Gündem Türkiye’nin gündemi bu



ID:74539
Yayınlanma:
03 May 21

İçki yasağı gibi çıkışların perdelemeye çalıştığı gerçek gündem ekonomi ve geçim. Son olarak esnafa yönelik ‘desteksiz kapanma’nın da tetiklediği sıkıntılar insani trajedilere yol açıyor. Dün peş peşe yaşanan intiharlar en acı alarm zili oldu. Toplumsal vicdanı ayağa kaldıran haberlerin ardından her kesimden ‘İnsan hayatından daha önemli ne olabilir? Hükümet acilen bu trajedileri nasıl önleyeceğine bakmalı’ tepkileri yükseldi.

Tam kapanmada esnafa, gündelikçiye destek sunulmayınca garson, berber yaşadığı zorluğu ‘17 gün nasıl geçineceğiz?’ sözleriyle dile getirdi. Önceki gün yaşanan intiharlar ise ekonomik sıkıntının ulaştığı vahim boyutu ortaya koydu.

Mersin’de kokoreççi Murat Gümüş “Kaç gündür siftahsız dükkan kapatıyorum” paylaşımı yaptıktan sonra yaşamına son verdi. İzmir’de de kıraathane esnafı Erdal Şenözpak 14 aydır kapalı olan iş yerinde intihar etti. 

‘EVDE İÇKİ İÇENİ DEĞİL AÇ YATANI TAKİP ETSEYDİNİZ BU ACILAR YAŞANMAZDI’ 

Hatay ve Diyarbakır’dan da benzer haberler geldi. Vicdanları yaralayan acıların ardından sosyal medyada ‘Evinde parasıyla içki içenleri değil, aç yatanları tespit etseydiniz böyle olaylar yaşanmazdı’ paylaşımları yapıldı.

CHP’li Murat Bakan “Hiç kimse gerçeklere gözünü kapatmasın. Toplumun ne aşı ne umudu kaldı” dedi. İYİ Partili Koray Aydın da “Geçilmeyen köprülerin ücreti hazineden ödeniyor. Siftahsız esnafımız intihar ediyor. Adaletiniz bu mu?” tepkisini gösterdi.

Kılıçdaroğlu: Her intiharın sorumlusu Saray’da oturan zat. Onların yaşamıyla varoşlar arasında fark var. Oradan bakınca Türkiye’deki sorunlar görünmüyor. 

Akşener: Esnaf gezilerinde en çok geçim darlığı ve işsizlikten şikayet ediliyor. Kimse farkında değil ama iş gerçekten gıda bulma problemine kadar gidiyor. 

Davutoğlu: Artık yeter. Fildişi kulelerden çıkıp halkın halini anlayın ve derhal acil bir tedbir paketi açıklayın. Ramazan’ı cehenneme çevirmeyin. 

Babacan: (Eski Aile Bakanı’nın sözlerini işaret ederek) Ülkemizde yoksulluk dert olmaktan çıktı diyenlere soruyorum... 7 vatandaşımız neden intihar etti?

TÜRKİYE’NİN GÜNDEMİ YOKSULLUK İNTİHARLARI 

RAHAT UYUDUNUZ MU 

Yasal dayanaksız içki yasağı üzerinden yaratılan gerilim, günlerdir tartışma konusu. Türkiye, suni gündemi konuşurken 24 saat içinde yaşananlar, gerçek gündemi en acı haliyle ortaya koydu. Bir günde yedi vatandaş ekonomik sorunları nedeniyle yaşamına son verdi. Esnafın, işçinin sesini duyması için çağrı yapılan iktidara “Rahat uyudunuz mu” paylaşımlarıyla tepki gösterildi. 

Salgından önce alarm zillerinin çaldığı ekonomide pandemiyle birlikte çıkmaza girildi. Bir yılı geride bırakan süreçte ‘çok kredi, az hibe’ desteğiyle ayakta kalmaya çalışan esnaf, tam kapanmada kepenk indirdi. Cüzi yardımlarda kapsam dışı kalanlar kaderine terk edildi.  

