Röportaj/Söyleşi Bilal Ay: 2 milyon bağımlı var, şifreli siparişle eve uyuşturucu servisi yapılıyor



ID:76725
Yayınlanma:
26 Haz 21

26 Haziran Uyuşturucuyla Mücadele Günü'nde, Temiz Toplum Derneği Genel Başkanı Bilal Ay'la Türkiye’deki uyuşturucu bağımlılığını konuştuk.

İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyükşehirlerde yoğunlaşan uyuşturucu madde bağımlılığı nüfusu az olan il ve ilçelerde de artıyor. Uzmanlar bunun altında birçok neden olduğunu sıralarken tedavi için hastanelerin yetersiz kaldığını ve uyuşturucu kullanım yaşının da giderek düştüğünü belirtiyor. 26 Haziran Uluslararası Uyuşturucu Kullanımı ve Kaçakçılığıyla Mücadele Günü'nde, ülkemizin madde bağımlılığı konusunda geldiği noktayı Temiz Toplum Derneği Genel Başkanı Bilal Ay'la konuştuk.

'UYUŞTURUCU TEHDİDİ GİDEREK ARTIYOR'

Dernek olarak uzun yıllardır uyuşturucuyla mücadele ediyorsunuz, tedavi olmak isteyenlere destek sunuyorsunuz. Son 5 yıla baktığınız zaman ülkemizde madde bağımlılığı konusunda hangi noktadayız?

Çok iyi bir noktada olduğumuzu söylemek zor maalesef. Gönül ister ki bu konuda sevindirici gelişmeleri aktarabilelim. Bir süre sonrasında da bize ve bizim gibi bu mücadeleyi ortaya koyan kurum ve kuruluşlara ihtiyaç kalmasın ancak maalesef tablo bu şekilde değil. Her geçen gün ağırlaşan bir durumla karşı karşıyayız. Son dönemde resmi rakamlara baktığımızda uyuşturucudan ölümlerde bir iyileşme görüyoruz. Fakat başka veriler bize aynı olumlu şeyleri söylemiyor maalesef. Türkiye’de uyuşturucu tehdidi giderek artıyor. Sadece büyükşehirlerde değil artık Anadolu’da da, köylerde de bu soruna rastlanıyor. Şırnak’ın Cizre ilçesini birlikte konuşmuştuk. Yine Yalova’da bir köyde uyuşturucu satıcısı olduğunu da saha çalışmalarımızda duyduk. Yani sorun her yeri ve herkesi kapsayacak şekilde büyümeye devam ediyor. 2019 yılında 270 bin kişi ayakta tedavi görmüş. Bu rakama 2017-2019 arasında 60 bine yakın kişi eklenmiş. 2017'de 170 bin olan uyuşturucu şüphelisi sayısı 2019 yılında 220 bin. 2017'de 1 milyara yaklaşan harcama 2019'da 1,5 milyar oldu neredeyse.

'ÜZÜCÜ BİR TABLO İLE KARŞI KARŞIYAYIZ'

Özellikle gençlerde uyuşturucu kullanımı her yıl artarak devam ediyor. Bu tabloda bir değişiklik var mı?

Uyuşturucuya başlama yaş ortalaması 19 buçuk. Ana veri bu şekilde. Ancak bu daha düşük yaşlarda başlayanlar olduğunu gerçeğini maalesef değiştirmiyor. Zaten 19 buçuk yaşın üstünde kişilerin de uyuşturucuya başladığı gerçeğinden hareketle daha düşük yaşlarda da uyuşturucu kullananların olduğunu söylemek için derin bir analiz yapmaya gerek yok. Maddeye ilk başlama yaşı 14 ve daha düşük yaşlar, NARKOLOG araştırması verilerine göre, tüm bağımlıların yaklaşık yüzde 10'u iken, bu oran TÜİK verilerinde yüzde 23 olarak gösteriliyor. Derneğimizin saha çalışmalarında çok düşük yaşlara da şahit olduk. Öte yandan 8 yaşa kadar haberlere yansıyan örnekler de oldu. Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü'nün 2020 yılına ait rakamlarına göre, yatarak tedavi görenlerin yüzde 11,5'u 15 yaş altı, yüzde 37,4'ü ise 15-19 yaş arasında yer alıyor. Ortalama olarak bakıldığında ise bu yaş 21 oluyor. Tablonun bütünü bu şekilde. Hangi parçasını alırsak alalım üzücü bir tablo ile karşı karşıyayız.

