Gündem Bülent Arınç, Hizbullah-İsrail savaşındaki detayı ilk kez anlattı



ID:65523
Yayınlanma:
29 Eki 20

Eski Meclis Başkanı ve Cumhurbaşkanlığı YİK Üyesi Bülent Arınç, 2006 yılında yaşanan Hizbullah-İsrail savaşına dair önemli bir detay paylaştı.

TV5'e konuşan Arınç, o dönemde meclis başkanı olarak İslam İşbirliği Teşkilatı’nı toplantıya çağırdığını ve toplantı için yeterli çoğunluğu sağlayamadıklarını dile getirdi.

Arınç şöyle konuştu:

Zannediyorum 2006 veya 2007 yılındaydı, Lübnan’ı İsrail, büyük bir hınçla bombaladı. Yer üstünde yer kalmadı. Enkazların içinden çocuklar, babalarının, annelerinin kollarında çıkmaya başladı. Ben de o zaman Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı olarak, İslâm Konferansı Örgütü’nün 57 ülkesinden bir tanesi Türkiye, ama çok önemli bir ülke, Lübnan Meclis Başkanı dedi ki halen Meclis Başkanıdır, olağan üstü bir toplantı yapmamızı rica etti. Yani İsrail’in Bu saldırılarına karşı İslâm Konferansı Örgütü’nün de bir mukabil açıklama yapması, beraberliğimizi göstermesi ve mukabil ne yapılabilecekse onların konuşulması için. Ben, memnuniyetle karşıladım ve İran da Suriye de talip oldu. O zamanki Suriye, bugünkü Suriye değil. Mahmud El Abraş isminde bir meclis başkanı vardı. Öbür tarafta bir başkası…’Yer olarak biz de hazırız. Olağanüstü toplantıya biz ev sahipliği yapalım’ dedi. Hayır, bu Türkiye’ye düşer dedim. Ben, İstanbul’da toplanmak üzere hepsini davet ettim. İslâm Konferansı Örgütü’nün tüzüğünde yazıyor ki, olağan üstü toplantılar için en az üçte bir ülkenin, yani 20 civarında ülkenin “Tamam, biz geliyoruz” demesi lazım. Aylardan temmuz veya ağustos, biz o 20 üye ülkenin müracaatını alamadık. Hepsini tek tek aradım. Kimisi yaz tatilinden bahsetti, kimi ‘İsrail, her zaman bunu yapar; her defasında mı toplanacağız?’ dedi. Ne Afrika’daki ülkeler, ne Orta Doğu’daki ülkeler, vicdanları yanık, canlıları yanmış bir şekilde bu toplantıya gelmeyi kabul etmediler. Biz, olağan üstü toplantı yapamadık. İşin acı tarafı budur.

“Bu kuruluşların hiçbirisinde hayat unsuru yok”

Bunların hepsi bir kâğıt üstünde berabermiş gibi görünen ama şu an itibarıyla Suudi Arabistan’ın güdümünde olan teşkilatlardır. Çünkü genel sekreter onlardan seçildi, maddi imkânları Suudi Arabistan veriyor ve o ne derse o oluyor. Bizim dönemlerimizde gene biraz bazı konularda hassasiyet gösterilirdi. Bu kuruluşların hiçbirisinde hayat unsuru yok. Unutmayalım ki Amerika, İsrail ile birlikte bunların çoğunu şimdi teslim aldı. İkili anlaşmalar yapmak suretiyle İsrail’in etrafında birleştirdi. Ta ki Afrika’dan Sudan’ı dahil etmeye kadar. Allah hepimize uyanıklık versin. Bu akşam bunun için de ayrıca dua etmemiz lâzım.” (islamianaliz)