Pandemi kısıtlamaları nedeniyle ekonomik zorluk çekenlere destek ödemesi verilmesi ve sabit ödemelerin yeniden düzenlenmesi amacıyla Meclis’te sunulan önerge, AK Parti ve MHP’nin oylarıyla reddedildi. “Türkiye likit destekle devleri geride bıraktı” haberinin yayımlandığı gün ekonomik sorunlar yaşayan yedi kişi yaşamına son verdi. 

Mersin’in Mut ilçesinde kokoreççilik yapan Murat Gümüş, sosyal medya hesabından “Kaç gündür siftah etmeden dükkan kapatıyorum” paylaşımı yaptıktan sonra intihar etti. İzmir’de mart ayında intihar eden kahvehane esnafı Nuri Çengeloğlu’ndan sonra önceki gün de 50 yaşındaki Erdal Şenözpak, kapalı olan kahvehanesinde intihar etti. İki çocuk babası Şenözpak’ın iş yeri kirası ve banka borçlarını ödeyemediği için bunalıma girdiği öğrenildi.  

Hatay’da 7 katlı apartmanın çatısına çıkan Mehmet Gökhan K.’nın (25) intihar ettiği haberi geldi. O anların görüntüleri sosyal medyada paylaşıldı. Diyarbakır’ın merkez Kayapınar ilçesi yaşayan 22 yaşındaki Şeyhmus Turfan da evinde ölü bulundu. Turfan’ın ekonomik nedenlerden dolayı bir süredir psikolojik sorunlar yaşadığı belirtildi. 

Yaşanan ölümlerin ardından sosyal medyada ‘intihar’ etiketiyle binlerce paylaşım yapıldı. “Rahat uyudunuz mu” başlığı gündem oldu. Yaşamına son verenlere ilişkin skandal ifadeler kullanan troller büyük tepki çekti. Daha önce bir vatandaşla yaşadığı diyaloğa atıf yapılan AK Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal’a yönelik ‘telefon hassasiyeti’ üzerinden eleştiriler yapıldı. Siyasetten de iktidara eleştiri ve çağrılar geldi. 

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, eski bakan Selçuk’un sözlerine işaret ederek “Ülkemizde yoksulluk dert olmaktan çıktı diyenlere soruyorum: 7 vatandaşımız neden intihar etti?” paylaşımı yaptı. CHP Genel Başkan Yardımcısı Oğuz Kaan Salıcı da “Geçtiğimiz gün içerisinde, Mersin ve İzmir’de iki esnaf, Diyarbakır ve Antakya’da iki genç ekonomik zorluk nedeniyle yaşamına son verdi. Bıçak kemiğe dayanmış durumda. Kimsenin yalnız ve çaresiz kalmadığı bir Türkiye için, çare örgütlü mücadelede, çare halkın iktidarında” dedi.  

CHP İzmir Milletvekili Murat Bakan ise şunları söyledi: “Son bir yılda onlarca insan intihar etti. ‘İtibardan tasarruf olmaz’ diyenlere soruyoruz; vatandaşının canından, hayatından daha ala itibar mı olur? ‘Biz bize yeteriz’ dendi, ‘biz bize yeterdik’ de sarayın çevresine yuvalanmış küçük bir zümrenin ihtirasından, şatafatından, doyumsuzluğundan sıra vatandaşa gelemedi, gelemiyor. Milyonlarca insan hükümet tarafından yapayalnız bırakıldı; gerekli destek verilmediği gibi, aile dayanışmasıyla ve mevcut -olmayan- birikimleriyle idare etmeleri beklendi.  

Bu karadelik herkesi içine çekti. Her zamankinden daha çok açlığa, çaresizliğe, yalnızlığa ve karanlığa terk edilmiş bir halk. 19 yıllık AKP iktidarının özeti budur. İnsanlar, Anayasal hakları kapsamında yaşadıkları haksızlıkları protesto edemiyor, ifade özgürlüğü kapsamında sosyal medyada eleştirel bir şey yazamıyor, Sarayın önüne gidip yazar kasa da fırlatamıyor. Hem sesini soluğunu kestiğiniz hem işinden aşından ettiğiniz insanlar çaresizlikten, umutsuzluktan canına kıyıyor. 2021 Türkiye’si budur. Toplumun ne işi ne aşı ne inancı ne umudu kaldı.” 

