilirsiniz O'nu kazanmak için gayret etmezsiniz,

6-Cehennem'i bilirsiniz endişe duymazsınız,

7-Ölüm vardır dersiniz, hazırlanmazsınız,

8-Ölüleri'nizi kendi elinizle kabre koyarsınız lakin ibret almazsınız,

Böyle olunca bu kadar gaflette olan bir kimsenin duası nasıl müstecap ola.!!!

"YOLUNU GÜNAHLARINLA KAPADIĞIN HALDE DUANIN İCABETİNİ GEÇ SAYMA."(HZ..ALİ AS)

RABBİM Fırıncının Duası gibi İHLASLA Dua yapabilmemizi Nasip etsin, Dualarda ve nice Ma'ruflarda kavuşmak  temennisiyle....