Fikir ve Analiz İhvancıların Direniş Tiyatrosu



ID:76489
Yayınlanma:
18 Haz 21

Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniye’nin aylar önce ırkçı İsrail rejimiyle normalleşme yönünde adım atan Fas’ı ziyaret etmesi çeşitli düzeylerde tartışılıyor.

Filistin İslami Direniş Hareketi/Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniye, dün sürpriz bir şekilde Fas’ı ziyaret etti. Fas Kralı 6. Muhammed’in ırkçı İsrail rejiminin yeni başbakanı Naftali Bennett’e tebrik mesajı göndermesiyle eş zamanlı gerçekleşen bu ziyaret Arap basınında çeşitli düzeylerde tartışıldı.

İsmail Heniye, 12 günlük “Kudüs’ün Kılıcı” savaşıyla Arap dünyasında Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn’le başlayan İsrail’le normalleşme yaklaşımına “güçlü bir darbe indirdik”lerini iddia ediyordu.

Dolayısıyla kendisinin Fas ziyaretinin direniş yaklaşımının mı yoksa ırkçı İsrail rejimiyle normalleşme yaklaşımının mı lehine olduğu sorusu gündeme geldi.

Yani İsmail Heniye, ırkçı İsrail rejimiyle ilişkilerini normalleştirme iradesi açıklamış olan Fas’ı ziyaret edince, Fas yönetimi normalleşmeden vazgeçerek Filistin direnişine silah göndermeye mi karar verdi?

Yoksa Fas Kralı ve İhvancı Fas hükümeti, İsmail Heniye’nin ziyareti sayesinde devletlerinin İsrail karşısındaki tutumuna öfke duyan Fas halkına “aslında ne kadar hikmetli bir iş” yaptıklarını anlatma fırsatı mı edindi?   

Fas Kralı 6. Muhammed, 10 Aralık 2020’de ülkesinin İsrail ile "en yakın zamanda resmi ve diplomatik ilişkiler kurmayı" planladığını açıklamıştı.

Kral 6. Muhammed, İsmail Heniye’nin Rabat’ı ziyaret ettiği gün de ırkçı İsrail rejiminde yeni kurulan hükümetin başbakanına tebrik mesajı gönderdi.

Peki ırkçı İsrail rejimiyle normalleşme anlaşması yapan diğer ülkeler değil de neden Fas, Hamas Lideri Heniye’yi davet edip devlet başkanı protokolüyle karşılıyor?

Çünkü İsrail’le ilişkilerini normalleştirme adımı atan Fas’ta İhvan’ın Fas kolu olan Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarda bulunuyor. Dolayısıyla bu durum, İhvan’ın Filistin kolu olan Hamas’ın liderinin Fas ziyaretini anlaşılır kılıyor.

Yani İhvancı Fas hükümetin Filistin’in en büyük direniş örgütünün liderini davet etmesi halkı nezdinde imajını parlatmak bakımından son derece anlaşılır.

Ancak özellikle de “Kudüs’ün Kılıcı”ndan sonra ırkçı İsrail rejimiyle normalleşme yaklaşımını sert bir şekilde eleştiren Hamas Lideri İsmail Heniye’nin Fas’ı neden ziyaret etme gereği duyduğu izaha muhtaç.

Muhtemelen bu konuda akla gelen ilk izah, Fas’ta İhvancı bir partinin iktidarda olması; peki ırkçı İsrail rejimiyle ilişkilerini normalleştiren bir ülkede İhvancı bir partinin iktidar olması normalleşmeyi helal mi kılıyor?!

Filistinli gazeteci Abdulbari Atvan yönetimindeki Rey el-Youm gazetesine açıklamada bulunan “üst düzey bir kaynak” İsmail Heniye’nin Fas ziyaretinden en karlı çıkan tarafın İsrail rejimiyle normalleşmeye can atan Kral 6. Muhammed ile normalleşme sürecini durdurmak için hiçbir adım atmayan iktidardaki İhvancı Adalet ve Kalkınma Partisi olduğunu söylüyor.

Rey el-Youm’un haberine göre Fas’ta iktidardaki İhvancı Adalet ve Kalkınma Partisi’nin Başkanı Saadettin el-Osmani, İsmail Heniye’yi karşıladıktan sonra yaptığı basın açıklamasında “Fas’ın krallığı, hükümeti ve halkıyla Filistinlilerin haklarına ve Filistinlileri savunmaya bağlı olduklarını” söyledi.

Elbette İhvan’ın Filistin kolu olan Hamas’ın lideri İsmail Heniye, Fas’ta iktidarda olan İhvancı Adalet ve Kalkınma Partisi Lideri Saadeddin el-Osmani’ye “Fas krallığı, hükümeti ve halkı ırkçı İsrail rejimiyle ilişkilerini normalleştirerek mi Filistinlilerin haklarına bağlılık gösteriyor ve Filistinlileri savunuyor?” diye sormadı.