İYİ Parti Teşkilat Başkanı ve Ankara Milletvekili Koray Aydın garantili projelere işaret etti. Aydın “Geçilmeyen köprülerin, uçulmayan havaalanlarının ücretleri hazineden ödeniyor. Kapalı olan tuhafiye, kırtasiye, züccaciye esnafı feryat ederken, aynı şeyleri de satan zincir marketler bayram ediyor. Siftah yapamayan esnafımız intihar ediyor. Adaletiniz bu mu? Rahat uyudunuz mu?” dedi.  

İYİ Parti Antalya Milletvekili Hasan Subaşı da “Ekonomik sıkıntıların, kafalar değişmezse facialara yol açacağını dile getirmiştik. Çılgın projeleri bırakalım insanımıza destek olalım. Sosyal Devlet Zorunlu” paylaşımı yaptı. HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş’dan “1 günde 7 intihar varken; ülkemizde yoksulluk dert olmaktan çıktı diyenlerin 84 milyon yurttaşa sunabileceği hiç bir şey kalmamıştır” tepkisi geldi.  

Saadet Partisi Konya Milletvekili Abdulkadir Karaduman ise “İntihar, geride kalanlara yöneltilmiş ağır bir suçlamadır. Açlık, sefalet ve de intiharın sebebi faizci ve rantiyeci düzendir. Bu düzen değişecek” ifadesini kullandı. TİP Hatay Milletvekili Barış Atay Mengüllüoğlu da “1 günde 7 yurttaş intihar etti. Gerçekliğimiz bu. Öyle ‘RTE köprüden geçerken vatandaşı kurtardı’ haberleriyle olmuyor. İktidar halkı öldürüyor” paylaşımı yaptı.  

ÖLÜMLERİN SORUMLUSU SARAY’DA OTURAN ZAT 

Kılıçdaroğlu, salgın ölümleri ve yoksulluk intiharlarından Erdoğan’ın sorumlu olduğu söyledi. “Türkiye açmazlar ülkesine dönüştürüldü. Sorunun olmadığı tek yer var, Saray. Çünkü onlar kendi keyiflerine göre yaşıyorlar” dedi. 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, salgın yönetimi, 1 Mayıs müdahaleleri ile Emniyet’in görüntü alınmasını engelleyen genelgesi, içki yasağı tartışması ve yoksulluk intiharları hakkında değerlendirmelerde bulundu. KRT TV’ye konuşan CHP lideri, şunları söyledi: “Ölüm sayıları 390’a çıktı. Bu bir cinayettir. Cinayete yol açanlar Saray’da oturanlardır.  

Aşı olsa bu kadar ölüm olmayacak. Nerede bu aşı? Sağlık Bakanı ayrı, Saray ayrı telden çalıyor. Yandaşına aşı yaptırdın. Vatandaş? Ölürlerse ölsünler. Böyle bir devlet yönetimi olur mu? Bunlar devleti yönetmiyorlar, Saray’ı yönetiyorlar. Bunlara göre insan hayatının hiç önemi yok, herkes ölebilir yeter ki onlar sağ kalsınlar, herkes aç kalabilir, onların karnı yeter ki doyabilsin.” 

“1 Mayıs’ı kutlamak isteyenlere Saray’ın talebiyle şiddet uygulandığını görüyoruz. Zaten çiçeği burnunda olan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı da ‘1 Mayıs bayramı demokrasilerde kutlanır’ diyor. Demokrasi yoksa kutlanmaz anlamına geliyor. Sayın bakan da demokrasinin olmadığını tescil etmiş oluyor. (Emniyetin görüntü çekme yasağı) Bu genelge şu anlama geliyor: Türkiye’de demokrasi, anayasa, hak ve özgürlükler askıya alınmıştır. Tüm dünya duysun.” 

(İçki yasağı karmaşası) Ben işi doğrudan doğruya esnaftan görüyorum. ‘Dükkanı kapat’, peki adam nasıl geçinecek? ‘Dükkanı kapat’ diyorsanız, ki haklılar kapanması lazım, sosyal devlette ‘ne sen ne çocukların ne ailen aç kalmayacaksınız’ demesi lazım. Bu sadece içki olayı değil. Kişinin özel yaşamı ile ilgili devlet müdahale edemez. Anayasal kuraldır. Hangisine uydular ki buna uysunlar? Bu yasağın üzerine kendinize bir haklı gerekçe yaratmaya çalışıyorsunuz, yaratamazsınız.” 

