Alıntı Yazılar Racon kesme söylemi / Ahmet Taşgetiren



ID:73301
Yayınlanma:
02 Nis 21

"Bahçeli’nin bir “AYM kapatılmalı…. HDP kapatılmalı” gibi siyasi raconları var, bir de isim isim sayarak özellikle gazeteci milletine yönelik bir tür hedef göstermeleri. Basbayağı isim isim sayıyor ve sayılanlardan bir kısmı da, ya da ismi afişe edilmeyip de lider unutmuş olabilir diye birilerinin durumdan vazife çıkararak hedefe aldıkları isimler saldırıya uğruyor. Bahçeli, bu saldırılar gerçekleştikten sonra da isim isim hedef göstermeye devam ediyor."

Bu yazı, Bahçeli’nin racon kesen üslubunu değerlendirme düşüncesinden çıktı. Sonra düşündüm, her lider değerlendirilmeli. 

Yine de Bahçeli’den başlayalım, isterim. Evet racon kesen bir üslup. Bilmiyorum konuşma metinleri nasıl hazırlanıyor. Mesela Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın metin yazarları olduğu biliniyor. Ama Bahçeli’nin kendi konuşma metinlerini ve tweetlerini kendisinin yazdığı söylenir. Evet, metinler… Diyelim -Anayasa Mahkemesi kapatılmalı- gibi bir ifade her halükarda cayırtılıdır ama bu, Bahçeli’nin üslubu ile efektlenirse çok daha cayırtılı, kelimenin tam anlamıyla racon kesen hale geliyor. Bilmem kendisi farkında mıdır, ya da ona söyleyen birisi çıkmış mıdır, ama bu efektin hele el – kol hareketleri ile birleşince ürküntü verici hale geldiği en azından benim hissimdir. Mesela çocukların seyrettiğini düşünün o konuşmaları. 

Tabii Bahçeli’nin konuşmalarındaki tehditler apayrı bir siyaset tarzıdır. Demokratik mi, onun MHP camiasında ırgalandığını zannetmiyorum. Lider dediğin şöyle vurduğu yerden ses getirmelidir. Gümbür gümbür. Tehdit ve hakaret cümleleri o yüzden Bahçeli’nin konuşma metinlerinin özel çabayla -yoksa tabii hal içinde mi- kotarılmış has ürünleri gibi gözüküyor. O gün görmemiş kelimeler, o nerelerde saklandığı tahmin edilemeyecek cümleler nasıl bulunur ve bir araya getirilir ki? Siyaset nutukları içinde Bahçeli’ye kesinlikle özel bir yer ayrılmalıdır. 

Bahçeli ile vicahen – yüzyüze- tanışmış değilim. Normalde naif, nazik, hatta zarif bir insan izlenimi verdiğini söylemek mümkün. Tanışanlar da onun nezaketinden bahsediyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanında otururken edebi ayrıca dikkat çekiyor. Ama o konuşmalar başka bir ruh dünyasının içinden çıkıyor gibi. O efektler… Çakıcı ile dava arkadaşlığının etkisi var mıdır? Sanmam. Normalde etkilemekten söz etmek gerekirse Çakıcı’yı Bahçeli’nin etkilediği söylenebilir, değil mi? Lider odur, üstad odur, başbuğ odur. Ama o ses de racon kesme niteliği ile Çakıcı dünyasından ödünç alınmışa benziyor dersem, kimse alınmamalı.

Bazen, acaba sayın Bahçeli o efektleri icra ederken zorlanıyor mu diye düşünmediğimi söylersem doğru söylemiş olmam. Sanki normal, tabii davranışı değilmiş gibi geliyor bana. 

Bilmem sayın Bahçeli’nin bu konuşma tarzının toplumda nasıl karşılandığına dair bir araştırma yapılmış mıdır? En azından parti yapar bunu. Tabii, partide lidere, konuşma tarzının mesela problemli olduğunu söyleyebilecek bir psikolojik zemin varsa. Bunu, lider ağırlıklı siyasi hareketlerde bu tür mekanizmaların zor işlediğini düşündüğüm için yazıyorum. Başbuğ söylemi, lider ağırlığını yeterince ortaya koyuyor değil mi?  

Bahçeli’nin bir “AYM kapatılmalı…. HDP kapatılmalı” gibi siyasi raconları var, bir de isim isim sayarak özellikle gazeteci milletine yönelik bir tür hedef göstermeleri. Basbayağı isim isim sayıyor ve sayılanlardan bir kısmı da, ya da ismi afişe edilmeyip de lider unutmuş olabilir diye birilerinin durumdan vazife çıkararak hedefe aldıkları isimler saldırıya uğruyor. Bahçeli, bu saldırılar gerçekleştikten sonra da isim isim hedef göstermeye devam ediyor.

Belli ki hedef gösterdiği için, yani azmettirdiği gerekçesiyle kendisine yönelik adli bir hamle yapılmayacağından emin. “AYM kapatılmalı” raconunu kesebilen bir lidere hangi ilk derece mahkemesi dava açmaya cesaret edebilir ki, değil mi? 

Tabii Bahçeli, iktidar ortağı. Bu özelliği, onun racon kesme üslubunun büyük ortağı yani Ak Parti’yi de ilgilendirdiği anlamına geliyor. Acaba nasıl bakılıyordur Bahçeli üslubuna? Bir gölgelenme kaygısıyla mı, sayın Bahçeli sayesinde sağımız – solumuz – önümüz- arkamız sobeleniyor gibi bir güven duygusuyla mı? Acaba ne? 

Benim naçizane kişisel görüşüm racon kesme üslubunun demokratik zemin için iyi olmadığı yönünde. Aynı üslup Bahçeli’ye karşı kullanılsa herhalde memnun olmazlardı. Memnun olmazlardı, tabii ki hafif bir ifade, en dozu düşük eleştirilerin bile nasıl karşılık gördüğü malum. Bu üsluptan heyecan duyan sınırlı bir çevre dışında geniş kitlelerce yadırgandığını da sanıyorum. Ben derim, -eğer saygınlık diye bir hassasiyet varsa- en azından sayın Bahçeli’nin saygınlığı açısından bu racon kesme dili yeniden değerlendirilmeli. 

Yazıya Bahçeli ile başladık, onunla da buralara geldi. Ben küçük küçük notlarla bütün liderleri değerlendirecektim oysa. Sayın Erdoğan için, Kılıçdaroğlu için, Akşener için, Karamollaoğlu, Davutoğlu, Babacan için, Demirtaş başta HDPliler için, Soylu için, Özgür Özel gibi yeni simalar için yazılacak epeyce not var. Söylenmesinin faydalı olacağına inanıyorum. Zülfüyari incitmek gibi bir niyetim yok. Maksadım memleket siyasetine katkıdan ibaret.(Ahmet Taşgetiren/Karar)