Arap basını İsmail Heniye’nin Fas ziyaretinin Fas Kralı 6. Muhammed’e ve iktidardaki İhvancı Adalet ve Kalkınma Partisi’ne öfkeli olan Fas halkını yatıştırdığını belirtiyor.

Fas Kralı 6. Muhammed, ırkçı İsrail rejiminin yeni başbakanı Naftali Bennett’e tebrik mesajını üç gün erteleyerek tam da İsmail Heniye’nin Fas ziyaretinin olduğu güne denk getiriyor.

İsmail Heniye ne bunu sorun ediyor ne de İhvancı Fas hükümetinin yetkililerine “iktidarda sizin olmanızla olmamanızın farkı ne?” diye soruyor.

Zira muhtemelen Heniye de Kral 6. Muhammed’e ve İhvancı Fas hükümetine imaj parlatmak için kullanıldığını biliyor. Fas’taki İhvancı hükümetin imajının parlatılmasını Filistin direnişinin değerlerinden daha öncelikli gördüğü için bu tiyatroda figüran olmayı kabul ediyor.

Yani İhvancıların direniş tiyatrosu 2012’de Mısır’dan sonra bu kez de Fas’ta sahnelenmiş oluyor. 2012’de Mısır’da iktidar olan İhvancı Muhammed Mursi hükümetinin ilk dış politika icraatı Camp David anlaşmasına bağlılık bildirmek olmuştu.

Mısır’daki bir yıllık İhvan iktidarı döneminde Gazze ablukası tarihinde hiç olmadığı kadar ağırlaşmıştı. Çünkü Mısır ordusu Gazze’nin hayat kaynağı olan tünellere savaş açmış, hiçbir dönemde olmadığı kadar tünel imha etmiş ve iktidardaki İhvancı Muhammed Mursi de tıpkı şimdi Fas’ta iktidar olan İhvancı Adalet ve Kalkınma Partisi gibi olup biteni sadece seyretmişti.

O dönemde Hamas, Gazze’yi açlığa mahkum eden İhvancı Mısır hükümetine tek laf etmiyordu; çünkü Hamas liderleri ellerinde ÖSO bayrakları sallıyor ve “Kudüs’e giden yol, Şam’dan geçer” sloganıyla kendisine silah veren tek Arap ülkesi olan Suriye’yi yıkmaya çalışıyordu.

İhvancılar, bulundukları her ülkede iktidarı önceliyor ve kendilerini iktidara taşıyacak her yolu da mubah görüyor.

Suriye İhvanı’nın 2005’te yurt dışına kaçan eski Suriye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Abdulhalim Haddam’la ittifak kurması, Mısır İhvanı’nın 2011’de halk sokaklardayken Hüsnü Mübarek’in İstihbarat Şefi Ömer Süleyman’la iktidar müzakereleri yapması ve bir yıllık iktidarındaki icraatları ve Yemen İhvanı’nın İhvan’ı terör örgütü ilan eden Suudilerin paralı askeri olmayı kabul etmesi sadece birkaç küçük örnek.

Direniş Ekseni’nin bir parçası olarak kabul edilmesine rağmen Hamas da her zaman güçten ve iktidardan yana olan İhvancı davranışı konusunda bir istisna değil.

Hamas, 2012’de Suriye’de Amerika ve İsrail’in safını, 2015’te Yemen’de ise Suudi safını tercih ederken yahut şimdi Fas’ı ziyaret ederken muhtemelen bu tavrının Filistin’de temsilcisi olduğu direniş seçeneğinin yararına olmadığını biliyordu.

Peki Hamas, kendini kullandıklarını bilmesine rağmen neden örneğin Suudi Arabistan’a, Katar’a, hatta Emirliklere karşı davranışlarında gösterdiği özeni İran’a veya Suriye’ye gösterme gereği duymuyor?

Bu sorunun cevabı tam da “kullanma” kelimesinde saklı. Daha önce Halid Meşal’in, şimdi de İsmail Heniye ve Yahya Sinvar’ın defalarca vurguladığı “İran ve Direniş Ekseni yardımları karşılığında bizden bir şey istemiyor, bize bir şart koşmuyor” cümlesi yukarıdaki sorunun cevabını oluşturuyor.

Hamas’ın siyasi liderliği 2012’de Katar, Amerika, İsrail, Suudi Arabistan ve tekfircilerle aynı safta durup askeri kanadına silah veren tek Arap ülkesini tahrip ederken Direniş Ekseni’nin tepkisi sadece siyasi büroya randevu vermemekle sınırlı kaldı.     

Hem Hamas liderlerinin hem de Direniş Ekseni yetkililerinin açıkladığı üzere Hamas’ın Suriye tavrı bile İzzeddin el-Kassam Tugayları ile olan ilişkileri etkilemedi; Direniş Ekseni’nin silah, ekipman ve eğitim desteği hep devam etti.

Hamas liderliği işte bu yüzden Suudi Eksenine gösterdiği özeni Direniş Ekseni’ne gösterme gereği duymuyor.(Alptekin Dursunoğlu:YDH)