Filistin “Mescid-i Aksâ’yı sinagoga dönüştürmek istiyorlar”



ID:80172
Yayınlanma:
10 Eki 21

Müslümanların ilk kıblesi olan Mescid-i Aksa’ya yönelik pervasız bir adım atan İsrail rejimi, Yahudilerin Mescid-i Aksa’da “sessizce” ibadet etmesinin kanuna aykırı olmadığı yönünde bir karar aldı.

Söz konusu mesnetsiz karara ilişkin olarak Mirasımız Derneği Genel Başkanı Muhammet Demirci, açıklamalarda bulundu. Kararın son derece yanlış ve tehlikeli olduğunu ancak buna şaşırmadıklarını belirten Muhammet Demirci; “Biz 2012 yılında ‘Mescid-i Aksâ’nın bölünmesine hayır’ diyerek bugün yaşananlar için uyarıda bulunmuştuk. Bu uyarımızı Anadolu’yu gerek karış karış gezerek yaptığımız çalışmalarla, gerekse dönem dönem yaptığımız basın açıklamalarıyla gündemde tutmaya çalıştık. Uzun yıllardır sabah namazının ardından Müslümanlar dışarı çıkarılıyor ve işgal askerleri himayesindeki fanatik Yahudi gruplar Mescid-i Aksâ’ya baskın düzenleyerek burada taşkınlıklar çıkarıyorlar, kendi dini ritüellerini sergilemeye çalışıyorlar. Kamuoyuyla paylaştığımız 2020 Kudüs Raporu’muzda da ifade ettiğimiz gibi, geçtiğimiz yıl 18 bin işgalci Yahudi Mescid-i Aksâ’ya bu şekilde baskın düzenledi. Baskın diyoruz çünkü Mescid-i Aksâ, statü olarak 1994’te yapılan Ürdün ve İsrail arasındaki barış antlaşması neticesinde Ürdün Vakıflar Bakanlığına bağlı İslami Vakıflar İdaresinin himayesindedir. Müslüman olmayanların girmesi özel izne tabidir.  Ancak İsrail, bilinçli bir şekilde hukuk ihlallerini sürdürmekte ve Aksâ’nın kutsiyetini çiğnemektedir” diye konuştu.

“MESCİD-İ AKSÂ’NIN FİİLEN İKİYE BÖLÜNMESİNİN 1. AŞAMASI”

Daha önce baskınlara karşı direnen Filistinli Müslümanlara, Kudüs’e veya Aksâ’ya giriş yasağı getirildiğini hatırlatan Demirci, bu karardan sonra Aksâ’ya yapılacak baskınlara karşı direnen Müslümanlar yasalara karşı gelmekle suçlanabileceğini, böylece Müslümanlara çok daha ağır cezalar verilebileceğini de hatırlattı. Demirci, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu kararla Mescid-i Aksâ’nın fiilen ikiye bölünmesinin birinci aşaması tamamlanmıştır. İkinci aşama ise, fanatik Yahudi grupların Mescid-i Aksâ baskınlarında ellerinde gezdirdikleri krokilerle gözümüze soktukları adım adım yaklaşan sondur. O son da, yerel mahkemenin ‘Yahudilerin Mescid-i Aksa’da ‘sessizce’ ibadet etmeleri’ kararına dayanarak, ‘Madem Müslümanların kapalı bir ibadet mekanları var, kanuni olarak ibadet etme hakkımız olan yerde bizim de kapalı bir ibadethanemiz olmalı’ şeklinde bir gerekçe ile, Mescid-i Aksâ’nın Burak Duvarı sınırından, Kubbet’üs Sahra Mescidi’ni de içerisine alan kısmını havraya dönüştürerek bir ibadet alanı oluşturmak istemektedirler.