Röportaj/Söyleşi 'Devrimle milli egemenliğimizi kazandık'



ID:71253
Yayınlanma:
11 Şub 21

İstanbul Başkonsolosu Javad Maboudi Far, İran Devrimi’nin 42. yılını değerlendirdi. Devrimin temel felsefesinin bağımsızlık olduğunu vurgulayan Far, ‘Ambargolar etkili olmadı. İran ve Türkiye zor zamanlarda dost olduklarını kanıtladı’ dedi.

İran'da Ayetullah Ruhullah Humeyni liderliğinde 11 Şubat 1979'da gerçekleşen Devrim’in 42. yıl dönümü.

Her sene tüm şehirlerde geniş kitlelerin katılımıyla kutlanan yıldönümü gösterileri, bu sene yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle sembolik bir şekilde yapıldı.

Bu seneki Devrim kutlamaları, İran'da kullanılan hicri şemsi takvim ve miladi takvim arasındaki farktan kaynaklı 1 günlük sekme ile 10 Şubat'ta gerçekleşti.

Başkent Tahran başta olmak üzere, ülkenin muhtelif şehirlerinde vatandaşlar araçların içinde ve motosikletlerin üzerinde oluşturdukları konvoylarla Devrim’in dönümünü kutladı. Araçların üzerine yapıştırılan ‘Kahrolsun ABD, Kahrolsun İsrail’ yazılı dövizler dikkat çekti.

İran İslam Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Javad Maboudi Far, Devrim’in 42. yıldönümünde konuyla ilgili sorularımızı yanıtladı.

PANDEMİ ÖNLEMLERİ

1. Son 10 gündür İran’da Devrim’in 42. yıldönümü için etkinlikler yapılıyor. Bugün de başkent Tahran’da bir tören yapılacak. Bu kutlamaların önceki senelerde kalabalık ve coşkulu geçtiğini biliyoruz. Ancak bu yıl Kovid-19 salgını sebebiyle kutlamalara dair getirilen kısıtlamalar, önemler var mı? Nasıl bir program izleniyor? Ayrıca Başkonsolosluğun özel bir programı, etkinliği olacak mı bu konuda?

Bahsettiğiniz gibi bu yıl korona pandemisinin ortaya çıkması ve sağlık yönetmeliklerine uyma ihtiyacı nedeniyle siz değerli misafirlerimizi geçmiş yıllarda olduğu gibi İstanbul'da ağırlayamıyoruz. Bu nedenle töreni sosyal ağlarda sanal form şeklinde yapacağız.

‘MİLLİ EGEMENLİĞİMİZİ KAZANDIK’

2. Devrim’den kısa süre sonra İran’a yönelik ABD ambargolarının başladığını biliyoruz. Bu ambargolar günümüze değin sürdü. İran’ın ambargolara rağmen bugünkü gibi egemen, bağımsız bir ülke olmasında Devrimin rolü nedir?

İran halkının İslam Devrimi'nin temel çıkış noktası, ABD'nin Şah zamanında İran’ın iç ve dış politikaya müdahalesine karşı protestolarıydı. İran halkının kimliğinin dayandığı iki yüz yıllık büyük tarihsel destek, İranlıların Amerika Birleşik Devletleri’nin hakimiyetine girmesine izin vermiyor, bunu kabul etmiyor.

Rahmetli İmam Humeyni'nin ayaklanmasının dönüm noktalarından biri, İran’da Amerikan askerlerine uygulanan kapitülasyon ayrıcalığı idi, ki bu ayrıcalık onlara İran’da suç işledikleri halde, kendi topraklarında yargılanma imkanı tanıyordu. Bu konu İran’ın milli egemenliğine bir hakaret idi ve bu olay merhum İmam Humeyni’nin şiddetle karşı çıkmasına ve 1963 yılında Kum kentinin ayaklanmasına neden oldu. İran halkı ulusal haysiyet ve siyasi bağımsızlık sevgisi ile İmam Humeyni önderliğinde İran İslam Devrimini başlattı ve 11 Şubat 1979'da kazandı.

İktidarın ana bileşeni ve siyasi sistemin tutarlılığı, onun siyasi felsefesinin bağımsızlığıdır.

