Yazarlar İran'a Muhabbet Duymanın Nedenleri ve Niçinleri



ID:69377
Yayınlanma:
08 Oca 21

Biz 5 bin yıllık İran Pers İmparatorluğunu savunmuyoruz. 2500 yıllık Şahlık rejimini de savunmuyoruz. Biz zulüm saraylarını yerle bir eden, hepsini yıkarak yepyeni sayfa açan Sevgili Peygamberimizin Önceden Haber verdiği, müjdelediği, 42 yıllık İslam inkılâbını ve bu inkılâbın siyo-empeyalizm ve uşaklarına karşı mücadelesini ve azmini savunuyoruz. Bundan dolayı, Müstekbir ve Münafıklarca karalanıp Şeytanlaştırılmasını bin bir iftiralarla dezenformasyonlarla karalanmasını hazmedemiyoruz Eleştiriyoruz ve kınıyoruz. Zira oluşturulan olumsuz algıların yalan iftira olduğuna dair yeterince deliller hakikatler var, şahsen beni ikna eden kalbimi mutmain eden.

Efendim İran Şii yayılmacılığı Pers yayılmacılığı yapıyor deniyor. Bu söylem sınırları ötesinde Emperyalizmle mücadelesini karalamak için yapılan Siyonist propaganda. Zira aynısını Trump da söylüyor, Netenyahu da söylüyor, Suud kralı da söylüyor.

Avrupa’nın göbeğindeki Sünni Bosna Sırp zulmüyle inlerken, Onların kurtuluşuna özgürlüğüne vesile olan İran İslam inkılâbıydı. Bunu söyleyen Bosna Cumhurbaşkanı merhum Aliya İzzetbegoviç. Noldu Bosna Şiileşti mi?

Filistin 60-70 yıldır Siyonist İsrail’in işgali altında inlerken, İran’dan ve Suriye’den başka hangi ülke bir mermi çekirdeği dahi vermeye cesaret etti? İran onlara En ağır silahlar  Füzeler verdi, halkına para yardımı yaptı, evi yıkılanların evini yaptırdı. Ümit cesaret verdi Peki Filistin Şiileşti mi?

Lübnan Suriye Yemen ve Irak'taki mücadelesinde, Bosna’daki Filistin’deki mücadelelerin bir parçasıdır, ilişiğidir bir sonucudur. Tek fark, İsrail orada, El kaide, IŞİD, Nusra, ÖSO gibi tekfircileri tetikçi olarak kullandı, hala kullanıyor. Siyonist rejim İsrail’in hedefi tetikçilerin yardımıyla, bu ülkeleri de Filistin’in akıbetine uğratmaktı. İran oraları kendi haline bıraksaydı bu ülkeler Filistin’in akıbetine uğrardı.

Sonuç olarak İran Bölgeye yayılıyorsa, Sınırları dışındaki ülkelerde ciddi etki sağlıyorsa, o ülkelerin sahası içinde Amerika-İsrail ve uşakları, taşeronları ile mücadele ediyorsa, bu demek oluyor ki diğer İslam ülkelerinin yapması gerekeni yapmadıklarından dolayıdır.

Her ülke İran gibi İsrail ve Amerika’ya karşı onurlu duruş sergileselerdi, cesur olsalardı, sadece Allah’a güvenerek dik duruş sağlasalardı, ABD üsleriyle ülkelerini donatmasalardı, ABD'nin binlerce km öteden gelip topraklarımızı, kaynaklarımızı sömürmesine müsaade edilmeselerdi, İran kendi sınırı dışında gidip başka topraklarda mücadele etmesine gerek kalmazdı.

İslam inkılâbı o ülkelerin yerine mücadele ediyor, onların açığını kapatıyor bütün teknolojisini kullanarak.

Allah biliyor Sevgimizde Yermemiz de Allah içindir.