“Türkiye açmazlar ülkesine dönüştürüldü. Sorunun olmadığı tek yer var, Saray. Çünkü onlar kendi keyiflerine göre yaşıyorlar. Sıradan yoksulluk değil, derin yoksulluk var. Bu ülkede on binlerce çocuk yatağa aç giriyorsa, o hepimizin sorunu olmak zorundadır. Önce sorunu saptamamız lazım. Hani diyordu ki ‘bu yüzükten başka bir şey bulursanız, Recep Tayyip Erdoğan hırsızlık yapmıştır.’ Hangi yüzükten bahsediyoruz? 50 bin avroluk çanta taşınıyor.  

Her intiharın sorumlusu sarayda oturan zattır. İzmir’de bir kahveci intihar etti... Saray’daki yaşam ile büyük kentin varoşları arasında yaşam arasında dünyalar kadar fark var. Saray’dan bakınca sorunlar görünmüyor. Bunlar Türkiye’yi yönetmiyorlar. Aile şirketi kurdular. Anonim şirket gibi yönetiyorlar. Anonim şirket bile böyle yönetilmez. Devleti tarumar ettiler. Fakir fukaraya ne verdi? Her gelen bir şamar atıyor. En son Biden... Aslan gibi kükreyecekti sözde beyefendi, kedi gibi bile miyavlamadı. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni yönettiğini sanıyor.”  

LÜKS SEMTLERDE BİLE SIKINTI VAR İŞ AÇLIĞA GİDİYOR 

Erdoğan’ın “En kötü ihtimalle Türkiye’deyim” sözlerine İYİ Parti lideri Meral Akşener’den yanıt geldi. “En iyi ihtimal Türkiye’mizden herkesi selamlıyorum” diyen Akşener, Habertürk TV’te soruları yanıtladı, gündemi değerlendirdi. Ekonomideki sıkıntılı tabloya işaret eden Akşener “Ülkenin en büyük sorunu geçim sıkıntısı. En çok şikayet edilenler; geçim darlığı, ekonomi, gençler açısından işsizlik, işsizliğe bağlı olarak umutsuzluk.  

En lüks semtlerde bile geçim sıkıntısı var. Kimse farkında değil gerçekten iş gıda bulmak problemine kadar gidiyor. Açlığa kadar giden talepler var. Yüksekova’daki gençle, Eskişehir’deki genç aynı dertle dertleniyor. Doğu, batı, büyük, küçük şehir farkı kalmamış” dedi.  

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni eleştiren Akşener “Hukuk tam tersine kötüleşti, adalet kötüleşti, demokrasi tam ve kamil olmadı, tam tersine kötüleşti. Kadın cinayetlerinde artma oldu. Ekonomi uçacaktık, aşacaktık, kaçacaktık olmadı. İşsizlik arttı. Her şey daha kötüye gitti. Tek bir kişinin iki dudağının arasına sistemi verince sistem kilitleniyor” ifadesini kullandı.  

Akşener “İYİ Parti ve Meral Akşener HDP üzerinden hep test edilir oldu. HDP ile Akşener’i, İYİ Parti’yi terbiye, test edeyim derken, Kürtlere hakaret ediliyor” diye konuştu. 

MİLLET TÜKENİYOR ACİL TEDBİR PAKETİ AÇIKLAYIN 

Gelecek Partisi lideri Ahmet Davutoğlu, artan intihar vakalarına ilişkin açıklama yaptı. “Her geçen gün artan geçim sıkıntısına bağlı intihar haberleri hepimizin yüreğini dağlıyor” sözleriyle konuşmasına başlayan Davutoğlu, iktidarın pandemi destek politikasını eleştirdi. Davutoğlu “Üç çocuklu bir aile en az 3 bin 500 liralık net doğrudan yardım yapın dedik, yapmadılar. Şimdi ise 2 milyon aileye bin 100 lira destek verileceği ilan edildi” ifadelerini kullandı.  

“Bu parayla bir aile nasıl geçinecek?” diyen Davutoğlu “Artık yeter milletin sabrı tükeniyor, çekildiğiniz Fildişi kulelerden çıkıp halkın halini anlayın ve derhal acil bir paket açıklayın” diye konuştu.(Karar)