Politika Dışişleri Bakanlığı'ndan o karara tepki: Din özgürlüğünü alenen ihlal etmektedir



ID:77521
Yayınlanma:
18 Tem 21

Dışişleri Bakanlığı'ndan Avrupa Birliği Adalet Divanı'nın, Almanya'daki iki ayrı işletmenin çalışanlarına uyguladığı başörtüsü kısıtlamasına onay vermesine kınama geldi. Bakanlık, yaptığı yazılı açıklamada ''Bu karar, din özgürlüğünü alenen ihlal etmektedir. Hukuken ve vicdanen yanlış, körükleyeceği İslam düşmanlığı bakımından tehlikeli söz konusu kararı kınıyoruz'' ifadelerini kullandı.

Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Avrupa Birliği Adalet Divanı'nın 'işyerlerinde başörtüsü kullanımına' dair verdiği karar kınanarak, "Karar, İslam karşıtlığının ve Müslümanlara yönelik tahammülsüzlüğün Avrupa'da kurumsal ve hukuki bir kimliğe kavuşturulma çabalarının yeni bir örneğini oluşturmaktadır" denildi.

 

"DİN ÖZGÜRLÜĞÜNÜ ALENEN İHLAL ETMEKTEDİR"

Bakanlıktan yapılan açıklamada, "Avrupa Birliği Adalet Divanı'nın, Almanya'daki iki ayrı işletmenin çalışanlarına uyguladığı başörtüsü kısıtlaması hakkındaki son kararı din özgürlüğünü alenen ihlal etmektedir. Karar, İslam karşıtlığının ve Müslümanlara yönelik tahammülsüzlüğün Avrupa'da kurumsal ve hukuki bir kimliğe kavuşturulma çabalarının yeni bir örneğini oluşturmaktadır" ifadeleri yer aldı.

Açıklama şöyle devam etti:

"Müslümanların hoşgörüsüzlük, nefret söylemi ve hatta şiddete maruz kaldıkları, yaygın şekilde damgalandıkları ve sosyo-ekonomik alanlarda dışlandıkları, özellikle Müslüman kadınların bu durumdan daha da olumsuz etkilendikleri bir vakıadır. İnkarı mümkün olmayan ve geçmişteki acı tecrübelerden ders alınmadığını gösteren bu tehlikeli eğilim Irkçılık ve Hoşgörüsüzlüğe Karşı Avrupa Komisyonunun (ECRI) ve BM Din ve İnanç Özgürlüğü Raportörü'nün raporlarında da vurgulanmaktadır.

Hal böyleyken, Avrupa'yı rehin alan İslam düşmanlığının, ırkçılığın ve nefret zehrinin giderek yükseldiği bir dönemde, ABAD kararı, din özgürlüğünü yok saydığı gibi, ayrımcılığa da zemin ve hukuki kılıf kazandıracak bir nitelik taşımaktadır. Hukuken ve vicdanen yanlış, körükleyeceği İslam düşmanlığı bakımından tehlikeli söz konusu kararı kınıyoruz."