'2 MİLYON İNSAN MADDE BAĞIMLISI'

Türkiye'de kaç kişinin madde bağımlısı olduğu yönünde bir veri var mı? Bu istatistikleri nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye’de şu kadar bağımlı var diye resmi bir rakam ortaya konmuş değil. Ancak çeşitli araştırmalar da var. Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı’nın 2018 yılında yayınlanan “Genel Nüfusta Tütün, Alkol ve Madde Kullanımına Yönelik Tutum ve Davranış” başlıklı araştırmasına göre, Türkiye nüfusunun yüzde 3,1’i hayatında en az 1 kere uyuşturucu kullanmış. Bunu nüfusa genellediğimizde 2,5 milyon civarında bir rakamla karşılaşıyoruz. Biz Temiz Toplum Derneği olarak gerek resmi veriler gerekse saha çalışmalarımızdan sonra ortaya koyduğumuz öngörü şu ki Türkiye’deki bağımlı sayısı 2 milyona yakın. Ancak dediğim gibi resmi bir açıklama yok. Bunu keskin çizgilerle belirlemek de zor.

'YOKSUL KESİMLERDE DAHA FAZLA'

Bölgelere göre madde bağımlılığı arasında farklılıklar var. İstanbul bu oranda en yüksek il. İstanbul'u hangi şehirler takip ediyor? Bölgeler arasındaki uyuşturucu kullanımında en büyük etken olarak neyi görüyorsunuz?

Şehirden ziyade bölge olarak ifade etmek gerekirse Marmara Bölgesi’nde tüm bağımlıların 3’te 1'i, İç Anadolu Bölgesi’nde ise 5’te 1’inin olduğu ifade ediliyor. Karadeniz Bölgesi ise yüzde 4 ile en az kullanım olan bölge. Yoksul kesimlerde risk bir miktar daha fazla ama bu kimseyi rahatlatmamalı. Herkes ve her kesim tehdit altında. Saha çalışmalarımızdan gözlemlediğimiz Esenyurt, Küçükçekmece, Beşiktaş, Kadıköy, Gaziosmanpaşa, Bağcılar, Bahçelievler, Pendik, Tuzla, Şişli, Beyoğlu gibi ilçelerde risk bir miktar daha fazla. İşin özünde, bu bir zehir ve 83 milyonun tamamını tehdit ediyor.

'SON DÖNEMDE CİDDİ BİR BAŞARI VAR AMA...'

Uyuşturucuyla mücadelede hükümetin attığı adımları yeterli buluyor musunuz?

Uyuşturucu ile mücadelede bir adımın yeterli olabilmesi için, uyuşturucu sorunun bitmesi, evlere ateş düşmemesi gerekiyor. Bu bağlamda, listenin 1'nci sırasına kendimizi yazarak başarılı olduğumuzu söyleyemiyorum maalesef. Uyuşturucu ile mücadeleden sadece İçişleri Bakanlığı’nın yaptığı çalışmaları anlayacak isek, kabul edelim ki son dönemde ciddi bir başarı var. Rakamlar da bunu ortaya koyuyor. Ancak uyuşturucu ile böyle mücadele edilmez. Daha doğrusu, uyuşturucu ile mücadelenin sadece bir yönüdür narkotik mücadele. Siz, uyuşturucuları ve satıcılarını yakalamak zorundasınız. Buna itiraz edemeyiz ancak iş burayla sınırlı kalırsa, sonuç almak mümkün değil.
Bu işin içinde, Sağlık Bakanlığı daha ciddi bir şekilde olmalı. Çünkü ne tedavi merkezlerimizin kapasiteleri yeterli ne de tedavide başarılıyız.

'BULAŞICI BİR HASTALIK GİBİ YAYILIYOR'

Peki çözüm önerileriniz nedir?

