Görüş ve Düşünce Yangına müdahalede TSK'nın imkanlarından yararlanılmaması sorgulanıyor…



ID:78151
Yayınlanma:
04 Ağu 21

CHP Milletvekili Bakan, Savunma Bakanı Akar'a ellerindeki kimi hava vasıtalarını yangında neden görevlendirmediklerini sordu. Kamuoyunda da dillendirilen, "TSK imkanlarından yeterince faydalanılmıyor" iddiasını emekli askerler yanıtladı.

Orman yangınları ülkenin farklı noktalarında etkisini sürerken kimi çevreler yangınların söndürülmesi çalışmalarında Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ve imkanlarından yeterli derecede faydalanılmadığını iddia ediyor.

CHP İzmir Milletvekili Murat Bakan bu kapsamda 2 Ağustos 2021'de Twitter hesabından Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar'a bazı sorular yöneltip, önerilerde bulundu.

Milletvekili Murat Bakan'ın paylaşımları şu şekildeydi:

- Birkaç soru da Hulusi Akar'a: Ormanlarımızı küle çeviren yangınlara; Beriev Be-200 uçakları; Ka-32, CH-47 Chinook, Mi-8 gibi değişik tiplerde 38 helikopter ve İHA'larla müdahale ediliyor. Peki Hava Kuvvetleri Komutanlığı'nın envanterindeki Chinook'lar, Skorsky'ler, Cougar'lar nerede?

- Bu helikopter modellerinin tamamı genel maksat için tasarlanmış ve her konuda görev yapabilecek kapasiteye sahip. Kaldı ki şu an yangın söndürmede kullanılan helikopterlerin bir kısmı aynı zamanda TSK'nın envanterinde de mevcut.

- Örneğin; kiralananlar içinde bulunan Chinook helikopterlerden TSK'da 11 adet var. Operasyon bölgesinde olmayan helikopterler geçici bir süre ile helikopterin altında bulunan kancaya bir bambi bucket takarak en azından bu zor günlerde yangın söndürme faaliyetinde kullanılabilir.

- Bugün, Grup Başkanvekilimiz @enginaltaychp  havada tek bir helikopter görmediğini söyledi. Demek ki mevcut helikopterler yetişemiyor. Yangınlar ülkemiz için ulusal güvenlik meselesi haline gelmiştir ve bu helikopterleri yangın bölgesinde değerlendirmek TSK'nın asli görevidir.

- Şüphesiz ki Aksaz üssünde görevli kahraman askerlerimizin yaptığı gibi Türk pilotları ve teknik personeli de her zaman olduğu gibi aynı özveri ve cesaretle görev yapacaktır!

- Şu an yangına müdahale eden helikopterler yakıt ikmalinde sorun yaşıyor. TSK envanterinde bulunan yakıt tankerlerini ikmal süresini azaltarak helikopterlerin daha hızlı yangına müdahale etmesine imkan vermek için kullanıma sokarak yangının söndürülmesine yardımcı olacak mısınız?

"Yangınlara TSK neden müdahale etmiyor?" sorusuna cevap verdi

Peki gerçekten de TSK'nın imkanlarından yangınları söndürmede faydalanılmıyor mu?

Emekli binbaşı ve stratejist Metin Gürcan, Twitter hesabından 2 Ağustos 2021 Pazartesi günü yaptığı  "Yangınlara TSK neden müdahale etmiyor?" diye başlayan paylaşımında nedenleri şöyle sıraladı:

- Birlik mevcutları çok azaldı. Özellikle operasyonel (işe yarar) birliklerin tamamı görevde

- Zorunlu asker mevcutları çok düştü

-.Bölgeye dışarıdan birlik kaydırma imkanı kısıtlı

- TSK'nın doğal afetle mücadele yetenekleri yok edildi.

"Aynı hatayı 1999'da Ecevit de yapmıştı"

Gerek kamuoyunda dillendirilen gerekse CHP Milletvekili Bakan tarafından gündeme getirilen "Yangında TSK'nın imkanlarından yeterli derecede faydalanılmıyor mu?" sorusunu başka emekli subaylara da yönelttik.

Emekli Tuğgeneral Osman Aydoğan'a göre bu sorunun cevabı "evet". "Peki o zaman neden faydalanılmıyor?" sorusuna Aydoğan, şu cevabı verdi:

Psikolojik. Hükümet, 'Bu işi de beceremediler, askerden yardım istiyorlar' demesinler diye askerden yardım istemiyor. Aynı hatayı merhum Bülent Ecevit de 1999 depreminde yapmıştı. Deprem sabahı erkenden Genelkurmay Başkanı, bölgede OHAL ilan edilmesi teklifini Başbakan Ecevit'e götürmüştü ama kabul görmemişti. Aynı zihniyetten dolayı. Halbuki ülkede bu tür konularda en donanımlı, en hazırlıklı ve en yetenekli tek kurum TSK'dır.

İkinci neden: Elde muharip birlik kalmadı

Aydoğan, TSK'dan yeterli derecede faydalanılmamasının ilk ve asıl nedeninin yukarıda belirttiği gerekçe olduğunu söyleyerek bunun yanında ikinci nedenle ilgili olarak da "Suriye, Afrin, Libya, Kuzey Irak ve iç güvenlik harekatları derken elde muharip birlik de kalmadı. Ecevit zamanında ne Suriye vardı ne de Libya. Buna rağmen Ecevit kabul etmemişti Genelkurmay'ın teklifini" iddiasında bulundu.

