Avrupa Avrupa'daki sel felaketinde can kayıpları önlenebilir miydi, erken uyarı yapıldı mı?



ID:77564
Yayınlanma:
19 Tem 21

Avrupa'nın batısını vuran sel felaketi nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı artarken, Almanya ve Belçika'da, resmi yetkilileri hedef alan ihmal tartışmaları da başladı.

Bilim insanları, özellikle Almanya'da federal hükümetin, halka zamanında gereken uyarıları yapması durumunda, can kayıplarının önemli ölçüde önlenebileceğini savunuyor.

Geçen hafta Çarşamba gününden itibaren Almanya, Hollanda, Lüksemburg ve Belçika'da etkili olan sağanak yağış ve seller nedeniyle hayatını kaydedenlerin sayısı 196'ya yüksledi.

Almanya'da, 117'si Rheinland-Pfalz eyaletindeki Ahrweiler bölgesinde, 45'i Kuzey Ren-Vestfalya'da ve biri de Berchtesgadener Land bölgesinde olmak üzere, toplam 163 kişinin öldüğü belirlendi.

Koblenz polisine göre, ülkenin batısındaki Rheinland-Pfalz eyaletinde 749 kişi yaralandı. Alman polisi, kayıp olduğu belirtilen 700 kişiye cep telefonları aracılığıyla ulaşıldığını bildirdi. Ancak hala kaç kişinin kayıp olduğu bilinmiyor.

Belçika'da da, şu ana kadar 31 kişinin öldüğü belirlendi. Kayıp olan 163 kişinin aranmasına devam ediliyor.

Felaket bölgesinde arama kurtarma ve temizlik çalışmaları devam ederken, yaşanan olaylarda siyasi otoritenin rolü de tartışılmaya başlandı. Almanya hükümeti, sel felaketinden 4 gün önce bilim insanlarının uyarmasına rağmen, yeterince önlem almamakla suçlanıyor.

'4 gün önce uyarıldı'

Almanya medyasına göre. Avrupa Sel Uyarı Sistemi (EFAS), şiddetli sağanak yağış ve seller konusunda, felaketten 4 gün önce hem Almanya hem de Belçika makamlarını uyardı.

EFAS'ın uyarısında, Ren ve Maas nehirlerindeki taşkın riskine işaret edilerek, selden hangi bölgelerin etkileneceği büyük ölçüde tahmin edildi.

Avrupa Sel Uyarı Sistemi'nin geliştiricilerinden biri olan İngiltere'deki Reading Üniversitesi'nden hidroloji profesörü Hannah Cloke, felaketle ilgili olarak Almanya makamlarını suçlayarak, bunun "büyük bit sistem hatasından kaynaklandığını" söyledi.

Cloke, Sunday Times gazetesine yaptığı açıklamada, uyarı sisteminin, felaketten birkaç gün önce Rheinland üzerinde şiddetli yağmurun ilk belirtilerini saptadığını söyledi.

Cloke'ye göre, Alman yetkililer, Rheinland-Pfaz'ın özellikle Erft ve Ahr boyunca uzanan bölgeleri ile Hagen ve Altena kasabalarının aşırı şiddetli yağmurdan etkileneceği yönünde uyarıldılar.

Alman makamlarının, bu uyarı doğrultusunda bölgedeki insanları bilgilendirmesi gerektiğini vurgulayan Hannah Cloke, "İnsanlar uyarılmalı ve uyarıları anlayıp ciddiye almaları sağlanmalıydı. İnsanlar sel karşısında ne yapacaklarını bilemezse, bilgisayar sistemlerinin hiçbir faydası olmaz" dedi.

'Uyarılar ciddiye alınmadı'

Kuzey Ren-Vestfalya Eyaleti İçişleri Bakanlığı, sel riskine ilişkin resmi uyarıların geçen hafta Pazartesi sabahı yapıldığını doğruladı. Bakanlığa göre, uyarı tüm ilçe, kasaba ve köy yönetimlerine iletildi.

Ancak resmi hava durumu uyarılarına dayanarak yapılacak somut hazırlıklar, yerleşim yerlerinin kendi takdirine bırakıldı.

Almanya'da muhalefet partileri, Federal İçişleri Bakanı Horst Seehofer'i suçluyor. Hür Demokrat Parti'ye(FDP) göre, içişleri bakanlığı, sivillerin korunması konusunda ciddi şekilde başarısız oldu.

FDP Parlamento Grup Başkan Yardımcısı Michael Theurer, "Uzmanlardan zamanında yapılan uyarılar, yetkililer veya kamu yayıncıları tarafından vatandaşlara yeterince iletilmedi. Durum, İçişleri Bakanı Seehofer'in doğrudan kişisel sorumluluk taşıdığı önemli bir sistem başarısızlığını gösteriyor" dedi.

Sol Parti lideri Susanne Hennig-Wellsow da, hükümetin uyarıları ciddiye almadığını veya gerektiği şekilde sorumlu yetkililere iletemediğini savundu. Her iki seçeneğin de affedilemez ciddi birer siyasi hata olduğunu vurgulayan Sol Parti lideri, İçişleri Bakanı Seehofer'in derhal istifa etmesini istedi.

Federal hükümete eleştiri

2016-2019 yılları arasında Alman İtfaiye Birliği'nin 2016 - 2019 yıları arasında başkanlığını yapan Hartmut Ziebs de, Bild gazetesine yazdığı yazıda, felaketle ilgili federal hükümeti suçladı. Ziebes, halkın ulusal afet kontrolüne yeterince dahil edilmediğini öne sürdü.

Federal Sivil Koruma ve Afet Yardım Dairesi Başkanı Armin Schuster ise, halkın yeterince uyarılmadığı yönündeki eleştirilere katılmıyor. yeterli uyarı sistemi olmadığı yönündeki eleştirileri reddediyor.

Çarşamba ve Cumartesi günleri arasında 150 uyarı mesajı gönderildiğini belirten Schuster, "Uyarı altyapısı bizim sorunumuz değil, yetkililerin ve halkın bu uyarılara ne kadar duyarlı olduğu önemli" dedi.

Belçika'da da, selin etkili olduğu bazı kasabalarda da, belediye başkanları, uyarılara rağmen zamanında gerekli önlemi almamakla suçlanıyor. Belediye başkanlarının, sel tehdidi altındaki yerleşim yerlerinde insanları zamanında tahliye etmekte geç kaldıkları öne sürülüyor.