Yemen ABD'nin Yemen Ensarullah hareketini terörist ilan etme kararına küresel tepkiler



ID:69822
Yayınlanma:
17 Oca 21

ABD dışişleri bakanı Mike Pompeo geçtiğimiz günlerde Kongre'ye Yemen Ensarullah Hareketini bir terörist grup olduğunu bildireceği kararını açıkladı. ABD'nin bu kararına geniş çapta tepkiler gelmeye devam ediyor.

ABD'nin kararına yönelik tepkiler Yemen veya Batı Asya bölgesiyle sınırlı kalmadı. Avrupa Birliği de karara karşı çıkıp, endişelerini dile getirdi. ABD içinde bile karara itiraz edildi ve Temsilciler Meclisi Dışişleri Komite Başkanı Georgy Micks liderliğindeki ABD Temsilciler Meclisi'nin 25 üyesi, geçtiğimiz günlerde Donald Trump yönetiminin Yemen Ensarullah hareketini terör örgütü olarak nitelendirme kararını kınayan bir mektup yazdı.

Bu yaygın tepkinin nedenleri nelerdir?Acaba Avrupa ve bazı Amerikalılar Suudi koalisyonuna karşı Yemen ensarullah Hareketini destekliyor mu? Kuşkusuz böyle değil. Avrupa'nın ve bazı Amerikalıların Suudi koalisyona karşı Yemen Ensarullah Hareketini  savunmaya niyeti yok.

ABD'nin Ensarullah Hareketini terörist ilan etme kararına yönelik bu yaygın muhalefetin ana nedenlerinden biri, Yemen'in en kötü insani felaketiyle karşı karşıya olmasıdır. Ensarullah hareketini terörist ilan etmek, sadece Yemen'deki krizi hafifletmekle kalmayacak, aynı zamanda daha da kötüleştirecek, çünkü bu karar Yemen krizini sona erdirmek için siyasi bir çözüme ulaşmayı zorlaştıracak. Bu konunun dolaylı mesajı, Ensarullah'ın Yemen siyasi sahnesinde etkili aktörlerden biri olarak kabul edildiği ve Yemen krizine yönelik herhangi bir müzakere veya siyasi çözümün Ensarullah Hareketi olmadan mümkün olamayacağıdır.

Bir diğer etken ise, BM şu ana kadar Yemen krizini bitirme konusunda başarılı olmasa da, ABD'nin Yemen Ensarullah Hareketini terörist olarak adlandırması BM'nin Yemen'deki  faaliyetlerini sürdürmesini zorlaştırabilir. Mevcut durumda, Yemen Ulusal Kurtuluş Hükümeti ve Ensarullah Hareketi yetkilileri, Yemen krizinde BM'nin Suudi Arabistan ve BAE'nin çıkarları doğrultusunda hareket ettiğini defalarca ifade ettiler.

Yemen Ulusal Kurtuluş Hükümeti müzakere heyeti başkanı Muhammed Abdul Selam, geçtiğimiz günlerde paylaştığı bir tweette şöyle yazdı: "BM Yemen özel temsilcisi Martin Grifits kötü performansı ve paralı devletin hedef ve mantığına uyarak destek vermesiyle Yemen'deki uluslararası misyonundan çıktı ve rakip paralı askerleri uzlaştırmak için Riyad ve Abu Dabi arasında adeta bir postacı gibi davrandı."

ABD Temsilciler Meclisi dış ilişkiler komitesi başkanı Georgy Micks,Trump yönetiminin bu kararına karşı çıkma nedeniyle ilgili şunları söyledi: " Bu karar, BM özel temsilcisi Martin Griffiths'in barış müzakerecisi olarak işini zorlaştıracak ve bu acımasız savaşın sona ermesine giden tek yolu engelleyecektir." Aslında bu konunun dolaylı mesaj, BM'nin Yemen krizindeki verimsizliğini ve bu kararın BM'nin bu krizdeki konumunu daha da zayıflatmaya olan etkisini kabul etmektir.

Trump yönetiminin Yemen Ensarullah hareketini terörist olarak nitelendirme kararına karşı çıkan üçüncü bir faktör, bunun Yemen'e karşı savaşta Suudi koalisyonuna ABD desteği anlamına gelmesidir. Suudi koalisyonu, geçtiğimiz altı yıl içinde Yemen'de büyük insan hakları ihlallerine neden oldu. Bir çok belge ve  kanıt, ABD'nin bu koalisyonu doğrudan ve dolaylı olarak desteklediğini gösteriyor.

Riyad, son günlerinde olan Trump yönetimine Ensarullah Hareketini bir terörist olarak adlandırmayı teklif etmiş olabileceği için, ABD'nın Ensarullah'ı terörist olarak adlandırması Suudi Arabistan tarafından memnuniyetle karşılandı. Bu mevzu ise kendi içinde iki mesaj taşımaktadır.Bir yandan ABD'nin Suudi koalisyonuna Yemen'e karşı savaşta artık yardım etmemesi gerektiği mesajını verirken, diğer yandan Ensarullah'ı terörist olarak adlandırmanın Suud rejimine  terörle savaşma  bahanesi ile Yemen'e karşı işlenen suçlarını artırma fırsatı verdiği mesajını veriyor. 

Son olarak, ABD hükümetinin Yemen Ensarullah Hareketini terörist ilan etme niyetine yönelik yaygın muhalefet, Trump yönetiminin önümüzdeki Çarşamba günü tarihe geçecek olan dış politika sicilinde bir başka yenilgidir ve onun özellikle Batı Asya bölgesinde işlediği suçlar  unutulmayacaktır.