Bu işin içinde, Gençlik ve Spor Bakanlığı daha ciddi bir şekilde olmalı çünkü spor yapan gençlerin bu batağa düşme riski çok daha az. Bu işin içinde, Kültür ve Turizm Bakanlığı daha ciddi bir şekilde olmalı, çünkü sanata yönelen gençlerin bu tuzaklara düşme riski çok az. Bu işin içinde, Diyanet İşleri Başkanlığı daha ciddi bir şekilde olmalı, çünkü manevi olarak kendisini geliştirmiş kişiler bu tehlikeden çok az etkilenir. Bu işin içinde, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı daha ciddi bir şekilde olmalı ki, evladı bağımlı olmuş ailelere yol gösterilebilsin. Bu işin içinde yerel yönetimler olmalı çünkü gençleri sanata, spora yönlendirecek alternatifler koyabilsinler. Gerekirse sosyal yardım yapar gibi bu bataklığa düşmüş gençlerin tedavi masraflarına destek olacak adımlar atabilsinler. Yani, arzı bitirmeye çalıştığımız kadar talebi de ortadan kaldıracak çalışmalar ortaya konmalı. Okul önünde bulamazsa internette buluyor. Pandemi sürecinde pazarın dijitalleştiğine şahit olduk. Şifreli siparişlerle uyuşturucuların artık evlere servis edildiğini duyduk. Talep var oldukça arz yolunu buluyor. Biz bir bağımlıyı tedavi edemediğimizde, bağımlılık adeta bulaşıcı bir hastalık gibi yayılıyor. Biz gençlerimize alternatifler sunamadıkça, uyuşturucu tacirlerinin iştahı kabarıyor. Öte yandan, devlet elbette ki en büyük güç. Ancak her şeyi de devletten beklemek doğru değil. Bu bir mücadele ve herkesin elini taşın altına koyması gerekiyor.

11 ÖNERİ...

Ailelere madde bağımlılığı konusunda hangi önerilerde bulunuyorsunuz?

1. Çocuğunuzu uyuşturucudan korumak için ona sarılın. Sevildiğini hissettirin. Ona ilgi gösterin. “Benim çocuğum yapmaz” yanlışına asla düşmeyin.

2. Dikkatli olmayan aileler, çocuklarının bağımlı olduklarını 1,5-2 sene sonra öğreniyor. Çocuğunuzun çevresinde radikal değişiklikler var mı? Gözleri kanlanmış mı? Üzerinde kötü bir koku var mı? Onu sıkmadan kontrol edin.

3. Eğer çocuğunuz bağımlı ise ona kızmayın, onu dışlamayın. Tedavi için onu yüreklendirin. Siz de bu mücadeleden asla vazgeçmeyin.

4. Çocuklarınızı uyuşturucu maddelerden korumak için aile-okul iletişimine azami özen gösterin.

5. Her bağımlılık birbirini tetikliyor. Bağımlı bir beyin, diğer bağımlılıklara daha kolay uyum sağlıyor. Çocuklarınızı her türlü bağımlılıktan koruyun.

6. Kötü rol modeller, kolay para kazanma hırsı, uyuşturucu madde konusunda yeterli bilincin oluşmaması tuzağı büyüten en büyük etkenler. Çocuklarınızı bunlardan koruyun.

7. Herkesin çocuğunu kendi çocuğunuz gibi bilin. Unutmayın bu illet, korona virüsünden bile daha bulaşıcı.

8. Çocuklarınızı kötü alışkanlıklardan korumak için onların hobilerini destekleyin. Sportif faaliyetlere yönlendirin.

9. Uyuşturucu bağımlısı olan bir bireyin artık hasta birisi olduğunu kabul edin. Ona kızmak yerine sorunu çözmek adına ona destek verin.

10. Bağımlılık tedavisi olan çocuğunuzu, eski çevresinden uzaklaştırın. Taşının. Çocuğunuzun sosyal medya hesaplarını kapatın. Telefon numarasını değiştirin.

11. Uyuşturucu ile mücadelenin her safhasında Temiz Toplum Derneği’nin yanınızda olduğunu bilin. Bizimle iletişime geçmekten asla çekinmeyin.(DuvaR)