Fikir ve Analiz Azerbaycan'da yeni siyonist komplo...



ID:80259
Yayınlanma:
12 Eki 21

Düşmanların, Tahran-Bakü ilişkilerinin bozulmasına yönelik plan ve programlarının uygulanmasının devamında Azerbaycan iktidarına yakın bazı yetkililer, İranofobiyi yayma ve Azerbaycan'daki dindar kesime baskı için uluslararası Siyonizmin yeni komplosunu dilegetirdi

Bu bağlamda bazı Azeri yetkililer, çocukça bahaneler öne sürerek, İran'ın konumunu zayıflatmak, gelişmiş askeri silahlardan yoksun olduğunu ileri sürmek gibi Siyonist yalanları dile getirirken, Azeri dindarlarını ve İran severleri baskı altına almaya çalışıyorlar.

Halbuki İran'ın Azerbaycan Cumhuriyeti'ndeki konumu ve etkisi zayıflamakla kalmayacak, son dönemdeki Siyonist çabalarla Kuzey Aras Müslüman halkı tarafından daha belirgin hale gelecektir. Mevcut durumda, Azerbaycan Cumhuriyeti halkı, yaklaşık otuz yıldır Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti'nin güvenliğinin sağlanması ve bu bölgenin ihtiyaçlarının karşılanması için önemli bir rol oynayan İran'ın neden Azerbaycan medyasının gündeminden çıkarıldığını merak etmektedir.

Nası olur da İran, kısa sürede Azerbaycan Cumhuriyeti hükümetinin ve Müslüman halkının bir numaralı dostu konumundayken düşmanı haline gelir. Bu propagandanın ancak yabancılara bağlı medya aracılığıyla mümkün olduğu ve kuşkusuz geçici olacağı açıktır. Aras'ın kuzeyindeki ve güneyindeki Müslüman milletlerin dostluk ve ilişkilerinin derinliği göz önüne alındığında, bu propagandanın kısa süreli olacağı ve uzun vadede Bakü'lü devlet adamlarını rezil etmekten başka bir sonuç doğurmayacağında şüphe yoktur.

Bu bağlamda, İlham Aliyev hükümetinin önde gelen üyelerinden ve Azerbaycan Cumhuriyeti Ulusal Meclisi Ekonomik ve Sanayi Komitesi üyesi olan Vahid Ahmedov, dindarların  İranseverlikleri dolayısı ile baskı altında tutulmaları gerektiğini vurguladı.  Azerbaycan Cumhurbaşkanı'nın resmi olmayan organı Yeni Müsavat'a konuşan Ahmedov, İlham Aliyev hükümetinin bundan böyle İran'a yönelik politikasını değiştirdiğini söyledi ve şu açıklamalarda bulundu:  "Bence kesin bir kararlılık olacaktır. İran'ın Azerbaycan'a yönelik savaş açma olasılığına gelince, savaş ihtimalinin olmadığı söylenmelidir.  İran bu yönde hareket etmiyor. Çok abartsalar da İran'ın pek gücü de yok. Azerbaycan Cumhuriyeti'nin müttefikleri yeterince güçlüler. Ama bazı belli başlı tehditler söz konusu olabilir."

Bu çocukça ifadeler, bu Azeri politikacının cehaletinin derinliğini gösteriyor. Azerbaycan Cumhuriyeti medyasının İran aleyhine yaptığı geniş çaplı propagandaya rağmen, Kuzey Aras Müslüman halkının İran'a olan sevgisi ve şefkatinin varlığı, yabancılara bağlı medyanın aldatıcı propagandalarının içi boş ve temelsiz olduğunu göstermektedir.

Azerbaycan Cumhuriyeti'ndeki yabancı bağlantılı yetkililer, İran'la savaşı provoke etmek  ve İran ordusu ve Devrim Muhafızları Ordusu güçlerinin İran topraklarında ortak bir tatbikatı Bakü'ye saldırı olarak tanıtmak konusunda  ısrar ediyorlar. Bu bağlamda, bu tür makamlar, Azerbaycan Cumhuriyeti'nin Müslüman halkına silah zoruyla İran'a karşı ifade almaya çalışmaktadırlar. 

 Azerbaycan Cumhuriyeti'nin bu cahil siyasetçileri, sevgi ve şefkatin kolay elde edilemeyeceğini bilmiyorlar ve İran karşıtı propagandaya rağmen hala İran'ı seven insanların Bakü hükümeti gibi bir gecede konum değiştirmeyeceğini bilmezler. Bu durumda bazı Azeri aydınları uyarıda bulunurken Bakü hükümetini yanlış yola devam etmesi konusunda uyarmaya çalışırlar.

Azeri siyasetçi İlgar İbrahimoğlu ise  İran İslam Cumhuriyeti ile Azerbaycan Cumhuriyeti arasındaki mevcut durumun Aras'ın kuzeyindeki din adamları ve inananları sindirmek, tehdit etmek ve bastırmak için kötüye kullanıldığını belirtiyor ve  Bakü yetkililerini bu uygulamaya son vermeye çağırıyor.

Bu açıklamalar ve bağımsız uzmanların tutumları, İlham Aliyev hükümetinin tutumlarının Azerbaycan Cumhuriyeti Müslüman halkının İran'a yönelik görüşlerinden uzak olduğunu göstermektedir. Aslında Azeri yetkililerin yabancılar tarafından dikte edilen tutumları hayata geçirmeye çalıştıkları görülmektedir.  Bakü yetkililerinin Siyonist rejimin ve bazı yabancı ülkelerin elinde oyuncak olması, bu ülkenin ulusal çıkarlarını garanti ve güvence altına alamamakla beraber, şüphesiz gelecekte Azerbaycan  hükümeti ve Müslüman halkının da zararına olacaktır.

Parstoday