Bu İran değil de, Mısır olsaydı, Ürdün Hicaz, Fas, Cezayir olsaydı İran durumunda, Allah Şahit aynı şekilde onları  savunurduk mezhebine bakmadan, milletine bakmadan. O zamanda kalbi karalar İrancı yerine Fasçı Tunusçu Mısır'cı Ürdüncü, Cezayirci Azerbaycancı vs derlerdi. İran 1979 devrimi öncesindeki Amerikan köpeği İsrail Dostu Şah rejimi olsaydı, Suudi rejimini lânetlediğimiz gibi diktatör zalim şah rejimli İran'ı da lânetlerdik.

Ama bugün ümmetin yükünü sırtlayan ve bunun için gerek ölümlerle, gerek Ambargolarla gerek yalnızlaştırma politikası, İslam dünyasından izole edilme çapası dışlanmasıyla bedel ödeyen İslam inkılâbına sahip çıkmalıyız.

O meyve veriyor ondan dolayı taşlanıyor, o hak ve hakikati savunuyor, ondan dolayı İsrail’in ve Suudi’nin Petro-dolarları ile beslenen alçakların oklarına hedef oluyor.

Merhum Necmettin Erbakan (r.a)  bir konuşmasında şunu demişti;

"Dünya Siyonizm'i artık büyük İsrail'i kurmak için, İslâm ülkelerini açıkça işgal edeceğini söylüyor. Allah muhafaza buyursun dünya ya İsrail’in kölesi olacak veya İslam nuruyla saadete kavuşacak. İran İslâm inkılâbı dünyanın İslam’ın nuruyla aydınlanması için açılan bir kapıdır. Allah Ayetullah Humeyni hazretlerine en büyük makamları nasip etsin. Yaptığı inkılâp sadece İran'ın değil, bütün insanlığın kurtuluşu içindir. Bizim yapacağımız şey; Bu inkılâbın büyük hedeflerine ulaşmasını sağlamak, İslâm’ın had prensiplerini bütün dünyaya teşmil etmektir.."

Mekânı cennet olsun, asla ırkçıķ mezhepçilik yapmadı. Türkçülük Turancılık Neo-Osmanlıcılık yapmadı. Ümmet dedi, vahdet dedi, birlik beraberlik dedi, Emperyalizm ve Siyonizmle mücadele dedi ve bu  duruş düşünce ile rabbine kavuştu.

Biz rahmetli Erbakan Hocamızın dediğinden fazla bir şey demiyoruz, onun duruşu buydu. Ümmet, vahdet mücadele…

Bu gün çok ciddi anlamda İsrail, Amerika, Suudi yerine, İran İslam cumhuriyetinin aleyhinde algılar var, haksızlıklar var. ve bunun kaynağı da İsrail ve Suudi rejimleridir.

Zira "Haksızlığa karşı susan dilsiz şeytandır" diyor Aziz Peygamberimiz. Bunu unutmayalım! Konuştuklarımız kadar Sustuklarımızdan da hesaba çekileceğiz.

Müminler kardeştir bu kardeşliğin ve kardeşliğin vermiş olduğu sorumlulukların sınırı, milleti, devleti olmaz, her ne kadar aramıza sınırlar konmuş olsa da. Eğer Peygamberimiz s.a.a şuan olsaydı, sınırları bütün İslam ülkeleri arasından kaldırmaz mıydı? O zaman ne Türkiye, ne İran ne Suriye, ne Mısır, ne Irak vs. hiç biri ayrı devlet olarak kalmazdı. Hepsi İslam devletinin bölgeleri eyaletleri olurdu tek bayrak tek sancak altında.

İmam Mehdi a.s zuhur edeceği zaman emin olun yapacağı şey budur! Ümmetin arasındaki sınırları kaldırmak, gerek mezhebi gerek ırki, gerekse maddi olarak. Hal bu iken ümmet olalım, bir olalım İslam düşmanlarına karşı tek yumruk olalım

Haksız mıyım?

Ve şahadetlerinin 1. Yılında Hacı Kasım Süleymani, Ebu Mehdi el Mühendisi ve tüm Direniş şehitlerini saygıyla minnetle gıptayla anıyoruz.

Selâm olsun Parçalanmış bedenlerine.

Selâm olsun o pak ruhlarına.

Selam ve dua ile