"Vatan pahasına siyaset olmaz"

Türk Hava Kurumu'nun da (THK) işlevsizleştirildiğini iddia ederek, bunu facia olarak niteleyen Aydoğan, "İsmet İnönü'nün bir sözü vardı: 'Vatan pahasına siyaset olmaz' diye. Burada ve 1999'da da yapılan vatan pahasına bir siyaset. Yarın savaş olsa da Genelkurmay Başkanı çıksa dese ki 'Kusura bakmayın, savaşacak uçağım, tankım, topum yok', bu ne demekse Orman Bakanı'nın 'Söndürme uçağımız yok' demesi aynı anlamda" diyerek sözlerini bitirdi.

"Askerden yeterli düzeyde faydalanılmadı"

Emekli Kurmay Jandarma Albay Aziz Ergen de yangınlar sürecinde askerden yeterli düzeyde faydalanılmadığını öne sürerek, "Yardım istense ve verilseydi çok sayıda Sikorsky helikopterini, birçok arama kurtarma birliğini sahada görürdük. Nerede bunlar? 1999 depreminden sonra Jandarma bünyesinde arama kurtarma birlikleri kurmuştuk. Yine Genelkurmay Özel Kuvvetler'e bağlı arama kurtarma taburları kuruldu. Nerede bunları görebiliyor muyuz şimdi?" diye konuştu.

"Kriz Koordinasyon Merkezi kurulması gerekiyor"

Askerden yeterince faydalanılmamasının bir nedenini de teşkilat yapısındaki değişime bağlayan Ergen, "Jandarma, İçişleri Bakanlığı'na bağlandı. Kara, Hava, Deniz kuvvetleri ise Genelkurmay Başkanı'na bağlı. Ancak Genelkurmay Başkanı da müşavir durumunda. O da Savunma Bakanı'na bağlı. Savunma Bakanı ise Cumhurbaşkanlığı'na bağlı. Kimin nereden emir alacağı belli değil. Böyle bir afet durumunda kriz koordinasyon merkezi kurulması gerekiyor. Burada bütün ilgili birimlerden temsilciler olmalı ve afet tek bir elden koordineli yönetilmeli. Şimdi böyle bir merkezi göremiyoruz" değerlendirmesinde bulundu.

"Askeri depremde dışarı çıkarıyorsun da yangında neden kullanmıyorsun?"

Sosyal medyada kimi kişilerin "İktidar, 15 Temmuz'dan sonra askeri birliklerin sokakta çok görünmesini istemediğinden afette devreye sokmuyor?" iddiasını Ergen, "Bu sokağa çıkmak değil ki olağanüstü bir durum. Yangın değil de deprem olsaydı ne olacaktı. 17 Ağustos depreminden sonra birçok insanı asker enkaz altından çıkardı. Yine deprem olsa askerden faydalanmayacak mısın? Askeri depremde dışarı çıkarıyorsun da yangında neden kullanmıyorsun" diyerek sözlerini tamamladı.

"Yangın bölgelerinde TSK’nın büyük birlikleri yok"

Emekli Hava Korgeneral Erdoğan Karakuş, hükümetin "Asker ön planda görünmesin"  gibi kaygı içinde olmadığını düşündüğünü kaydederek, tam tersine faydalanmak istediğini ancak TSK'nın çalışmalarda çok görünmemesinin nedeninin teşkilat ve organizasyon yapısının değişmesinden kaynaklandığını öne sürdü.

Karakuş, bunun gerekçesini de şöyle anlattı:

Eskiden afet, ayaklanma vb. gibi olaylara müdahale amacıyla kurulmuş EMASYA birlikleri vardı. Olası bir depremde veya afette hangi birliklerin, nasıl kullanılacağı beliydi. Sonradan yapılan protokol ile emniyette bu protokole bağlandı. Protokol dahilinde bütün yetki Genelkurmay’daydı. EMASYA planı yok artık, kaldırıldı. Artık AFAD gibi kuruluşlar afetlerde devreye giriyor. Ancak AFAD’ın büyük çapta bir afette her yere yetişmesi mümkün olmuyor. Ayrıca Jandarma ve Sahil Güvenlik, Genelkurmay’dan alınarak İçişleri’ne bağlandı. Yangın olan yerler jandarma ve polis bölgesi. Dolayısıyla oralarda artık TSK'nın büyük birlikleri de yok. Yangına müdahalelerde bir gecikme olmuşsa o nedenle olmuştur.

"İhtiyat amaçlı ayrılan askeri birlikler afetlerde kullanılmalı"

Karakuş, NATO'da mevcut askeri güçlerin yüzde 40’ının ihtiyat gücü olarak ayrıldığını kaydederek, şu öneride bulundu:

Romanya'nın 40 bin kişilik bir yedek gücü var. Bu güç itfaiyenin emrinde. Bir yangın olduğu zaman evlerinden yangına karşı dayanıklı kıyafetleriyle birlikte çıkıp müdahalede bulunuyorlar. Bu konuda eğitimliler. Benzer bir yapının bizde de kurulması lazım. Şimdi bir afet olunca Orman Bakanlığı mı yetkili, AFAD mi yoksa belediyeler mi diye karmaşa çıktı. En azından yetki karmaşası çıkmaz.(Independent)