Türkiye İmamoğlu'ndan Erdoğan'a kaybolan atlarla ilgili yanıt



ID:74826
Yayınlanma:
08 May 21

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kendisine yönelik sözlerine yanıt verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'a kaybolan atların sorulması üzerine, "İstanbul'un atlarına dahi sahip çıkıp, hesabını veremeyenlerin diğer konularda neler yaptıklarını düşünmek bile istemiyoruz" ifadelerini kullanmıştı. Erdoğan'ın bu sözlerine İmamoğlu'ndan yanıt geldi.

İmamoğlu'nun açıklaması şöyle:

Keşke bana "Neden elini arkadan bağladın?" incelemesi yerine Adalar'daki atlarla ilgili inceleme başlatsaydınız. Geçmişten bugüne yaşanan fayton zulmünü yıllarca kimlerin görmezden geldiği, kimin çözüm ürettiğiyle ilgili tüm süreçlerin inceleneceği bir soruşturma talep ediyorum.

'Her adımını İstanbul Valiliği de biliyor'

İmamoğlu, hafta içi Bulgur Palas'ta yaptığı inceleme sonrası gazetecilerin sorularını yanıtlamış ve yandaş medyada kayıp atlarla ilgili soruya, "Her adımını İstanbul Valiliği de biliyor" demişti. 

Atların dağıtımını, "Tarım Bakanlığı’ndan destek alarak yaptık" diyen İmamoğlu şunları söylemişti:

"Gelelim at meselesine. At meselesini başından itibaren her adımını İstanbul Valiliği de biliyor, biz de biliyoruz. Çünkü süreçte sorumluluğun, yani özellikle sorumluluğun bir parçası Tarım İl Müdürlüğü. Süreci beraber yürüttük. Bu manşeti atanlar, bana sormuyorsanız, İstanbul’da valilik var, ona sorsun. Ne oldu? Raporlar orada da var, bizde de var; kimse gizlemiyor. Ama bir siyasi partinin il başkanlığından ya da bir siyasi partinin bir merkezinden ya da bir milletvekilliği makamından trollüğe kalkışmasınlar.  Hatırlayın; bu sürecin başında bir ruam süreci hastalığı ve Adalar’da ne yazık ki birçok at ruam hastalığından öldü. Bu bir hastalık. Bu bizim müdahale edebileceğimiz bir şey değil. Ruam süreci dikkatli bir şekilde yönetildi. 200’ün üzerinde at öldü orada. Bu atların ölümüyle beraber, kalan atlarla düzenimizi oluşturduk. 800’ün üzerinde atı, Türkiye’nin muhtelif kuruluşları ve kurumlarına dağıttık. Dağıtmayı yaparken, Tarım Bakanlığı’ndan destek alarak yaptık. Zaten tek başımıza yapamazdık. Bunların yüzde 90-95’ini, başta belediyelere olmak üzere, kurumlara verdik. Kurumlara verdiğimiz her atın bulunduğu ilde takip edilmesi için, çiplerini taktık. Çiplerini taktığımız atların takip süreci o il ya ilçenin tarım müdürlüklerinindir; biz değiliz. Yapmayın.

Ben, siyaseten şunu görüyorum: Bu paylaşımı yapan koca koca adamların, vekiller var, kendini vekil zanneden var -bana göre vekil de olamazlar-  top oynamakla vekilliği birbirine karıştıranlar var.  Herkes var. Üzülüyorum. Yani söylüyorum, lütfen Tarım Bakanlığı’nı, valiliği arayın ya da bizi arayın, bizden bilgi alın. Çok üzücü bir olay oldu. Cumhur İttifakı’na bağlı Dörtyol Belediyesi’nde yaşananlar hepimizi üzmüştür. Atlarımızın kaybolma süreci. Ama sonuçta bu da devletimizin bir kurumudur, soruşturma başlatılmıştır diye biliyorum. Takip ediyoruz süreci, biz de yazılı detay istedik. Görevimiz olmamasına rağmen emanet ettiğimiz atların akıbetini takip ediyoruz. Umarım Dörtyol’da yaşanan bu acı olay bir daha yaşanmaz. Bizi bu tarz olaylarla, insan sevgisi, hayvan sevgisi, doğa sevgisi, tabiat sevgisi… Bizim bu duygularımızla övünebilirler. İstanbul’un her kavramını bun anlamda bu duygularla koruyan bir belediye başkanları var"