İran İslam Devrimi, o dönemin iki ünlü modelinin, yani Batı kapitalizmi ve Doğu komünizminin egemenliği sırasında yeni bir model tasarladı. İran'daki fıkhi hukuk kaynakları ve siyasi düşünceye dayalı İslam Cumhuriyeti'nin dini temelli demokrasi modeli ile yeni ve güçlü bir hükümet kuruldu.

‘SİYASİ BAĞIMSIZLIĞIMIZ SAYESİNDE MAZLUMLARIN YANINDAYIZ’

3. İran İslam Devrimi ülkenin dünyadaki konumuna nasıl etki etmiştir?

İslam Devriminin siyasi sisteminin şeklini "İslam Cumhuriyeti" sağladı, yani ilk kez iki yüzyıl sonra artık İran sömürge güçlerine tabi olmayacaktı ve İran İslam Cumhuriyeti uluslararası sistemde bağımsız bir aktöre dönüştü.

Tam olarak bu konu sömürgecileri kızdıran nokta oldu ve halkımıza karşı her türlü ağır ve karmaşık komployu planlama gerekçeleri oldu. Bu nokta, İslam Devriminden sonra İran halkının düşünce ve siyasi bağımsızlığıydı.

Dünya artık İran'ı bağımsız bir aktör, İslam dünyasının haysiyetinin bir destekçisi, Filistin halkının güçlü bir destekçisi ve Kudüs işgaline karşı bir ülke olarak görüyor.

Sömürge güçlerinin İran İslam Cumhuriyeti'ne karşı 42 yıllık kapsamlı düşmanlığının nedeni ülkenin siyasi bağımsızlığıdır. İran İslam Cumhuriyeti'nin şu ana kadar İslam ülkelerinin halklarına ve hükümetlerine karşı dostane ve destekleyici tavrı bu yeni politika sayesinde oluşturmuştur.

Görüyorsunuz, Kuveyt, Saddam'ın İran'a uyguladığı sekiz yıllık savaş sırasında Irak'taki Baas rejimine ulusal ve lojistik destek sağladı. Ancak daha sonra Saddam, Kuveyt'i aynı saldırganlık ruhuyla işgal etti. İran İslam Cumhuriyeti Kuveyt hükümeti ve halkına yardım etti. Suudi Arabistan, BAE ve Körfez İşbirliği Konseyi'nin diğer üyeleri tarafından son Katar kuşatmasında, İran, kardeş ülke Türkiye ile birlikte Katar'ın yardımına koştu ve halkının ve hükümetinin acı çekmesine izin vermedi.

Ayrıca İran İslam Cumhuriyeti’nin, bölge ülkeleri ve Batı'daki bazı ülkeler tarafından hazırlanan 2016 yılındaki darbeye karşı Sayın Erdoğan hükümetine verdiği güçlü destek ortadadır.

İslam'ın büyük şehidi General Kasım Süleymani'nin Bağdat’a IŞİD işgalinden kurtulması için verdiği destek de yine bu yöndeydi.

DEVRİM’İN ÖNEMLİ BAŞARISI: KADININ KONUMU YÜKSELDİ

4. Devrim’in 42. yılında sizce karşımızda nasıl bir İran tablosu var? Sosyal, kültürel, ekonomik, siyasi, teknolojik, bilimsel gelişmeler açısından değerlendirebilir misiniz?

İran'da dini demokrasiye dayalı siyasi sistem, bazılarını tanımlayabileceğim pek çok başarı elde etti:

 Kadınların statüsünün toplumda yükselmesi bunlardan biri. Şu anda İran üniversitelerine giriş oranlarının yüzde 62'sinden fazlasını kadınlar oluşturuyor. Kadınlar pek çok üst düzey yönetim kadrolarında yönetici, bakan, milletvekili, büyükelçi olarak bulunuyorlar. Yerli ve yabancı spor dallarında şampiyonluk gibi üst pozisyonlardalar. İslam Devrimi öncesi böyle bir şey yoktu.

Devrimden önce 20 üniversitemiz vardı, şimdi 2 bin 569 üniversite, İslam dünyasında bilim üretiminde birinci sırada ve dünyada 16. sırada.

Okuryazarlık oranını yüzde 45'ten yüzde 95.2’ye yükseldi.

Şah zamanında Uluslararası Film Ödülleri 3 idi, İslam Cumhuriyeti dönemi 2 Oscar ve İranlı sinema oyuncuları dahil 41 ödül ve 201 uluslararası ödül aldı.

Aydınlık